
Diyarbakır → İstanbul
Diyarbakır'dan İstanbul'a beş günlük yol: UNESCO listesindeki bazalt surlar ve Hevsel Bahçeleri, Arslantepe Höyüğü, Kayseri'de Hunat Hatun, Ankara Kalesi ve Anıtkabir, Bolu'da 1382 tarihli cami, Ramsar alanı Sapanca ve İstanbul Tarihî Yarımada.
Merhaba; ben Gül Dinç, Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümü mezunu kokartlı tur rehberi. TatilRehberi.org için bu rotayı senin için kurguladım. 1385 kilometre, beş gün. Bu rota Türkiye'yi güneydoğu ucundan alıp Marmara'ya taşıyor ve yol boyunca üç ayrı UNESCO Dünya Mirası görüyorsun: Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri (2015), Arslantepe Höyüğü (2021) ve İstanbul'un Tarihî Alanları (1985). Üçünün ortak yanı yok; biri bir kültürel peyzaj, biri bir arkeolojik höyük, biri bir imparatorluk başkenti. Ama sırayla gördüğünde bu ülkenin neden bu kadar katmanlı olduğunu anlıyorsun. Beş güne yaydım. Malatya–Kayseri ve Kayseri–Ankara bacakları 340 ve 345 kilometre; ikisi de tek başına birer sürüş günü.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Diyarbakır → İstanbul Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.
Diyarbakır sabahı siyahla başlar. Şehrin surları 5,5 kilometre boyunca uzanıyor ve tamamı bölgenin volkanik bazalt taşından; ışık nasıl gelirse gelsin bu taş koyu kalıyor. Surların üstüne çık ve bir bölümünü yürü. Aşağıda Dicle akıyor, karşı yakada Hevsel Bahçeleri'nin yeşili var. Surlarla bahçeler birlikte 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı ve koruma ikisini tek bir kültürel peyzaj olarak görüyor; çünkü o bahçeler yüzyıllardır şehri besliyor. Yani miras sadece taş değil, taşla toprağın ilişkisi. Sur içine indiğinde Ulu Cami'ye git. 1091 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde yapıldı ve Anadolu'nun en eski Selçuklu camisi sayılıyor. Avluya girdiğinde şaşırırsın: burası bir cami avlusundan çok bir Roma forumuna benziyor, çünkü yapımında daha eski dönemlere ait sütunlar ve başlıklar yeniden kullanılmış. Sur içinde acele etme. Bazalt ve kireç taşının siyah-beyaz sıralandığı duvarlar, avlulu evler, dar sokaklar: bu doku başka hiçbir Anadolu şehrinde yok.
Tavsiyem: dört saat ayır. Sabah erken surlar, sonra Ulu Cami, öğleden sonra Hevsel'e bakan bir noktadan Dicle manzarası. Yazın öğle sıcağı ağır olur; bazalt ısıyı tutuyor ve sur üstü gölgesiz. Camiye uygun kıyafetle gir. Bugün Malatya'ya 230 km var, öğleden sonra yola çık.
Diyarbakır Ulu Camii 1091 yılında, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde yapılmıştır ve Anadolu'daki en eski Selçuklu camisi olarak kabul edilir; yapımında daha erken dönemlere ait devşirme malzeme kullanılmıştır. Şehri çevreleyen 5,5 kilometrelik bazalt surlar ile Dicle kıyısındaki Hevsel Bahçeleri, 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.
- ›Surlara sabah erken çık; bazalt ısıyı tutuyor, gölge yok
- ›Ulu Cami avlusundaki devşirme sütunlara bak
- ›Camiye uygun kıyafetle gir
- ›Sur içi sokaklarında yürümek için ayrı zaman ayır
Burada Önerdiklerimiz
Kuzeybatıya, Malatya'ya. Güneydoğu düzlükleri bitiyor ve yükselti başlıyor.
