
Rize → Ayder
Rize sahilinden Kaçkar eteklerindeki Ayder Yaylası'na uzanan 75 kilometrelik iki günlük bir Karadeniz rotası. Çay bahçelerinden başlayıp Pazar'ın antik Athenae sahilini, Ardeşen'den vadiye giren Fırtına deresini, Şenyuva'nın 1699 tarihli taş köprüsünü ve deniz seviyesinden 1.350 metre yükseklikteki Ayder'in termal sularını kapsıyor. Rotanın ortasında Zil Kale için kısa bir karar noktası seni bekliyor.
Ben Gül Dinç, kokartlı tur rehberi. Anadolu'yu anlatırken acele etmemeyi öğrendim. TatilRehberi.org için bu rotayı senin için kurguladım. Önümüzde 100 km ve iki günlük bir Karadeniz keşfi var; sahilde başlayıp Fırtına Vadisi'nin taş köprülerinden geçerek Ayder yaylalarına çıkacağız. Yol boyunca çay bahçelerini, Bizans dönemi sahil izlerini, Kaçkar eteklerinden inen buzul sularını göreceksin. Yükseklik farkı kayda değer: Rize sahilinden Ayder'in 1.350 metresine tırmanacağız. Sabah erken çıkalım, çünkü öğleden sonra sis vadiyi kapatabilir. Termosunu doldur, pencereyi indir; Karadeniz'in rutubetli havası bu rotanın karakteridir.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Rize → Ayder Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Rize'nin sahil şeridi seni Karadeniz'in en yeşil ilinin kalbine bırakıyor. Şehir, arkasındaki Kaçkar Dağları ile önündeki denizin arasına sıkışmış bir çay bahçesi gibi; nereye baksan çay hasadının izlerini görürsün. Rize adının 6. yüzyılda Bizans kayıtlarında Rhizaion olarak geçtiğini biliyor muydun? Çayın buraya düzenli olarak gelişi ise çok daha yeni: 1937'de Zihni Derin'in çalışmalarıyla getirilen fidanlar bugünkü çay endüstrisinin temelini attı ve Türkiye çay üretiminin yaklaşık üçte ikisi artık bu topraklardan çıkıyor. Ben her Rize'ye gelişimde önce sahildeki Atatürk Çay Bahçesi'ne oturuyorum; buradan Karadeniz'in gri-yeşil rengini seyredip bardağın ilk yudumunu almak, rotanın ritmine giriş yapmanın en iyi yolu. Şimdi kuzeye bakınca yüksekteki Rize Kalesi'nin surlarını göreceksin; 14. yüzyıla, Trabzon Rum İmparatorluğu dönemine tarihlenen taş surlar, tepeye tırmanıp şehri kuşbakışı görmek isteyenler için birebir. Rutubet burada senin arkadaşın; nem oranı yaz boyunca %70'in altına düşmez, bitki örtüsü de bu yüzden inanılmaz gür. Aracına dönmeden önce çay fabrikalarının bacalarını izle; bu şehrin ekonomisi kelimenin tam anlamıyla o bacalardan çıkan buhardan besleniyor.
Tavsiyem: Sahil yolundan Ayder'e çıkmadan önce mutlaka bir bardak çay iç ve termosuna bir bardaklık daha doldur. Rize'nin merkezinde çay yudumlamak, rotanın manevi başlangıcıdır; arabaya bindiğinde termostaki sıcak çayla Kaçkar'ın rutubetli havasına karşı hazırlıklı olursun. Bir de yağmurluğunu araca yakın yere koy; Karadeniz'de hava beş dakikada değişir, açık gökten yağmura geçişi ben defalarca yaşadım. Fotoğraf için sabah ışığı en iyisi; öğleden sonra sis inince deniz kaybolur.
Rize adının Yunanca 'rhiza' kökeninden geldiği görüşü yaygın olsa da kesin köken tartışmalıdır. Şehir, tarih boyunca Kolhis, Pontus Krallığı, Roma, Bizans ve Trabzon Rum İmparatorluğu'nun sınır bölgelerinde kaldı; 1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Trabzon fethiyle Osmanlı topraklarına katıldı. 1917-1918 yılları arasında Birinci Dünya Savaşı sırasında kısa süreli Rus işgali yaşadı.
