
Antalya → Alanya
Akdeniz'in en yoğun antik hattı: Antalya Kaleiçi'nden başlayıp Aspendos'un Roma tiyatrosuna, Side'nin Apollon Tapınağı'na, Manavgat Şelalesi'nin serin sularına ve Selçuklu Alanya'sının Kızıl Kulesi'ne uzanan 135 kilometrelik sahil rotası. İki günlük bu yolculukta bin yıllık taşların üzerinden yürüyecek, günbatımını mermer sütunlar arasında karşılayacak ve kalenin tepesinden bütün Akdeniz'i göreceksin.
Adım Gül Dinç. Kokartlı tur rehberiyim; bu güzergâhı defterime not ede ede çıkardım. TatilRehberi.org için bu rotayı senin için kurguladım. Önümüzde 155 km'lik iki günlük bir Antalya-Alanya yolculuğu var; Kaleiçi'nden çıkıp Toros'un eteklerinden Akdeniz'e bakan Roma tiyatrolarına, Apollon'un mermer sütunlarına ve Selçuklu'nun kızıl kulesine uğrayacağız. D400 sahil karayolu boyunca beş büyük durak, bir gece konaklama, bir de yol ortasında sana bırakacağım küçük bir karar var. Klimayı hazırla, güneş kremini yanına al ve yola çıkalım; bu yolculuk sadece iki bin yıllık taşlar değil, seramikten kızarmış nar, tütsülü çam ormanı ve kanyonlardan geçen Manavgat suyunun hikâyesidir.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Antalya → Alanya Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Antalya'ya sabah erken indiysen kendini kutla; çünkü Kaleiçi'ne dokuzdan önce girmek, bu şehri sadece burada yaşayanların bildiği yüzünü görmek demek. Hadrianus Kapısı'nın üç mermer kemerinden içeri süzülünce Roma'dan Selçuklu'ya, oradan Osmanlı'ya kadar üst üste binmiş yedi katmanı aynı anda görüyorsun. Sağ tarafta Yivli Minare'nin sekiz köşeli tuğla gövdesi seni karşılar; 1230 civarında Alaeddin Keykubad döneminden bugüne kadar dimdik ayakta. Sokaklar dar, taşlar parlak, üzüm asmaları gölge yapıyor. Ben her Kaleiçi'ne indiğimde ilk önce Hıdırlık Kulesi'ne yürürüm çünkü orada durup Akdeniz'e bakınca yolculuğun neden bu şehirden başlaması gerektiğini anlarsın: burası bin yıldır giden geminin, gelen kervanın buluştuğu kapı. Kaleiçi'nden aşağı Yat Limanı'na inen basamaklarda mutlaka biraz dur; antik liman denizle aynı seviyede, dalgalar taşları hâlâ oyuyor. Arkeoloji Müzesi'ni de rotanın başında görmek akıllıca, çünkü bugün Perge'nin ve Aspendos'un ana heykelleri bu müzenin içindedir; antik kenti gezmeden önce oradan çıkan sanatı görmek gördüklerini iki katına çıkarır.
Tavsiyem: Antalya'ya sabah 08:30'da inebiliyorsan Kaleiçi'ne park etmek yerine Konyaaltı tarafında Arkeoloji Müzesi'nin park yerini kullan; müzeyi 09:00 açılışında bir buçuk saatte dolaş ve sonra aşağı Kaleiçi'ne yürü. Öğle sıcağı bastırmadan Hıdırlık Kulesi ve Yat Limanı biter, sen 12:30 gibi doğuya yola çıkmış olursun. Kaleiçi içinde araba sürmek bir kâbus; sokaklar tek yön, taşlar dar, park yeri yok. Bavulunu otelde ya da müzenin arka park yerinde bırak, telefonda offline harita hazırla, güneş kremini şimdi sür çünkü bir sonraki durakta gölge çok az.
Attaleia adıyla MÖ 158'de Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulan Antalya, Roma döneminde imparator Hadrianus'un 131 yılında şehri ziyaretiyle bugün ayakta duran üç kemerli mermer kapısını kazandı. Hadrianus Kapısı, Anadolu'daki tek Roma tören kapısıdır.
