
Kırklareli → İstanbul
Kırklareli'den İstanbul'a kuzey Trakya hattı; Istranca ormanlarından Karadeniz'in longoz cennetine, antik Bizya'dan Mimar Sinan'ın Lüleburgaz eserine uzanır ve Boğaz'ın ilk görünümüyle son bulur.
Kırklareli'den kuzeye çıkınca Trakya'nın sıradışı yüzü başlar: Istranca ormanları, Dupnisa Mağarası ve İğneada'nın buz çağından kalma Longoz ormanları seni bekliyor. Karadeniz kıyısında bir gece, ertesi gün Vize'nin 2000 yıllık surlarından ve Mimar Sinan'ın Lüleburgaz eserinden geçerek İstanbul'a varıyorsun. 220 km, 2 gün; Trakya'nın az bilinen kuzeyi böyle görünür.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Kırklareli → İstanbul Yolculuk Hazırlığı
Planlama
Araç ve Ekipman
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Kırklareli sabahı erken başlar; çarşı Trakya ekmeği ve peyniriyle açılıyor. Kısa kahvaltıdan sonra kuzeye dön; Istranca Dağları bu rotanın ilk bölümünü şekillendirecek: meşe ve kayın ormanları, dere sesleri ve Türkiye'nin diğer bölgelerinde nadiren görülen yabani yaşam. Hızır Bey Külliyesi'ni geçerken 1383 tarihli Osmanlı kompleksine bak; külliyenin arıstasındaki dükkânlar hâlâ açık.
- ›Yakıt dolu ve su ile çık; Demirköy ve İğneada arasında servis seyrek
- ›Kırklareli çarşısında Trakya peyniri ve bal al; güzergahın en iyi kahvaltısı
Kuzey yönüne çık; Demirköy tabelasını takip et.
Yol ormana giriyor; Istranca yamaçları, giderek yükselen orman örtüsü ve Demirköy'e inişte nehir vadisi
Demirköy'de yolun iki yanı orman; Istranca'nın kayın ve meşe gölgesi burada tam. Köyün biraz dışında, nehir kenarında, Osmanlı döneminde European mühendisler tarafından kurulmuş bir döküm fabrikasının kalıntıları var: Demirköy Dökümhanesi. 19. yüzyılda tersane için demir üretmek amacıyla bu ormanlara fabrika kuruldu; bugün duvarları sarmaşıkla kaplı harabe halinde, ama ağaçlar arasında görünür. Dupnisa Mağarası ise ilçenin birkaç km kuzeyinde; Trakya'nın halkın ziyaretine açık tek mağarası. 4 milyon yıl önce oluşmuş, içi serin ve çeşitli.
- ›Dupnisa Mağarası için kılavuz rehber gerekiyor; önceden rezervasyon önerilir
- ›Dökümhane kalıntıları nehir kenarında; köy sakinlerine sor, kolay bulunamıyor
- ›Demirköy'de küçük bir çay evi var; mola için yeterli
Demirköy'den doğuya, İğneada yoluna çık.
Orman açılır ve Karadeniz kıyısına doğru alçalır; İğneada girişinde gölcükler ve sazlıklar başlar

İğneada'ya girerken önce gölcükler başlar; sonra longoz. Longoz, Karadeniz'e yakın düşük kesimlerde yağışlı mevsimde su basan, yaz aylarında kısmen çekilen orman ekosistemi: ıhlamur, dişbudak, kızılağaç, meşe, hepsinin kökleri su içinde. Dünyanın bu türden longoz ormanlarının son kalıntılarından biri burada. Sonbahar başında orman alev alev turuncu-kırmızı geçerken longozun içinde küçük ahşap yürüyüş köprüleri var; vahşi kedi, su samuru ve kuğular bu habitatı paylaşıyor. Karadeniz sahilini de gör: İğneada'nın 22 km'lik kıyısı kum ve çakıl, rüzgar ve gemi sesleri.
İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı'na giriş için park kapısından bilet alınıyor. En iyi ziyaret saatleri sabah 07:00-09:00 arası (kuş hareketliliği yoğun) ve akşamüstü. Ormanın içindeki yürüyüş yolları tahta köprülüdür; rahat ayakkabı şart.
- ›Longoz ormanı yürüyüş parkuru yaklaşık 3-4 km; 90 dakika yetişir
- ›İğneada köyünde balık lokantaları var; öğle yemeği için mola güzel
- ›Longoz sonbaharda (Ekim-Kasım) renk geçişiyle muhteşem; yaz daha yeşil ama daha nemli
İğneada'da gece mi kal, yoksa gün sonunda Lüleburgaz'a mı ulaş?
2 günlük rotanın birinci geceyi nerede geçirdiğine göre İstanbul'a varış saati değişir. İğneada'da kalmak Longoz'un sabah sisini ve sahili görmeyi sağlar; Lüleburgaz şehir konforunu.
İğneada'dan güneybatıya, Vize yönüne çık.
Orman ve tarım arazileri; Vize'ye yaklaşırken kale surları ve minare silüetleri görünür