- ›Kısa bir yürüyüşle Rize Kalesi'ne çıkabilirsin, manzara buna değer.
- ›Çay bardağı hafiftir; iki bardak içmeden hareket etme.
- ›Sahil yolunda park yeri bulmak sabah kolaydır, öğleden sonra zor.
Burada Önerdiklerimiz
Rize Kalesi
Trabzon Rum İmparatorluğu dönemine tarihlenen taş surlar; şehri kuşbakışı görmek için birebir.
Rize Müzesi
Yerel etnografya ve arkeoloji koleksiyonuyla bölgenin geçmişine giriş.
Çay Araştırma Enstitüsü Bahçesi
Çay bitkisinin sıralı yetiştirildiği araştırma alanı; ziyaretçi turları mevcut.
Rize Merkez Cami
Şehir meydanında konumlanan büyük merkez cami; iç mekan taş işçiliğiyle dikkat çeker.
Atatürk Çay Bahçesi
Sahilde konumlanan geniş çay bahçesi; rotanın manevi başlangıç noktası.
Şimdi doğuya, D010 sahil yoluna geçiyoruz. Rize'den Pazar'a kadar yaklaşık 30 kilometre yol var ve bu güzergah tamamen deniz kıyısını takip ediyor; sol pencerenden Karadeniz'in dalgalarını, sağdan ise dik yamaçlarda yeşil çay tarlalarını göreceksin. İyidere, Derepazarı ve Çayeli ilçeleri sırasıyla yolun kenarında görünecek; Çayeli özellikle çay üretimiyle bilinir, adını bile buradan alıyor. Yol iki şeritli sahil yolu; hız limiti çoğu yerde 90 km/s ve tüneller sık. Yolculuk yaklaşık 25 dakika sürecek. Tüneller içinde far açman gerektiğini unutma; radar kontrolleri bu güzergahta yoğundur.
Çayeli tabelasını gördükten sonra Pazar yaklaşık 15 dakika uzakta.
Pazar sahiline geldiğinde ilgi çekici bir kayalık göreceksin: Kız Kulesi. Denize doğru uzanan küçük bir adacığın üzerinde, 14. yüzyıldan bu yana ayakta duran, muhtemelen Cenevizliler tarafından ticaret gemilerinin gözetimi için inşa edilmiş bir yapı. Halk arasında adı 'Kız Kulesi' olsa da tarih kaynakları buranın bir gözetleme kulesi olduğunu söyler; içinde bir sarnıç ve tek girişi bulunur. Pazar'ın antik adı Athenae; evet, Yunan tanrıçası Athena ile aynı kökten, ve şehrin iki bin yıllık bir sahil yerleşimi olduğu Trabzon Vilayet Salnamelerinde geçer. Ben buraya her gelişimde arabayı sahile yakın park edip kayalıklara birkaç dakika bakıyorum; dalgalar kulenin dibine vururken çıkardığı ses, Karadeniz'in ritmini anlatan bir metronom gibi. Ada, kıyıdan yaklaşık 80 metre uzakta ve yaz aylarında dalgıçlar yüzerek yaklaşıyor, ama bunu kesinlikle önermiyorum: akıntı bölgede güçlüdür. Karşıdan izlemek yeterli. Pazar aynı zamanda Karadeniz sahilinde balıkçıların yoğunlaştığı bir noktadır; hamsi mevsimi kasımdan şubata kadardır ve karşılaşırsan tazeliğini gözünden anlarsın.
Tavsiyem: Kız Kulesi'ni sahilden fotoğrafla ama kayalıklara yürüyerek geçmeye çalışma. Taşlar kaygandır ve akıntı sanıldığı kadar yavaş değildir. Fotoğraf için ışık öğleden sonra daha iyi çünkü kule doğuya bakar; sabah kontrast düşer. Eğer molayı uzatacaksan sahil boyunca kısa bir yürüyüş yap; martı sesleri ve dalgaların yosunlu kayalara vuruşu Pazar'ın kendine has ses dokusudur.
Pazar ilçesinin adı 1928'e kadar Atina idi; Cumhuriyet döneminde Yunanistan'ın başkentiyle karışmasın diye Pazar olarak değiştirildi. Antik Athenae, Roma coğrafyacısı Arrianus'un MS 131 yılında yazdığı 'Periplus Ponti Euxini' adlı eserinde de bir liman olarak geçer. Bölge Bizans, Trabzon Rum İmparatorluğu ve 1461 sonrasında Osmanlı yönetiminde kaldı.