- ›Kaleiçi'nde otopark dolar; Konyaaltı Arkeoloji Müzesi arka park yerini tercih et
- ›Müze 09:00 açılışında sıra kısa, öğleden sonra kafile turları basar
- ›Kaleiçi'nde araç kullanma, yürü; sokaklar dar ve tek yön
Burada Önerdiklerimiz
Hadrianus Kapısı
MS 131'de Hadrianus'un ziyareti anısına dikilen üç kemerli mermer kapı. Kaleiçi'nin ana girişi.
Yivli Minare
Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad döneminde 1230 civarı yapılan sekiz köşeli tuğla minare; Antalya'nın simgesi.
Antalya Arkeoloji Müzesi
Perge, Aspendos ve Side'den çıkarılan ana heykel ve lahitlerin sergilendiği Türkiye'nin en zengin bölge müzelerinden biri.
Hıdırlık Kulesi
Roma döneminden kalma silindirik kule; Kaleiçi surlarının güney ucunda, Akdeniz manzarasının en açık noktası.
Kesik Minare
Roma tapınağından Bizans kilisesine, oradan camiye çevrilmiş üç katmanlı bir yapı; Kaleiçi'nin din tarihi özet halinde.
Kaleiçi'nden çıkıp D400'e girdiğinde önündeki 44 kilometre yaklaşık 50 dakika sürer; düz, geniş bir sahil karayolu. İlk 15 kilometrede Antalya'nın doğu banliyöleri, sonra sağda Perge sapağını göreceksin; bugünkü rotada durmuyoruz ama not al, Perge Antalya'ya en yakın büyük antik kent. Serik ilçesini geçtikten sonra 'Aspendos' tabelası sola çıkacak; sapaktan yaklaşık 4 kilometre kuzeye kuru bir yolla girip tarlaların arasından tiyatroya varırsın. Yolun sol tarafında Toros'un öndağları, sağ tarafında Antalya'nın narenciye bahçeleri seninle beraber ilerleyecek.
Aspendos sapağı Serik'ten sonra sola çıkar, tabelayı kaçırma; kuzeye dönüş yolu iyi ama darlaşır.

Antalya doğu çıkışından 44 kilometre ilerideki Aspendos'a vardığında ilk gördüğün şey mısır tarlaları arasından yükselen bir kum rengi duvar olur; bu MS 2. yüzyılın ortasında İmparator Marcus Aurelius döneminde biten tiyatronun dış cephesidir. İçeriye girip sahneden karşı basamaklara baktığında biraz alkışla; Aspendos'un akustiği hâlâ Akdeniz'deki en iyi korunmuş antik tiyatro akustiğidir; en üst sıradaki taşa kısık bir konuşma dahi çıkar. Sahne binasının kırk metre yüksekliği ve iki katlı sütun düzeni Zenon adında yerli bir mimara aittir; imparator tiyatroyu onun tasarımıyla bitirdi. Tiyatrodan çıkıp arkadaki tepeye tırmandığında agora, bazilika, nymphaeum ve şehir kapısı hâlâ ayaktadır; yamaç boyunca Roma su kemerinin kilometrelerce uzanan taş kanalını göreceksin. Aspendos'un Eurymedon; bugünkü Köprüçay; kıyısındaki liman şehri olduğunu unutma. Bugün deniz on kilometre güneyde ama Roma döneminde gemi buraya kadar gelebiliyordu; şehir bu ticaretle zenginleşti, tiyatro bu paranın ürünüdür. Sahne kenarına oturup Marcus Aurelius'un huzurunda oynanan bir tragedyayı hayal etmek burada zor değil.
Marcus Aurelius döneminde MS 2. yüzyılın ortasında yerel mimar Zenon tarafından tamamlanan Aspendos tiyatrosu 15.000-20.000 seyirci kapasiteliydi. Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad döneminde kervansaray olarak kullanıldı, bu yüzden neredeyse hiç yıkılmadan bugüne kaldı.