Vize'yi çoğu yolcu bilmez; harita üzerinde küçük bir nokta, ama Bizya adıyla milattan önce başlayan tarih içinde. Trak kabilesi Asti'nin başkentiydi; sonra Roma geldi, tiyatro kurdu; 2. yüzyıldan kalma tiyatro kalıntıları hâlâ dışarıdan görünüyor. Bizans döneminde önemli bir piskoposluk merkezi; Küçük Ayasofya (bugün Gazi Süleyman Paşa Camii) 1453'ten önce Hristiyan kilisesiydi. Kaleye çıkarsan Trakya ovasının her yönde uzandığını, İğneada ormanlarının ve Istranca'nın ufukta durduğunu görürsün. Küçük şehir, büyük hafıza.
Vize (antik Bizya), Trak kabilesi Asti'nin başkentiydi; ardından Makedon, Roma ve Bizans idaresine girdi. Roma döneminde 2. yüzyılda inşa edilen amfitiyatro kalıntıları şehirde görülebilir. Bizans döneminde önemli bir dini merkez olan Vize'deki Hagios Sophia Kilisesi (Küçük Ayasofya / Gazi Süleyman Paşa Camii), bugün cami olarak hizmet veriyor.
- ›Kale yürüyüşü kısa ve yorucu değil; panorama için değer
- ›Küçük Ayasofya aktif cami; içi girilebilir, saygı kuralları geçerli
- ›Vize'nin yerel pazarı yöre ürünleri için iyi; Cuma günleri kuruluyor
Vize'den güneybatıya, Lüleburgaz yönüne çık.
Trakya tahıl ve ayçiçeği tarlaları; Lüleburgaz'a yaklaşırken endüstriyel bölge ve sanayi tesisleri görünür

Lüleburgaz'a girince şehrin görünümü endüstriyel gelir; ilaç fabrikaları, cam sanayi, TIR parkı. Ama şehir merkezinde Mimar Sinan'ın Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi var; 1569-1574 yılları arasında inşa edildi, cami-medrese-hamam birlikte. Sinan aynı dönemde hem Edirne Selimiye'yi hem bu külliyeyi yürütüyordu; elinin her yere yetişmesi mimarlık tarihinin bir mucizesi. Köprüyü de gör; Sokollu Mehmet Paşa'nın hayratlarından, nehir üzerindeki taş kemer; 16. yüzyıldan bugüne ayakta.
- ›Külliye şehir merkezinde, yürüme mesafesinde park yapılabilir
- ›Lüleburgaz'da öğle yemeği için kalabalık ama seçenek çok; E80 kenarda lokantalar
- ›Sinan köprüsü nehir kenarında; külliyeden yürüyerek ulaşılır
Burada Önerdiklerimiz
E80/TEM üzerinden doğuya, İstanbul yönüne son 95 km.
TEM otoyolu; Çerkezköy ve Silivri üzerinden İstanbul yaklaşımı. Boğaz'dan önce şehir silueti uzaktan görünür