- ›Sahil yolunda araç park etmek için Pazar merkez marketinin arkasındaki alan müsait.
- ›Kayalıklar yaz sonunda yosunlanır, dokunmadan bak.
- ›Sahil rüzgarı sertlerse şapkanı elinle tut, kolayca uçar.
Burada Önerdiklerimiz
Kız Kulesi (Pazar)
Denize uzanan kayalık üzerindeki 14. yüzyıl gözetleme kulesi; Pazar sahilinin ikonik silueti.
Pazar Sahili
Antik Athenae liman alanının uzandığı geniş sahil; martı ve dalga sesleriyle mola verilecek yer.
Pazar Merkez Cami
Sahil hattına yakın konumdaki ilçe merkez camisi; sade taş cephesiyle dikkat çeker.
Cimil Vadisi Manzarası (Pazar iç kesim)
Pazar iç kesiminden başlayan Cimil Vadisi; ana rotadan kısa bir manzara bakışı için elverişli.
Pazar'dan Ardeşen'e 16 kilometrelik kısa bir yol var; hala D010 sahil yolundayız ve sürüş yaklaşık 15 dakika sürüyor. Ardeşen'e girince sağ tarafta Fırtına Vadisi'nin ağzı görünmeye başlayacak; Ardeşen bu vadinin denizle buluştuğu noktadadır. Yol boyunca çay tarlaları yerini kıvraklaşan derelere bırakacak; Kaçkarların ilk siluetleri artık sisin arasından yavaş yavaş belli olacak. Ardeşen'e girmeden önce Fırtına deresinin çamurlu kahverengi rengi Karadeniz'e karışırken karşıdan göreceksin.
Fırtına deresi ağzını solunda gördüğünde Ardeşen'e girmişsindir.

Ardeşen, Fırtına Vadisi'nin Karadeniz'e açıldığı noktadır ve buradan itibaren rotamız kuzey-güney doğrultusunda içeriye, dağlara dönüyor. İlçe adının 19. yüzyıl sonlarında bölgede yaşayan Rum yerleşimi Artaşen'den türetildiği söylenir; deresi ve dere ağzındaki verimli topraklar bölgeye ismini vermiş. Fırtına deresi burada Karadeniz'e döküldüğünde debisi saniyede 50-60 metreküpe kadar çıkabilir; ilkbahar kar erimesinde bu rakam misliyle artar ve derenin adı boşuna 'Fırtına' konmamıştır. Ben Ardeşen'e vardığımda her seferinde D010'dan güneye, yani içeriye dönmeden önce köprüden aşağı bir bakıyorum; suyun renginde Kaçkar buzullarının erimiş grisini görürsün. Buradan itibaren yol daralacak, virajlar sıklaşacak ve deniz artık geride kalacak. Ardeşen ilçe merkezi küçük ama işlek; benzin istasyonları burada sık, çünkü Ayder'e çıkmadan önce son sivil nokta bu. Rafting için Türkiye'nin en zorlu parkurlarından birine giriyoruz aslında; Fırtına deresi uluslararası zorluk skalasında III-IV arasıdır, temmuz-ağustos ayları en aktif dönemi. Bunu bilmen için söylüyorum; merak edersen Ardeşen'de rezervasyon yaptırıp iniş yapılabilir.
Tavsiyem: Ardeşen'de benzin göstergesini kontrol et. Ayder'e çıkan yolda benzin istasyonu neredeyse yok ve dönüşte de aynı güzergahı kullanacaksın. Aracının deposunu buradan doldurmak zaman kazandırır. Bir de burada mola verecek olan varsa çay-simit noktaları meydan çevresinde yoğunlaşmıştır; sahilden gelen sıcaktan sonra vadi girişinde hava birden serinleyecek, üzerine bir kat ekle.
Ardeşen adının Ermenice 'Artaşen' kelimesinden türetildiği görüşü yaygındır; 19. yüzyıl sonlarında bölgede Ermeni ve Rum toplulukları da yaşamıştır. Fırtına deresinin denizle buluştuğu bu bereketli delta, Osmanlı döneminde önce Trabzon Sancağı'na, sonra Rize Sancağı'na bağlıydı. 1923 nüfus mübadelesinden sonra yerli Laz-Hemşinli nüfus baskın oldu.