- ›Yaz aylarında tiyatro içi 40 dereceye çıkabilir; şapka ve su şart
- ›Sahnede alkış deneyip akustiği test et, üst sıradan bir arkadaş dinlesin
- ›Yamaçtaki agora ve bazilikaya çıkmayı atlama; turistlerin çoğu sadece tiyatroyu görüp döner
Görülmeye Değer; bu durağın çevresinde
Burada Önerdiklerimiz
Aspendos Antik Tiyatrosu
Sahne binası, cavea ve galerileri tam ayakta duran Anadolu'nun en iyi korunmuş Roma tiyatrosu.
Aspendos Su Kemerleri
Şehre kilometrelerce mesafeden temiz su taşıyan Roma dönemi kemerleri; tiyatronun kuzeyinde ayakta.
Aspendos Agorası ve Bazilikası
Tiyatronun arkasındaki yamaçta antik pazar meydanı, bazilika ve nymphaeum kalıntıları; kısa bir tırmanış gerekir.
Sillyon Antik Kenti
Aspendos'un 20 km batısındaki tepe üzerinde kurulu, Büyük İskender'in ele geçiremediği tek Pamphylia şehri; rota dışı ama meraklısına.
Köprülü Kanyon Milli Parkı
Aspendos'un 25 km kuzeyinde Köprüçay boyunca uzanan derin kanyon; rafting ve doğa yürüyüşü için Antalya'nın en bilinen adresi.
Aspendos'tan çıkıp D400'e geri döndüğünde önündeki 21 kilometre tamamen düz, deniz tarafından esen rüzgârla serin bir yol. Yaklaşık 25 dakika sürer. Sağ tarafında zaman zaman mısır ve muz tarlaları, sol tarafında Toros'un öndağları yol boyunca sana eşlik edecek. Serik ilçesini geçince yolun ismi 'Side Sapağı' diye çıkacak; sağa dönmen gerekiyor, düz devam edersen Manavgat'a ulaşırsın ve Side'yi kaçırırsın. Sapaktan sonra 4 km ilerideki eski ismini duyduğun Selimiye köyü aslında bugünün Side'sidir; antik şehir bir yarımadanın üzerine kurulu, otoparkı hemen yarımadanın ağzında. Yaz yoğunluğunda kalırsan otoparka kadar yürüyerek gitmek zorunda kalabilirsin, hafta içi sabahtan iş biter.
Side sapağı sağdan çıkar, düz gidersen Manavgat'a doğru kayarsın ve dönmek zaman kaybettirir.

Side'ye vardığında hemen anlarsın: bu bir açık hava müzesi, ama içinde balkonlarda çamaşır asılan evler, kediler ve dondurmacılar var. Antik ismi Side, Luwice'de 'nar' demek; bereket sembolü. MÖ 7. yüzyılda Kymeli Rum kolonicilerin kurduğu bu şehir Roma döneminde köle ticaretinin Akdeniz'deki en büyük limanıydı; buradan geçen her gemi vergi öderdi ve şehir bu parayla mermer sütunlarını dikti. Yarımadanın en ucunda beş sütunu ayakta duran Apollon Tapınağı durur; günbatımında oraya varırsan Akdeniz'in tam üstünden geçen güneş sütun aralıklarında pembe-turuncu bir tablo yapar; Side'nin klasik fotoğrafı işte budur. Tapınağın hemen yanındaki Athena Tapınağı ile birlikte iki mabet de MS 5. yüzyılda Bizans döneminde bazilikaya çevrildi, sonra yıkıldı. Ana caddede yürürken sağ tarafında agora, sol tarafında Roma hamamı (bugün müze), en arkada da yaklaşık 15.000 kişilik antik tiyatro var. Tiyatronun basamaklarında oturup denize bakmak Side'nin en sessiz anıdır; turist kalabalığı aşağıda kalır, yukarısı sadece sen ve rüzgâr.