Arslantepe Höyüğü rotanın ikinci dünya mirası ve birinciyle arasında yedi bin yıl var. Diyarbakır'da 11. yüzyıl bir camiye baktın; burada MÖ 5000'e inen bir tabakanın üstünde duruyorsun. Höyük uzaktan bir tepe gibi görünüyor ama insan yapımı: üst üste kurulmuş yerleşimlerin bıraktığı katmanlar. Asıl ünü MÖ 33. ile 31. yüzyıllar arasına tarihlenen saray kompleksinden geliyor. Burada bulunan kılıçlar, dünyanın bilinen en eski kılıçları arasında sayılıyor. Bir saray, bir silah deposu ve bir yönetim yapısı aynı katmanda. Beş bin yıl önce burada birileri artı ürünü topluyor, dağıtıyor ve bunu bir binayla kayıt altına alıyordu; merkezi iktidarın en erken izlerinden biri. Alan 2021'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı. Gezerken koruma yapılarının altındaki kerpiç duvarları takip et; hangi tabakaya ait oldukları levhalarda yazıyor. Sonra Malatya Arkeoloji Müzesi'ne git; buluntuların bir kısmı orada.
Tavsiyem: geceyi Malatya'da geçir. Yarın Kayseri'ye 340 kilometre var ve o bu rotanın en uzun bacaklarından; dinlenmiş çıkmalısın. Höyük açık ve gölgesiz; sabah erken ya da akşamüstü git, şapka ve su al. Müze Kart geçerli. Şehirden ayrılmadan kuru kayısı al, yolda bozulmaz.
Arslantepe Höyüğü 2021 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Höyüğün en erken tabakaları MÖ 5000'e iner; MÖ 33.–31. yüzyıla tarihlenen saray kompleksinde bulunan kılıçlar dünyanın bilinen en eski kılıçları arasında değerlendirilir.
- ›Sabah erken ya da akşamüstü git; alan gölgesiz
- ›Önce höyük, sonra Malatya Arkeoloji Müzesi
- ›Tabaka levhalarını oku
- ›Yarın 340 km var, geceyi burada geçir
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Kayseri'ye. Uzun bir sürüş günü; ufukta Erciyes belirmeye başlıyor.
Uzun ve yorucu bir gün. İki mola ver, biri öğle yemeği için.

Kayseri'ye yaklaşırken Erciyes çok önceden görünür; 3.917 metreyle İç Anadolu'nun en yüksek noktası. Şehir merkezinde Hunat Hatun Külliyesi var, 1238 tarihli. Bu yapının hikâyesi banisinde: Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırıldı ve Anadolu Selçuklu döneminde bir kadın tarafından yaptırılan ilk büyük külliyelerden sayılıyor. Cami, medrese, hamam ve türbe bir arada. Yakınında Ulu Cami var, 1205 tarihli ve külliyeden otuz üç yıl eski. İkisini arka arkaya gez; aynı şehirde, aynı çeyrek yüzyılda, farklı ölçekte iki yapı. Diyarbakır'ın bazaltından sonra buradaki taşın rengi tanıdık gelecek; Kayseri de volkanik taşla inşa edilmiş. Ama işçilik farklı: daha kütlesel, daha ağır. Öğle için çarşıya in. Pastırma bu şehrin işi.
Tavsiyem: geceyi Kayseri'de geçir. Yarın Ankara'ya 345 kilometre var ve o da uzun bir gün. Külliyede hamam bölümünü de gör; çoğu ziyaretçi camiyi görüp çıkıyor. Erciyes'e çıkmak bu rotaya sığmaz. Pastırma alacaksan vakumlu paket iste.
Hunat Hatun Külliyesi 1238 yılında Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır ve Anadolu Selçuklu döneminde bir kadın banisi tarafından yaptırılan ilk büyük külliyelerden kabul edilir. Kayseri Ulu Camii 1205 tarihlidir. Şehre hâkim Erciyes 3.917 metreyle İç Anadolu'nun en yüksek dağıdır.
- ›Külliye ve Ulu Cami'yi arka arkaya gez; aralarında otuz üç yıl var
- ›Hamam bölümünü atlama
- ›Öğle için çarşıya in
- ›Yarın 345 km var, erken yat
Burada Önerdiklerimiz
Kuzeybatıya, başkente. Uzun bir sürüş günü; yayla düz ve tekdüze.