- ›Benzin deposunu doldur, Ayder yolunda istasyon nadir.
- ›Vadiye girmeden bir kat kıyafet ekle, sıcaklık düşecek.
- ›Fırtına deresinin ağız köprüsünden fotoğraf çek; suyun rengi Kaçkar'ın hikayesini anlatır.
Burada Önerdiklerimiz
Fırtına Deresi Ağzı
Kaçkar buzullarından beslenen derenin Karadeniz ile buluştuğu delta noktası.
Ardeşen Merkez Cami
İlçe meydanındaki büyük cami; sahil hattından bir sokak içeride konumlanır.
Tunca Şelalesi (Ardeşen iç kesim)
Ardeşen iç kesiminde küçük şelaleler kümesi; kısa yan gezi için uygundur.
Ardeşen İskelesi
Sahil hattında küçük iskele; derenin denizle buluştuğu noktayı yandan izleme fırsatı.
Ardeşen'den güneye, Fırtına Vadisi'nin içine giriyoruz. Çamlıhemşin'e kadar 14 kilometrelik yol dere kenarını takip ediyor ve sürüş yaklaşık 20 dakika sürüyor çünkü virajlar sıklaşıyor. Yol iki şeritli ama kısıtlı; büyük araç geliyorsa cebe çekmeye hazır ol. Sol tarafta Fırtına deresi sürekli seninle olacak, sağ tarafta ise dik kayalıklardan sarkan ormanlar, gürgen ve kızılağaç ağırlıklı. İki ilçe arasında birkaç küçük köy köprüsü göreceksin; bunlardan biri hariç hepsi modern beton, ama Şenyuva mevkisinde eski taş köprüler başlayacak; asıl gösteri orada.
Dere sesi camdan içeri gelmeye başladığında doğru yoldasın.
Çamlıhemşin, adını Hemşinlilerden alan bir ilçe; Ermeni kökenli olduğu tarihsel olarak kabul edilen bu topluluk, Bizans döneminde bölgeye yerleşmiş, sonrasında Müslümanlaşmış ve kendine özgü bir dil olan Hemşince ile kültürünü bugüne taşımıştır. Şenyuva mevkisindeki taş köprü, Osmanlı döneminde 1699 yılında inşa edilmiş; kemer açıklığı yaklaşık 15 metre, tek gözlü ve dere üzerine kavis çizerek uzanıyor. Ben her gelişimde köprünün ortasında durup aşağı bakıyorum; Fırtına deresi burada dar bir kanaldan geçtiği için su hızla akıyor ve derinliği bazı yerlerde 8 metreye ulaşıyor. Köprünün taşları arasındaki kireç harcı üç yüz yıl sonra bile sağlam; Osmanlı köprü mimarisinin Doğu Karadeniz'deki en güzel örneklerinden biri sayılır. Vadinin bu noktasında yamaçlar dikleşiyor ve aşağı bakınca su sesi yankılanıyor. Çamlıhemşin merkezine varmadan önce bu köprüyü mutlaka gör, çünkü Ayder'e çıkarken bir daha uğramayacaksın. Çevredeki ahşap evler serender denilen ambar yapıları içeriyor; dört sütun üzerinde havada duran bu ambarlar tahılı ve unu nemden korumak için tasarlanmış, bugün pek çoğu hâlâ bakımlı hâlde. Serender görürsen mutlaka çevresini dolaş, alt kısmındaki oymalara dikkat et.
Tavsiyem: Köprüde fotoğraf çekerken tripodunu ortaya kurma; yaya trafiği var ve yol dardır. Aracını köprünün 100 metre ilerisindeki cebe park et, yürüyerek gel. Bir de köprünün altına inen patikayı denemek istersen ıslak taşlara dikkat; yeşil yosun aldatıcıdır. Serender bakmaya vakit ayır; genelde birkaç köyde açık örnekler var, tırmanma çünkü ahşap dayanıksız olabilir.