Tavsiyem: Side'ye öğleden sonra 15:00-16:00 civarında var. Sıcak biraz düşmüş olur, sen antik kenti iki saatte gezersin ve Apollon Tapınağı'na tam günbatımından yarım saat önce ulaşırsın. Fotoğraf için tapınağın kuzey tarafından yaklaş, güneş güneybatıda batıyor, sütunlar arasından kadraja alırsan siluet net çıkar. Konaklama için Side merkez pahalı olabiliyor; alternatif olarak Manavgat/Titreyengöl bölgesindeki aile tesisleri daha uygun, arabayla 15 dakika. Ama Side merkezde kalırsan sabah kahvaltıdan sonra tekrar antik kente girip müzeyi (Roma hamamı) gezebilirsin; turist kafileleri henüz varmamış olur, seramikleri ve mermer büstleri huzurla incelersin.
Side, MÖ 7. yüzyılda Aeol kolonicileri tarafından kurulmuş olmasına rağmen MÖ 5. yüzyıldan itibaren Anadolu'nun yerli Luwice benzeri bir dilini konuşan bir şehir olarak kaldı; buranın halkı Yunanca değil kendi dillerini kullanıyordu. Roma İmparatoru Augustus döneminde bölgenin en büyük köle pazarı buradaydı.
- ›Antik kent yaya bölge; arabanı otoparkta bırak, ücretsiz servis minibüsleri işliyor
- ›Apollon Tapınağı için günbatımından 30 dakika önce oradayken kadraj net
- ›Ana cadde ve tiyatro yürüyüş mesafesinde; müzeye giriş için Müzekart geçerli
Burada Önerdiklerimiz
Apollon Tapınağı
Yarımadanın ucundaki beş sütunu ayakta duran MS 2. yüzyıl Roma tapınağı; Side'nin ikonik günbatımı fotoğrafı burada.
Side Antik Tiyatrosu
15.000 kişilik Roma tiyatrosu; Anadolu'nun en büyük tiyatrolarından biri, yamaca değil düz zemine oturtulmuş nadir örnek.
Side Müzesi (Roma Hamamı)
Antik Roma hamamının içine kurulmuş müze; Side ve çevresinden çıkan mermer heykel, lahit ve seramik koleksiyonu.
Side Agorası ve Vespasianus Anıtı
Antik pazar meydanı ve İmparator Vespasianus için MS 74 yılında dikilen anıtsal kapı.
Side Sütunlu Yol ve Ana Cadde
Antik kentin doğu kapısından yarımadanın ucuna uzanan sütunlu Roma caddesi; bugün yayalaştırılmış.
Geceyi Side'nin antik atmosferinde mi geçireceksin, Manavgat/Titreyengöl'ün aile tesislerinde mi?
Rotanın orta noktasındasın; yarın sabah her iki durumda da Manavgat Şelalesi ve Alanya yolun üstünde. Karar bu geceyi nasıl geçirmek istediğinle ilgili.
Side'den çıkıp D400'e döndüğünde önündeki 15 kilometre kısa bir yol; 18 dakikada Manavgat'ın merkezine gireceksin. Sağ tarafta Manavgat çayının bereketli deltası, sol tarafta Toros'un ormanları uzanır. Manavgat merkezine girmeden önce sağa sapıp Şelale tabelasını takip et; şehir merkezinden aşağı, ırmağın kıyısındaki asma köprüye kadar 3 kilometrelik keyifli bir yol. Otoparkta arabanı bırakıp giriş turnikesinden geçtiğinde on-on beş dakikalık kısa bir yürüyüşle şelaleye varırsın. Şelalenin sesini duymadan görmezsin; Manavgat çayının iki metrelik düşüşü sanıldığından çok daha güçlü.
Manavgat merkezine girmeden 'Şelale' tabelasını sağa takip et; merkezde trafiğe girmen gerekmez.

