Türkiye üzerine yazılmış gezi içeriğinin büyük kısmı birbirinin kopyası. Aynı on cümle, aynı yanlış bilgi, adı çoktan değişmiş mekân tavsiyeleri. Bir yere gitmeden yazılmış metinler, gidenin işine yaramıyor.
Biz bir turizm firmasıyız ve bu işi yirmi yıldır yapıyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey basit ama zahmetli: gerçekten gidilmiş yerleri, doğrulanmış bilgiyle, bir insanın sesiyle anlatmak. Bir yol rehberi yazarken durakların koordinatını, mesafesini ve o duraktaki yapının tarihini tek tek kontrol ediyoruz. Bir görseli koymadan önce gerçekten oraya ait mi diye bakıyoruz.
Ama bir firma, 81 ili ve binlerce yolu tek başına güncel tutamaz. Bir müzenin giriş saati değişir, bir yol kapanır, bir köyün adı anılmaz olur. Bunu ancak oraya gitmiş insanlar bilir. Yazar Cafe bu yüzden var: rehberi yazan ile rehberi kullanan arasındaki duvarı kaldırmak için.