Hemşinliler, tarihsel olarak Ermeni kökenli sayılan ama 15-18. yüzyıllar arasında Müslümanlaşan bir topluluktur; kendi lehçelerini (Hemşince, Homşetsna) bugün de bazı köylerde kullanırlar. Şenyuva köprüsü kaynaklara göre 1699 yılında inşa edilmiştir. Bölge Osmanlı arşivlerinde 16. yüzyıldan itibaren 'Hemşin Nahiyesi' olarak geçer.
- ›Köprünün üstünde tek yönlü yaya geçişi var, aracını ilerideki cebe park et.
- ›Zil Kale'ye yan gezi yaklaşık 45-60 dakika sürer, karar noktasında değerlendireceksin.
- ›Serender fotoğrafı çekerken evin sahibi görünürse selam ver, izin iste.
Burada Önerdiklerimiz
Şenyuva Taş Köprüsü
1699 yılında inşa edilmiş Osmanlı dönemi tek kemerli taş köprü; dere üzerine kavisli uzanır.
Zil Kale
Ana yolun 4 km batısında, vadiye tepeden bakan Ortaçağ kalesi; rotanın en fotojenik noktalarından biri.
Çamlıhemşin Meydan Cami
İlçe merkezindeki küçük cami; ahşap işçiliğiyle bölgesel karakter taşır.
Fırtına Vadisi Manzara Noktası
Vadinin dar kanalına ve taş köprüye bakan doğal terasa açık nokta.
Hemşin Serender Örnekleri
Dört sütun üzerinde duran geleneksel ahşap ambar mimarisi; köy içlerinde açık örnekler.
Ayder'e direkt mi çıkalım, yoksa Zil Kale'ye 4 km sapıp geri mi dönelim?
Çamlıhemşin'den Ayder'e ana yol devam ediyor. Zil Kale, ana yolun 4 kilometre batısında ve vadiye tepeden bakan bir Ortaçağ kalesi. Yan geziyi yaparsan ekstra yaklaşık 45-60 dakika kaybedersin ama Fırtına Vadisi'nin en fotojenik manzarası tepede seni bekliyor. Ana yola dönmek için aynı yolu geri kullanacaksın; Ayder'e ulaşım noktan değişmez.
Çamlıhemşin'den Ayder'e son 15 kilometrelik tırmanış başlıyor. Yol dere kenarını bırakıp yamaçtan yukarı kıvrılmaya başlayacak; virajlar sertleşiyor ve deniz seviyesinden 1.350 metreye çıkıyoruz. Yaklaşık 25 dakika sürecek bu son bölüm. Rakım yükseldikçe bitki örtüsü değişecek: alttaki çay ve kızılağaç yerini ladine, sonra çayırlara bırakacak. Yol asfalt ve düzenli bakımlı ama kışın kar zinciri gerekebilir. Yolun son 3 kilometresi Ayder tabelalarıyla süslü; kaplıca kokusunu havada hissetmeye başlarsın çünkü Ayder termal sularıyla da bilinir.
Kükürtümsü hafif bir koku aldığında Ayder'e girmişsindir, bu doğaldır.

Vardık; Ayder Yaylası, deniz seviyesinden 1.350 metre yükseklikte, Kaçkar Dağları Milli Parkı'nın en bilinen giriş noktası. Yayla, iki dere kolunun kesiştiği geniş bir düzlükte kurulu ve etrafındaki dağlar 3.000 metrenin üzerine çıkıyor. Ayder aynı zamanda bir termal kaplıca noktası; sıcaklığı yaklaşık 55-56 dereceye ulaşan sülfürlü sular Osmanlı döneminden bu yana şifa aramak için kullanılıyor ve 1990'larda modern kaplıca tesisi kuruldu. Ben her yaylaya çıkışımda önce dönüp Kaçkar zirvesini arıyorum; açık havada güneybatı yönünde piramit gibi yükselen zirveyi görebilirsin; 3.937 metrelik Kaçkar Dağı Türkiye'nin en yüksek Karadeniz zirvesidir. Yaylaya varır varmaz hava serinleyecek; yazın bile gece sıcaklığı 12-14 dereceye düşer ve sabah çiy yerdedir. Sisin buraya girişi ani; öğleden sonra 15.00'ten sonra vadiye kadar iner ve bir saat içinde her yeri kaplar, o yüzden fotoğraf çekeceksen sabah 10 civarı en berrak zaman. Yaylanın etrafındaki ahşap evler geleneksel Hemşin mimarisiyle inşa edilmiş; taş temel üstünde ahşap gövde ve kırma çatı, hepsi yerel şartlara uygun. Ayder'in dere kenarında yürüyeceğin patika seni Gelin Tülü Şelalesi'ne kadar götürür; bu yayla sadece bakılacak değil, içinde yürünecek bir yer.