Manavgat Şelalesi'ne indiğinde ilk şaşırdığın şey düşüş yüksekliği olur; sadece iki metre. Ama şelale yüksekliğini genişliğinden alır; kırk metre boyunca uzanan taş sırt boyunca Manavgat çayının bütün debisi bir anda aşağı akar ve kızıl kayalıklar üzerinde bir sis perdesi bırakır. Yaz sıcağının otuz beş dereceyi aştığı öğle saatlerinde bile şelale çevresi beş-altı derece serindir; kayanın üzerinden atlayan suyun getirdiği rutubet ağaçların altına iner. Manavgat çayı Toroslar'daki Beyşehir yakınlarından çıkıp Manavgat Barajı ve Oymapınar üzerinden gelir; Roma zamanından beri sulama için kullanıldı, bugünkü portakal ve muz tarlalarının hayat kaynağıdır. Şelalenin hemen üstündeki asma köprüden geçip karşı taraftaki çınar ağaçlarının altına bir bank bul, on beş dakika oradaki suyun sesini dinle; Antalya sahilinin turist yoğunluğundan sonra bu ses seni sıfırlayacak. Fotoğrafın en iyi noktası köprünün tam ortası, alt açıdan; şelale karşıdan gündüz ışığında ışıltılı bir su duvarına dönüşür.
Tavsiyem: Şelale ziyareti maksimum 45 dakika; on beş dakika köprüden fotoğraf, yirmi dakika çınarın altında oturmak, on dakika hediyelik dükkanlarını görüp arabaya dönmek yeter. Şelale çevresi restoranları turist odaklı, öğle yemeği için burada durmayı önermem; Alanya'da yiyeceğin bir öğle daha iyi olur. Ancak sen doğa aşığıysan ve iki-üç saat ayırabiliyorsan Oymapınar Barajı'na (13 km kuzey) gidip Green Canyon tekne turuna katılabilirsin; firuze rengi göl, sarp kayalıklar ve balık tutma imkanı; Türkiye'nin en güzel baraj göllerinden biri. Ama bunu yaparsan Alanya'ya varışın akşama sarkar.
Manavgat çayı antik dönemde Melas Nehri olarak biliniyordu ve Perge, Aspendos, Side gibi liman şehirlerinin ticaret ağının merkezindeydi. Çevredeki verimli delta bölgesi Roma İmparatorluğu döneminde tahıl ve zeytin üretim merkezlerinden biri olarak kaydedilmiştir.
- ›Şelale girişi ücretlidir, kredi kartı geçer
- ›Islanabilirsin; yedek terlik ya da havlu arabada bulunsun
- ›Restoranlar turist odaklı, yemek yerine sadece çay iç ve devam
Burada Önerdiklerimiz
Manavgat Şelalesi
Manavgat çayının 40 metre genişlikte iki metre yüksekten döküldüğü doğal şelale; asma köprüden fotoğraf en iyi.
Oymapınar Barajı ve Green Canyon
Manavgat'ın 13 km kuzeyinde firuze renkli bir baraj gölü; tekne turu, balık tutma ve sarp kayalıklar arası kanyon manzarası.
Titreyengöl
Manavgat çayının denize yakın oluşturduğu tatlı-tuzlu su karışımı küçük göl; çevresinde çam ormanı ve aile tesisleri.
Seleukeia (Lyrbe) Antik Kenti
Manavgat'ın 15 km kuzeyinde Bucakşeyhler köyü yakınlarında ormanın içindeki Helenistik antik kent; turist yoğunluğu az.
Manavgat Nehir Turu İskelesi
Manavgat çayı üzerinde tekne turlarının kalktığı iskele; nehir boyunca portakal bahçelerini görebilirsin.
Manavgat'tan çıkıp D400'e döndüğünde önündeki 55 kilometre Alanya'ya kadar tamamen sahil boyu; 50 dakikada varırsın. Bu yolda sağ tarafın hep Akdeniz olacak, sol tarafın Toros'un öndağları. İncekum, Avsallar, Konaklı ve Türkler beldelerinden geçeceksin: hepsi turizm odaklı sahil kasabaları, bir çayına duraksama yeri arıyorsan İncekum'un plajı geniş ve kum ince. Alanya'ya yaklaştığında ilk göreceğin şey ufukta yükselen kayalı yarımadanın üzerindeki kaledir; 250 metre yükseklikteki kayalıkta Selçuklu duvarları hâlâ silinmemiş. Şehir girişinde D400 sana Cumhuriyet Meydanı'nı ve Kızıl Kule'yi gösterecek; kule sahilin tam kıyısında, kaçırman zor.
İncekum-Avsallar hattında yaz aylarında yaya geçitleri sık, hız 70 km'ye düşer.