İstanbul'a Trakya tarafından girerken şehir yavaş yavaş büyür; önce sanayi bölgeleri, sonra banliyö, sonra köprüler. Avrupa'dan Asya'ya uzanan tek dünya kenti olduğunu ilk kez tam anlıyorsun sadece Trakya topraklarından gelince. Tarihi yarımada Boğaz'ın Marmara ağzında durur; Ayasofya'nın kubbesini denizden gören her kaptan bunu bilmiş, her fatih bunu hedeflemiştir. Sinan'ın Süleymaniye'si de burada; Lüleburgaz ve Edirne'de gördüklerinin ustası aynı şehirde bekliyor.
- ›Trakya'dan İstanbul girişi Silivri veya Bakırköy üzerinden; köprü ücretlerine dikkat
- ›Tarihi yarımadaya araçla girilmesi kısıtlı; Kapalıçarşı ve Sultanahmet çevresinde park zor
- ›Boğaz manzarası için Çamlıca Tepesi veya Galata Kulesi önerilir
Görülmeye Değer; bu durağın çevresinde
94Ayasofya
MS 537’de kilise olarak yapılan, bin yıl boyunca dünyanın en büyük kubbesini taşıyan yapı; bugün cami, mozaikleriyle Bizans’ın en görkemli kalıntısı.
80Kapalıçarşı
1461’den beri çalışan, altmışı aşkın sokağa yayılmış dört bine yakın dükkânıyla dünyanın en eski ve en büyük üstü kapalı çarşılarından biri.
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Kırklareli'den İğneada'ya: Istranca ormanları ve Karadeniz longoz cenneti
- 1Kırklareli Hızır Bey Külliyesi sabah geçişi
- 2Demirköy Istranca ormanı ve Osmanlı dökümhane kalıntıları
- 3İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı yürüyüşü (90 dk)
- 4İğneada Karadeniz sahili ve balık akşam yemeği
Kırklareli - İstanbul hakkında
merak edilenler
Sonbahar (Ekim-Kasım) renk geçişleri ve yağışlı dönem için en güzel zaman; ağaçlar kızıl-turuncu-sarı olur, zemin su tutarak longoz karakteri belirginleşir. İlkbahar (Mart-Nisan) da yoğun yeşil ve kuş göçü için güzel. Yaz daha sıcak ve nemli; sivrisinek yoğunluğu fazla.
Hızlı bir tur için 30-45 dakika yeterli: kale panoraması, Küçük Ayasofya ve Roma tiyatrosu kalıntıları. Daha meraklı araştırmacılar için 1-2 saat; bölgede antik çağ kalıntıları çoktur, bazıları tarlalarda ya da bahçe içinde.
Türkiye'nin yüzde doksan dördü Anadolu (Asya) tarafında; Trakya yüzde altısı. Bu rotayı yapınca İstanbul'a yalnızca Avrupa tarafındaki küçük parçadan giriyorsun. Şehri farklı bir perspektiften görüyorsun; Boğaz'ı Marmara'dan değil, Trakya ovasından karşılıyorsun. Aynı şehir, çok farklı hissettiriyor.
Demirköy'ün iki önemli çekicisi var: Istranca ormanlarının içindeki Osmanlı dönemine ait döküm fabrikası kalıntıları (Demirköy Dökümhanesi) ve Dupnisa Mağarası, Trakya'nın halkın ziyaretine açık tek mağarası. Dupnisa için rehber gerekiyor; Demirköy merkez köyünden organize edilir.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
İstanbul'a Trakya tarafından girmek, Boğaz'ı karşıdan değil arkadan görmek gibi. Longoz'un o loş sesi, Vize kalesinin sarhoş edici panoraması ve Lüleburgaz'da Sinan'ın bir kez daha çizimleri aklında kalır. İstanbul seni yutmadan önce bu rotanın çekingen güzelliğini hatıra bırak.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

İstanbul İle İlgili Özlü ve Güzel Sözler
Uzun araştırmalarımız sonrasında İstanbul ile ilgili söylenmiş en güzel İstanbul Özlü Sözlerine bu kısımda sizler için derledik. TatilRehberi.org adresimizde İstanbul ile ilgili en değerli bilgileri her zaman sizler için paylaştık ve zaman buldukça da paylaşıyoruz. Aşağıdaki kısımdan derlediğimiz sözlere ulaşabilirsiniz. Yeni sözler buldukça liste kendi kendine gelişecektir. İstanbul İle İlgili Özlü Sözler “Sana dün bir […]

İstanbul Anadolu Yakası Gezilecek 20 Yer
İlginç bir bilgiyle yazıya başlamak istiyorum. İstanbul Türkiye Cumhuriyeti‘nin ilk yıllarında 2 ayrı şehirdi. Avrupa Yakası‘nın adı İstanbul iken, Anadolu Yakası’nın adı ise Üsküdar’dı. Yani; Kadıköy ve diğer semtler Üsküdar‘a bağlıydı. Bizde bu konumuzda eski adı Üsküdar, şimdi ise İstanbul Anadolu Yakası’nda bulunan ve mutlaka görmeniz gereken yerlere değineceğiz. Üsküdar – Kız Kulesi Anadolu yakasında […]

Yaşlı Şehir İstanbul
İstanbul. Dünya’nın en büyük iki medeniyetinin başkenti Azeri yazarın dediği gibi dünya tek devlet olsa başkenti İstanbul olurdu. Sadece ismiyle bir roman, dünyada en fazla rengi içerisinde barındıran olabildiğince insancıl bir şehir. İstanbul’a daha iyi bir yaşam için gelen milyonlarca insan sayesinde Türkiye’nin en fazla göç alan şehri konumundadır. Bu göç alma nedenlerinin başında elbette […]
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