Tavsiyem: Ayder'de akşama kadar zaman geçireceksen kaplıcaya gir ama vücut yorgunsa 20 dakikadan uzun kalma; sıcak su tansiyonu düşürür. Yayla yürüyüşünü sabaha bırak; öğleden sonra sis her şeyi silecek. Bir de mısır ekmeği, muhlama ve dut pekmezi bu yaylanın klasik lezzet üçlüsü, denemeden dönme.
Ayder'in yayla olarak kullanımı en az 200 yıla dayanır; Hemşinli aileler yaz aylarında hayvanlarını buraya çıkarır, kış öncesi sahile döner. Termal kaynaklar bölgede uzun süredir bilinse de modern kaplıca 1993'te resmi olarak açıldı. Ayder 1987'de turizm merkezi ilan edilmiş, 1998'de doğal sit alanı statüsüne alınmıştır.
- ›Sabah yürüyüşe çık, öğleden sonra sis iner.
- ›Kaplıcada 20 dakikadan uzun kalma, tansiyonu düşürebilir.
- ›Yayla mısır ekmeğini yerel fırından iste, adres sormaktan çekinme.
- ›Gelin Tülü Şelalesi'ne yürüyüş yaklaşık 30 dakikadır, orta tempoda.
Burada Önerdiklerimiz
Ayder Kaplıcaları
Sülfürlü termal kaynakların modern tesise dönüştürüldüğü yapı; kaplıca girişi ücretlidir.
Gelin Tülü Şelalesi
Yayla girişine yakın, yüksekten ince tabakalar hâlinde inen şelale; adı üzerinde bir sanat eseri.
Ayder Yayla Manzara Noktası
Yaylanın üst kısmından Ayder düzlüğüne ve Kaçkar zirvesine bakan seyir terası.
Hemşin Ahşap Evleri
Taş temel üstünde ahşap gövde ve kırma çatılı geleneksel yayla evleri; sokak sokak yürünebilir.
Kaçkar Dağları Milli Parkı Girişi
1.354 metre yükseklikte, Kaçkar Milli Parkı'nın kuzey kapısı; uzun yürüyüş rotalarının başlangıcı.
İpuçları
- ✓Sabah 09:00'da Rize'den çık, öğleden sonra sis vadiye iner.
- ✓Aracın deposunu Ardeşen'de tam doldur; Ayder'e kadar istasyon nadir.
- ✓Yağmurluk el altında bulunsun, hava beş dakikada değişir.
- ✓Kışın Ayder yoluna kar zinciri şart, ekim sonrası mutlaka yanında bulundur.
- ✓Yükseklik farkı 1.350 metre; kulaklarını açık tutmak için sakız çiğne.
- ✓Ayder'de gece sıcaklığı yazın bile 12-14 dereceye düşer, bir kat fazla al.
- ✓Fotoğraf için sabah 10.00 en berrak saat, öğleden sonra sis kapatır.
- ✓Şenyuva köprüsünde araç park etme, 100 metre ilerideki cebi kullan.
- ✓Kaplıcada 20 dakikadan uzun kalma, tansiyonu düşürebilir.
Uyarılar
- !Ayder yolu dar ve virajlıdır; büyük araç geldiğinde cebe çek.
- !Fırtına deresi kenarında yürürken taşlar ıslak ve kaygandır.
- !Sonbahar ve kış aylarında Çamlıhemşin-Ayder arasında sis ve heyelan riski vardır.
- !Rafting yapılacaksa III-IV zorluk seviyesinde, kesinlikle profesyonel eşliğinde yapılmalıdır.