Alanya'ya girdiğinde şehri tanımlayan tek bir görüntü var: Kızıl Kule; Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad tarafından 1226'da inşa ettirilen 33 metre yüksekliğindeki sekizgen kule sahilin tam kıyısında, kızıl tuğlalarla parlar. Kule sadece bir savunma yapısı değil, aynı zamanda arkasındaki tersanenin; Türkiye'nin tek Selçuklu tersanesinin; koruyucusuydu. Beş odalı tersaneden bugün hâlâ ahşap gemilerin yapıldığı Alanya markası çıkar. Kızıl Kule'den yukarı, kayalık yarımadanın üzerindeki asıl kaleye çıkacaksın; arabayla yirmi dakikalık virajlı bir tırmanış ya da sabahtan teleferikle iki dakikada varış. Zirveye vardığında İç Kale'nin tam ortasındaki dörtgen alan boş görünür ama aslında burası Bizans döneminde bir kilise, Selçuklu döneminde bir saray, sonra da bir eğitim mekânıydı. Kale burcundan Akdeniz'e baktığında Kleopatra Plajı'nın altın kumu, batıda Damlataş Mağarası'nın girişi, doğuda ise günün ilk uğradığın Side'ye kadar uzanan sahil gözünün önündedir. Ben bu manzarada her seferinde şunu düşünürüm: Alaeddin Keykubad neden başkent olarak Konya'yı seçti, çünkü buradan Akdeniz onun avucundaydı.
Tavsiyem: Alanya'da iki gündür yol yapmış olarak varıyorsun. İlk iş; arabanı otele bırak ve sadece Kızıl Kule ile tersaneyi gez, bunlar sahilin kıyısında yürüyerek yeter. Ertesi sabah kale zirvesine çık; sabah 08:00-09:00 arası sıcak henüz vurmadı ve ışık kale duvarları için ideal. Öğleden sonra Kleopatra Plajı'nın batı ucunda kalabalığın az olduğu bir yer bul, denize gir, iki günün tozunu yıka. Damlataş Mağarası özellikle astım sorunu olanlar için nefes iyileştirici olarak biliniyor; içeride nem çok yüksek, on beş dakika yeter. Alanya'nın hediyelik pazarı Bedesten çevresindedir, Selçuklu bakır işi gerçekten güzel, ama pazarlık gerekir.
Alanya, antik dönemde Kalonoros ismiyle bilinen bir korsan yuvasıydı. Roma Konsülü Pompeius MÖ 67'de burayı temizledi; şehir Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından 1221'de fethedilene kadar Bizans elinde kaldı. Keykubad şehri kışlık başkent olarak seçti ve ismini kendi adına Alaiye olarak değiştirdi; Alanya bu ismin çağdaş halidir.
- ›Kaleye arabayla çıkmak yerine teleferik daha rahat ve manzaralı
- ›Kleopatra Plajı'na erken saat gitmezsen şezlong bulmakta zorlanırsın
- ›Kızıl Kule ve Tersane bileti aynı; ikisini birlikte gez
- ›Damlataş Mağarası içinde on beş dakika yeter, nem yüksektir
Burada Önerdiklerimiz
Kızıl Kule
Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad'ın 1226'da yaptırdığı 33 metrelik sekizgen tuğla kule; sahilin tam kıyısında, tersanenin koruyucusu.
Alanya Kalesi ve İç Kale
250 metre yüksekteki kayalık yarımada üzerindeki Selçuklu kalesi; İç Kale'de Bizans kilisesi ve Selçuklu sarayı temelleri.
Alanya Tersanesi
Türkiye'nin tek Selçuklu tersanesi; beş odalı kayaya oyulmuş yapı; Kızıl Kule'nin hemen kuzeyinde sahilde.
Damlataş Mağarası
Alanya kalesinin altındaki sarkıt-dikitli mağara; içindeki yüksek nem astım rahatlatıcı olarak biliniyor.
Alanya Arkeoloji Müzesi
Alanya ve çevresinden çıkan Bronz Çağı, Roma ve Selçuklu dönemi eserleri; Damlataş Mağarası'nın hemen yanında.