İki mola planla. Ankara girişinde akşam trafiği yoğun.

Ankara'da üç durak var ve üçü birbirini tamamlıyor. Ankara Kalesi ile başla. Kökeni Galat dönemine, MÖ 5. yüzyıl öncesine iniyor ve duvarlarında sırasıyla Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı katmanları var. Kale surlarında yürürken taşlara dikkat et: yapımda çok daha eski dönemlere ait sütun parçaları ve yazıtlı bloklar yeniden kullanılmış. Diyarbakır'daki Ulu Cami avlusunda gördüğün şeyin aynısı, farklı bir şehirde. Kalenin hemen altında Anadolu Medeniyetleri Müzesi var. Bir Osmanlı bedesteninde kurulu ve 1997'de Avrupa Yılın Müzesi seçildi. Anadolu arkeolojisini kronolojik sunuyor, ve bu rotayı yaptıysan burada bir şey olacak: Arslantepe'de gördüğün tabakaların karşılığını vitrinde bulacaksın. Son durak Anıtkabir. Projesi 1941–1942 uluslararası yarışmasıyla belirlendi; yirmi dokuz öneri arasından Emin Onat ve Orhan Arda'nın tasarımı seçildi. İnşaat 9 Ekim 1944'te başladı, 10 Kasım 1953'te tamamlandı. Bir günde MÖ 5. yüzyıldan 20. yüzyıla çıkıyorsun.
Tavsiyem: sırayı böyle kur; sabah kale, ardından hemen aşağıdaki müze, öğleden sonra Anıtkabir. Kale ile müze yürüme mesafesinde. Anıtkabir'e büyük çanta ile giriş kısıtlı. Müze Kart geçerli. Şehir içinde toplu taşıma çoğu zaman araçtan hızlı.
Ankara Kalesi'nin kökeni Galat dönemine, MÖ 5. yüzyıl öncesine iner; yapı Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı katmanları taşır ve duvarlarında devşirme malzeme kullanılmıştır. Anadolu Medeniyetleri Müzesi bir Osmanlı bedesteninde kuruludur ve 1997 yılında Avrupa Yılın Müzesi seçilmiştir. Anıtkabir'in projesi 1941–1942 uluslararası yarışmasında, yirmi dokuz öneri arasından Emin Onat ve Orhan Arda'nın tasarımı seçilerek belirlenmiş; inşaat 9 Ekim 1944'te başlamış, 10 Kasım 1953'te tamamlanmıştır.
- ›Sırayı böyle kur: sabah kale, sonra müze, öğleden sonra Anıtkabir
- ›Kale ile müze yürüme mesafesinde
- ›Anıtkabir'e büyük çanta ile giriş kısıtlı
- ›Kale duvarlarındaki devşirme taşlara bak
Burada Önerdiklerimiz
Ankara Kalesi
Kökeni Galat dönemine, MÖ 5. yüzyıl öncesine iniyor; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı katmanları taşıyor.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Bir Osmanlı bedesteninde kurulu; 1997'de Avrupa Yılın Müzesi seçildi.
Anıtkabir
Projesi 1941–1942 yarışmasıyla belirlendi; inşaat 9 Ekim 1944 – 10 Kasım 1953. Mimarları Emin Onat ve Orhan Arda.
Kuzeybatıya, Bolu'ya. Yayla bitiyor ve ormanlık dağlar başlıyor.
Bolu'da uzun durmayacaksın ama bir saat ayır. Şehir, antik Bithynium kentinin bugünkü mirasçısı. Bugün ise Karadeniz ardının orman şehri ve ülkenin en işlek karayolu hattının ortasında. Merkezdeki Yıldırım Bayezid Camii 1382 tarihli ve şehrin en eski ayakta duran yapılarından. Bu rotada gördüğün yapıların sonuncusundan bir öncekisi; yarın İstanbul'da 537'ye ineceksin. Öğle yemeği için doğru bölgedesin: Bolu, özellikle Mengen ilçesi, Türkiye'de aşçılık geleneğiyle anılıyor. Yaylanın kuruluğundan sonra ormanın nemi ve kokusu burada hemen fark ediliyor.