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Sahilden Vadinin İçine
- 1Sabah Rize sahilinde Atatürk Çay Bahçesi ve Rize Kalesi
- 2Öğlen Pazar'da Kız Kulesi ve antik Athenae sahili
- 3Öğleden sonra Ardeşen'de Fırtına Vadisi girişi ve benzin molası
- 4Akşam üstü Şenyuva taş köprüsü ve Hemşin serender ambarları
- 5Çamlıhemşin'de yerel yayla mimarisi eşliğinde geceleme
- 6Muhlama, mısır ekmeği ve dere sesiyle dinlenme
Zil Kale'den Yayla Sabahına
- 1Sabah Zil Kale yan gezisi ve vadinin tepeden fotoğrafı
- 2Öğleye doğru Ayder Yaylası'na varış ve yerleşim
- 3Termal kaplıca deneyimi ve öğle molası
- 4Öğleden sonra Gelin Tülü Şelalesi patikası
- 5Hemşin ahşap evleri arasında sokak yürüyüşü
- 6Kaçkar Milli Parkı girişinde gün batımı ve Ayder'de geceleme
Rize - Ayder hakkında
merak edilenler
Molasız sürüş yaklaşık 56 dakikadır; tüm duraklarla birlikte kolaylıkla bir güne yayılır. Ayder'de gecelemek için iki gün planlamak daha rahat bir tempo verir. Sabah 09:00'da çıkarsan Ayder'e öğleden önce varırsın.
Çoğu yıl açıktır ama aralık-mart arasında yoğun kar yağışında yol kısa süreli kapanabilir. Kar zinciri veya kışlık lastik ekim-nisan arasında yanında bulunsun. Hava belirsizse Karayolları yol durum uygulamasını kontrol et.
Evet, yaylada çok sayıda pansiyon ve otel bulunur; yaz aylarında ve bayramlarda erken rezervasyon yapman gerekir. Hafta sonları yayla doludur. Kış aylarında bazı işletmeler kapalı olabilir, aramadan yola çıkma.
Hayır ama Ayder'e gelinen sebeplerden biri termal sudur. 55-56 derece civarındaki sülfürlü suya 20 dakikadan uzun girmek tansiyon düşüklüğü yapabilir. Kalp veya tansiyon sorunun varsa doktoruna danış.
Rotanın en fotojenik noktalarından biri; karar noktasında öneriliyor. Yan gezi 45-60 dakika ekler ama vadinin tepeden manzarası bunu hak eder. Sisli havada tepeden aşağı bir şey görünmez, o gün havayı hesaba kat.
Evet, Fırtına deresinde profesyonel firmalar aracılığıyla iniş yapılıyor; ana sezon temmuz-eylül arasıdır. Zorluk seviyesi III-IV, yani orta-ileri; ilk kez rafting yapıyorsan buradan başlaman önerilmez. Yaz sonrası su debisi düşer.
Yayla çevresinde küçük yerel işletmeler mevcuttur; muhlama, mısır ekmeği ve alabalık yaygın lezzetlerdir. Belirli bir işletme önermiyoruz, gittiğin gün açık olanlar arasından seç. Yaz hafta sonları yoğun olabilir, rezervasyon isteyebilirler.
Evet, virajlar sık ama yol asfalt ve düzenli; 5 yaş üstü çocuklar için uygundur. Araç tutması yaşayan çocuk varsa Çamlıhemşin-Ayder arasında sık mola ver. Kaplıcaya küçük çocuk sokulmaz, kontrol et.
Ekim ayı Karadeniz ormanlarının kızıl-sarı tona döndüğü fotojenik dönemdir. Sisli günler artar ama havanın açık olduğu saatler eşsizdir. Kar kasım ortasından itibaren düşebilir.
Hemşinliler bölgeye özgü bir topluluktur; kendi lehçelerini konuşur ve horon geleneklerini sürdürürler. Yaylaya çıkarken yerel yaşamı gözlemlemek rotanın en zenginleştirici parçalarından biridir. Fotoğraf çekerken izin sormak nezaket kuralıdır.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
İşte bu kadar. Rize'den Ayder Yaylası'na 75 kilometre, iki gün, beş durak. Athena Adası'ndaki gözetleme kulesini, Fırtına deresinin köpüklü akışını, Şenyuva'nın kemer taş köprüsünü ve Ayder'in yayla kokusunu geride bıraktık. Bu gece pencereyi açık bırak; Kaçkar'ın rüzgarı seni uyandırınca korkma, bir sonraki günün yayla sabahını haber veriyor. Sen bu rotayı yürüdün; artık Karadeniz'in yüksek kesimini bilen biri oldun.
Yolculuğa Devam Et
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