Kleopatra Plajı
Alanya'nın batı sahilinde 2 kilometre uzunluğunda altın renkli kumsal; Mısır kraliçesi Kleopatra'ya atfedilen efsane buraya bağlanır.
İpuçları
- ✓D400 boyunca yakıt istasyonları sık; depoyu yarım bekletmek yeter
- ✓Yaz aylarında öğle 12:00-16:00 arasını antik kentte geçirme, gölge az
- ✓Antik kent girişleri ücretlidir; Müzekart tüm ören yerlerinde geçerli
- ✓Aspendos ve Side yaz akşamları antik tiyatro konserleri düzenler; programı önceden kontrol et
- ✓Otoyolun sağında sık sık meyve satan köylüler durur; nar, muz, mandalina taze
- ✓Alanya trafiği yaz aylarında ağır olabilir, Cumhuriyet Meydanı çevresi sabah 10'dan sonra kilitlenir
- ✓Otoparklar antik kentlerde 25-50 TL arası, para hazırla
- ✓Antik taşlarda tabanı sert bir spor ayakkabı şart, altı ince sandaletle yürüme
- ✓Deniz suyu bu güzergâhta Mayıs sonundan Ekim ortasına kadar sıcak
Uyarılar
- !Yaz sıcağında araç içi sıcaklığı 60 dereceyi bulur; arabanı gölgeye park et ve dönerken pencereyi 5 dakika aç
- !Antik kentlerde yerdeki mermer taşlar öğle güneşinde kayganlaşır, koşma
- !Manavgat Şelalesi ıslak zemin; asma köprüde çocuk elinden bırakma
- !D400 sahil yolu boyunca radar kontrolleri sık, hız sınırı çoğunlukla 90 km/saat
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Antalya Kaleiçi'nden Side'ye: Roma sahilinde ilk gün
- 1Kaleiçi Hadrianus Kapısı ve Yivli Minare gezisi
- 2Antalya Arkeoloji Müzesi'nde Perge ve Aspendos heykelleri
- 3Aspendos Antik Tiyatrosu'nda akustik denemesi
- 4Side yarımadasında antik cadde ve agora yürüyüşü
- 5Apollon Tapınağı'nda günbatımı fotoğrafı
- 6Side merkezinde akşam yemeği ve dinlenme
Manavgat suyu ve Selçuklu Alanya'sı
- 1Side'de sabah kahvaltısı sonrası müze gezisi
- 2Manavgat Şelalesi'nde 45 dakika serinleme molası
- 3Alanya girişinde Kızıl Kule ve Selçuklu Tersanesi
- 4Alanya Kalesi zirvesinde Akdeniz manzarası
- 5Damlataş Mağarası ve Alanya Arkeoloji Müzesi
- 6Kleopatra Plajı'nda akşamüstü deniz keyfi
Antalya - Alanya hakkında
merak edilenler
Klasik rota 2 gün; birinci gün Antalya'dan Side'ye, ikinci gün Manavgat Şelalesi üzerinden Alanya'ya. Aspendos ve Side gezisini rahatça yaparsın. Aceleyle bir günde bitirmek mümkün ama antik kentlerde iki-üç saatten az kalmak yazık olur.
İlkbahar (Nisan-Mayıs) ve sonbahar (Eylül-Ekim) ideal; hava 22-28 derece, deniz sıcak, antik kentler daha az kalabalık. Temmuz-Ağustos aşırı sıcak (40+ derece), antik taşlar öğle güneşinde yakıcı hale gelir. Kış ayları da mümkün ama denize giremezsin, bazı tesisler kapalıdır.
Müzekart sahipseniz Aspendos, Side, Alanya Kalesi, Kızıl Kule ve Antalya Arkeoloji Müzesi dahil rota üzerindeki tüm ören yerleri tek karta girer: kesinlikle tavsiye ederim. Kart yoksa her ören yerinde ayrı ücret ödersin; güncel fiyat için Kültür ve Turizm Bakanlığı Müze ve Ören Yerleri sayfasını kontrol et.