Tavsiyem: bir saati aşma; bugün Sapanca'ya uğrayıp İstanbul'a gireceksin ve şehir girişi trafiğini hesaba katmalısın. Kışın Bolu Dağı geçidinde sis ve buzlanma olağandır; takip mesafeni artır ve hız sınırlarına uy.
Bolu, antik Bithynium kentinin bugünkü mirasçısıdır. Şehir merkezindeki Yıldırım Bayezid Camii 1382 tarihlidir ve Bolu'nun en eski ayakta duran yapılarından biridir. Bölgede yer alan Mengen ilçesi Türkiye'de aşçılık geleneğiyle bilinir.
- ›Bir saati aşma
- ›Öğle yemeği için doğru bölge
- ›Kışın dağ geçidinde sis ve buzlanma olağan
- ›İstanbul girişi trafiğine pay bırak
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Sapanca'ya. Dağlar alçalıyor ve göl ovası başlıyor.
İstanbul'a girmeden önce son molan Sapanca Gölü'nde. Göl, iki fay hattı arasında açılan bir çöküntü havzasında oluşmuş; jeolojide pull-apart havza deniyor. Yani bu düzlük, yer kabuğunun yana doğru kayarken açılmasıyla ortaya çıkmış ve göl o boşluğu doldurmuş. Sulak alan 13 Temmuz 1994'te Ramsar Sözleşmesi kapsamına alındı; yani göl kıyısı uluslararası koruma altında ve kuş varlığıyla anılıyor. Kırk beş dakika yeterli: kıyıya in, suya bak, bacaklarını aç. Sonra son 145 kilometre ve İstanbul. Bu molayı bilerek koydum. Beş günün yorgunluğundan sonra şehrin trafiğine doğrudan girmek iyi fikir değil; burada nefes al.
Tavsiyem: kırk beş dakikayı aşma ve İstanbul'a mümkünse 17:00'den önce gir; akşam saatlerinde şehir girişi çok yoğun. Hafta sonları Sapanca İstanbul'dan gelenlerle doluyor, hafta içi geçiyorsan şanslısın.
Sapanca Gölü, iki fay hattı arasında açılan tektonik çöküntü havzasında (pull-apart havza) oluşmuş bir tatlı su gölüdür. Göl ve çevresindeki sulak alan 13 Temmuz 1994 tarihinde Ramsar Sözleşmesi kapsamına alınmıştır.
- ›Kırk beş dakikayı aşma
- ›İstanbul'a 17:00 öncesi gir
- ›Hafta sonu kalabalık olur
- ›Kıyıda kısa bir yürüyüş yeter
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, İstanbul'a. Son bacak; yerleşim sıklaşıyor ve trafik başlıyor.
Şehir girişinde akşam saatleri çok yoğun; mümkünse 17:00 öncesi gir.

Rotanın üçüncü ve son dünya mirasındasın: İstanbul'un Tarihî Alanları, 1985'ten beri UNESCO listesinde. Ayasofya 537'de, İmparator I. Justinianus döneminde ibadete açıldı. İçeri girdiğinde yukarı bak; bin beş yüz yıl önce bu açıklığı taşla geçmek mühendislik tarihinde bir dönüm noktasıydı. Sultanahmet Camii 1609 ile 1616 arasında yapıldı. Ayasofya'nın tam karşısında duruyor ve iki kubbe arasındaki bin yıllık aralık, meydanda tek bakışta görülüyor. Topkapı Sarayı 1465'ten 1856'ya kadar Osmanlı'nın yönetim merkeziydi, yani dört yüzyıl. Avlulardan geçerek ilerliyorsun ve her avlu bir öncekinden daha özel bir alana açılıyor; bu düzen bilinçli. Son durak Yerebatan Sarnıcı, 6. yüzyıldan kalma. Yer altına iniyorsun ve sütunların arasında su sesi duyuyorsun; şehri besleyen sistemin bir parçası bu. Beş gün önce Diyarbakır'da bazalt surların üstündeydin. Bugün mermer sütunların arasındasın. Aynı ülke.
Tavsiyem: bu güne altı saat ayır, dördü az gelir. Arabayı otelde bırak ve yürü; bölgede araç kullanmak vakit kaybı. Ayasofya ile Sultanahmet Camii ibadete açık; uygun kıyafet gerekiyor ve namaz saatlerinde ziyaret kısıtlanıyor. Topkapı tek başına iki saat ister. Sabah erken başla.
İstanbul'un tarihi alanları 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Ayasofya 537 yılında, İmparator I. Justinianus döneminde ibadete açılmıştır. Sultanahmet Camii 1609–1616 yılları arasında inşa edilmiştir. Topkapı Sarayı 1465'ten 1856'ya kadar Osmanlı Devleti'nin yönetim merkezi olarak kullanılmıştır. Yerebatan Sarnıcı 6. yüzyıla tarihlenir.
- ›Bu güne altı saat ayır
- ›Arabayı otelde bırak, yürü
- ›Camilerde uygun kıyafet, namaz saatlerinde ziyaret kısıtlı
- ›Topkapı en az iki saat ister
Görülmeye Değer; bu durağın çevresinde
94Ayasofya
MS 537’de kilise olarak yapılan, bin yıl boyunca dünyanın en büyük kubbesini taşıyan yapı; bugün cami, mozaikleriyle Bizans’ın en görkemli kalıntısı.
80Kapalıçarşı
1461’den beri çalışan, altmışı aşkın sokağa yayılmış dört bine yakın dükkânıyla dünyanın en eski ve en büyük üstü kapalı çarşılarından biri.
Burada Önerdiklerimiz
Ayasofya
537 yılında I. Justinianus döneminde ibadete açıldı.
Sultanahmet Camii
1609–1616 yılları arasında inşa edildi; Ayasofya'nın tam karşısında.
Topkapı Sarayı
1465'ten 1856'ya kadar Osmanlı Devleti'nin yönetim merkezi.
Yerebatan Sarnıcı
6. yüzyıla tarihlenen yer altı sarnıcı; şehri besleyen su sisteminin parçasıydı.
İpuçları
- ✓Beş gün bu rotanın rahat hâli; iki bacak 340 ve 345 km
- ✓Üç UNESCO alanını sırayla görüyorsun: 2015, 2021, 1985
- ✓Müze Kart bu rotada fazlasıyla amorti eder
- ✓Camiler için uygun kıyafet ve başörtüsü bulundur
Uyarılar
- !Malatya–Kayseri (340 km) ve Kayseri–Ankara (345 km) bacakları uzun; o günleri başka durakla doldurma
- !Diyarbakır surları ve Arslantepe gölgesiz; yaz öğlelerinden kaçın
- !Kışın Bolu Dağı geçidinde sis ve buzlanma olağan
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Diyarbakır'dan Malatya'ya
- 1Bazalt surlar ve Hevsel Bahçeleri
- 2Ulu Cami (1091)
- 3Arslantepe Höyüğü
Diyarbakır - İstanbul hakkında
merak edilenler
Duraklardan geçerek yaklaşık 1385 kilometre; molasız sürüşle 16 saat 15 dakika. Beş güne yaydım; Diyarbakır ve İstanbul birer tam gün istiyor, Malatya–Kayseri ve Kayseri–Ankara bacakları ise 340 ve 345 kilometreyle tek başına birer sürüş günü.
Üç tane ve üçü de kesin listede: Diyarbakır Surları ile Hevsel Bahçeleri (2015), Arslantepe Höyüğü (2021) ve İstanbul'un Tarihî Alanları (1985). Üçünün ortak yanı yok; biri kültürel peyzaj, biri arkeolojik höyük, biri imparatorluk başkenti.
Çünkü koruma surlarla bahçeleri tek bir kültürel peyzaj olarak görüyor. Dicle kıyısındaki bahçeler yüzyıllardır şehri besliyor; yani miras sadece taş değil, taşla toprağın ilişkisi.
Şart değil ama işe yarar. Beş günün yorgunluğundan sonra İstanbul trafiğine doğrudan girmek iyi fikir değil. Ayrıca göl 13 Temmuz 1994'ten beri Ramsar Sözleşmesi kapsamında ve kıyısı kırk beş dakikalık bir nefes molası için yeterli.
Sabah kale, ardından hemen aşağıdaki Anadolu Medeniyetleri Müzesi, öğleden sonra Anıtkabir. Kale ile müze yürüme mesafesinde. Müzede Arslantepe'de gördüğün tabakaların karşılığını vitrinde bulacaksın; bu yüzden Malatya'yı önce görmek anlamlı.
Zorlanırsın. Diyarbakır tek başına bir gün, İstanbul da öyle; aradaki iki uzun bacak da sıkıştırılamıyor. İndireceksen Bolu ve Sapanca molalarını kısaltıp Ankara'yı yarım güne çekmen gerekir, o zaman da kale ile müzeden birini kaybedersin.
İlkbahar ve sonbahar. Yazın Diyarbakır surlarında ve Arslantepe'de gölge yok, sıcaklık ağır oluyor. Kışın ise Malatya–Kayseri hattında buzlanma, Bolu Dağı geçidinde sis ve kar riski var.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
Vardık; İstanbul. Tarihî Yarımada'da durduğunda arkanda 1385 kilometre var. Beş gün önce siyah bazalt surların üstünde yürüyordun ve aşağıda Dicle akıyordu. Malatya'da yedi bin yıllık bir höyüğe çıktın, Kayseri'de sekiz yüz yıllık bir külliyeyi gezdin, Ankara'da bir kalenin ve bir anıtın arasında yürüdün, Bolu'nun dağlarını aştın ve Sapanca'da bir sulak alanın kıyısında mola verdin. Şimdi 537'de açılmış bir kubbenin altındasın ve bu rotanın üçüncü dünya mirasındasın. TatilRehberi.org'da İstanbul'dan devam eden rotalar da var. İyi yolculuklar.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

İstanbul İle İlgili Özlü ve Güzel Sözler
Uzun araştırmalarımız sonrasında İstanbul ile ilgili söylenmiş en güzel İstanbul Özlü Sözlerine bu kısımda sizler için derledik. TatilRehberi.org adresimizde İstanbul ile ilgili en değerli bilgileri her zaman sizler için paylaştık ve zaman buldukça da paylaşıyoruz. Aşağıdaki kısımdan derlediğimiz sözlere ulaşabilirsiniz. Yeni sözler buldukça liste kendi kendine gelişecektir. İstanbul İle İlgili Özlü Sözler “Sana dün bir […]

İstanbul Anadolu Yakası Gezilecek 20 Yer
İlginç bir bilgiyle yazıya başlamak istiyorum. İstanbul Türkiye Cumhuriyeti‘nin ilk yıllarında 2 ayrı şehirdi. Avrupa Yakası‘nın adı İstanbul iken, Anadolu Yakası’nın adı ise Üsküdar’dı. Yani; Kadıköy ve diğer semtler Üsküdar‘a bağlıydı. Bizde bu konumuzda eski adı Üsküdar, şimdi ise İstanbul Anadolu Yakası’nda bulunan ve mutlaka görmeniz gereken yerlere değineceğiz. Üsküdar – Kız Kulesi Anadolu yakasında […]

Yaşlı Şehir İstanbul
İstanbul. Dünya’nın en büyük iki medeniyetinin başkenti Azeri yazarın dediği gibi dünya tek devlet olsa başkenti İstanbul olurdu. Sadece ismiyle bir roman, dünyada en fazla rengi içerisinde barındıran olabildiğince insancıl bir şehir. İstanbul’a daha iyi bir yaşam için gelen milyonlarca insan sayesinde Türkiye’nin en fazla göç alan şehri konumundadır. Bu göç alma nedenlerinin başında elbette […]
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