İlk gece Side'de veya Manavgat/Titreyengöl'de, ikinci gece Alanya'da olacak şekilde plan yap. Side'nin antik dokusu geceleyin güzeldir; Manavgat/Titreyengöl aile tesisleri daha uygun fiyatlı. Alanya sadece son gecen olsun; kale, tersane ve plaj hepsi burada.
Rota tamamen D400 sahil karayoludur; otoyol değildir, HGS/OGS gerektirmez. Yol boyunca hız sınırı çoğunlukla 90 km/saat, yer yer 70 km/saat. Yol iki şerit ve iyi durumda, ama yaz aylarında yoğun.
Evet, mesafe 155 km ve sürüş molasız 1 saat 41 dakika; çocuklarla mola vererek üç saatte biter. Aspendos ve Side'de merdiven ve düzensiz zemin var, bebek arabası zorlar; bel taşıyıcı daha iyi. Manavgat Şelalesi ve Alanya plajları çocuk dostu.
Kısmen. Antalya Arkeoloji Müzesi ve Alanya Müzesi tam erişimli. Aspendos tiyatrosunun ana giriş katına erişim var ama üst basamaklara çıkmak zor. Side antik kentinde zemin taşlı ve düzensiz; refakatçi yardımı gerekir. Alanya Kalesi zirvesine teleferik erişimlidir.
Antalya Kaleiçi'nde yerel balık lokantaları, Side merkezinde antik atmosferli mekanlar, Alanya'da tarihi Bedesten çevresi çeşitli. Manavgat Şelalesi restoranları turist odaklı ve pahalı; geçmeni öneririm. Yol arası aç oldunsa Serik ilçesinde küçük Türk lokantaları uygun ve doyurucu.
Doğuya devam edersen 100 km'de Anamur (Mamure Kalesi ve Anemurium antik kenti), 200 km'de Silifke ve Kızkalesi. Kuzeye çıkarsan Konya-Aksaray-Kapadokya bağlantısı D695 üzerinden yaklaşık 400 km. Antalya'ya geri dönebilir ya da Alanya'yı bir tatil finali olarak da kullanabilirsin.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
Geldik. Antalya'dan Alanya'ya 135 kilometre, 2 gün, 5 durak. Kaleiçi'nin Roma kapısından Aspendos'un mermer basamaklarına, Side'nin Apollon Tapınağı'ndan Manavgat'ın serin şelalesine ve tepede güneşi karşılayan Kızıl Kule'ye kadar Akdeniz'in en yoğun antik hattını beraber yürüdük. Şimdi Alanya'nın Kleopatra Plajı seni bekliyor; kumu ısıttın, tarihini öğrendin, artık gerisi denize atlamak. Yolun açık olsun, iyi bir tatil geçir.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Antalya’da Sağlık Turizmi Yatırımı – Olympos Health Resort Açıldı
Antalya sağlık turizmi konusunda önemli atakları son dönemlerde gerçekleştirmeye başladı. Çeşitli yatırımlar sayesinde İstanbul’un sağlık turizmi merkezi pozisyonu Antalya’ya doğru kaymaya başladı. Bu Antalya için oldukça güzel bir gelişme, bu yatırımların arasında da Olympos Health Resort en dikkat çeken yatırımlardan birisi. Alkolsüz Herşey Dahil Sağlık Oteli Yeni konsept olan 2 farklı alanın birleşimi Alkolsüz Herşey […]

Kaş Gezilecek Yerler – Antalya
“Kaş, tarih boyunca hep gözde olmuş bir yerleşim alanıdır.“ Antalya’nın en ayrıcalıklı beldelerinden biri Kaş. Simena ve Patara iki kol gibi uzanıyorlar yanında. Lykia’nın göz bebeği Kaş, Toros Dağları’nın gölgesinde, Antiphellos antik kentinin üzerine kurulmuş bir harikalar diyarı. Sıcak kanlı Kaş halkı, bütün o popüleritesine rağmen doğayı bakir tutmayı başarmış. İlçe bugünkü adını, yarımada şeklindeki sahilinden […]

Antalya Gezi Rehberi: Antik Kentler, Millî Parklar ve Sahiller
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi



