
Trabzon → Uzungöl
Trabzon merkezinden başlayıp Karadeniz sahilini doğuya izleyen, Sürmene ve Of'un çay coğrafyasından güneye kıvrılarak Solaklı Vadisi'nin derinlerine, Çaykara ve Uzungöl'e uzanan iki günlük dağ ve deniz rotası. 130 kilometrede Karadeniz sahilinden 1090 metre yükseltide bir göl aynasına ulaşırsın. Kısa mesafede iki farklı iklim, iki farklı kültürel doku bir arada.
Merhaba; ben Gül Dinç, Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberiyim. Bu güzergâhı TatilRehberi.org okurları için baştan kurguladım. Önümüzde 130 kilometrelik iki günlük bir yolculuk var: Trabzon merkezinden başlayıp Karadeniz sahilini doğuya doğru izleyecek, Sürmene'nin çay tarlalarından geçeceğiz. Of'ta güneye kıvrılıp Solaklı Vadisi'nin yeşil koridoruna gireceğiz. Çaykara'yı geçtikten sonra dağ patikaları bizi 1090 metre yüksekliğe, göl aynasının orada seni beklediği Uzungöl'e taşıyacak. Bu rota Karadeniz'in iki farklı yüzünü art arda göstermeye söz veriyor: birinci gün sahil boyunca çay tarlaları ve balıkçı barınakları, ikinci gün vadinin derinliklerinde ahşap camiler ve göl aynası. Yavaş sür; çünkü bu yol, varılacak yerden çok geçiş anlarıyla hatırlanır.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Trabzon → Uzungöl Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.
Trabzon'a ilk kez geldiysen sabah Ayasofya Camii'nden başla; 13. yüzyıldan kalma Bizans yapısı deniz kıyısında, Komnenoslar döneminden bugüne uzanan freskleriyle seni karşılıyor. Ben her geldiğimde önce Boztepe'ye çıkıyorum: şehir aşağıda amfitiyatr gibi uzanır, Karadeniz ufka karışır, hava açıksa Sürmene'ye kadar sahil şeridi görünür. Boztepe'den inince Meydan Parkı'na uğra, tarihi çay ocakları hâlâ aynı yerde. Uzun Sokak boyunca yürürsen 19. yüzyıldan kalma tüccar konaklarını sırayla görürsün; çoğu bugün küçük dükkanlara dönüşmüş ama üst katlarındaki ahşap işçiliği hâlâ ayakta. Şimdi anlatacağım şeyi kaçırma: Atatürk Köşkü şehrin batısında, çam ormanlarının içindeki üç katlı beyaz bir yapı; 1903'te bir tüccar tarafından yaptırılmış, 1937'de Atatürk'e hediye edilmiş. Bahçesindeki manzara terasından Karadeniz'i ve şehri tek karede görürsün. Trabzon'un çayı buradan başlar; çünkü rotamızın devamında geçeceğimiz Sürmene, Of ve Çaykara, Türkiye'nin çay coğrafyasının kalbi. Arabaya binmeden önce bir demli çay iç; sonraki 130 kilometre boyunca bu tadı ararsın.
Tavsiyem: Trabzon'da erken kalk. Şehir 09:00'a doğru trafiğe boğulur; özellikle sahil şeridi. 07:30'da Ayasofya bahçesinde neredeyse tek başına kalırsın, güneş denize vurur, o an başka bir şey. Boztepe'ye çıkmak için taksi tut, park bulmak akşam üzeri saatler alır. Yola çıkmadan önce arabanı Boztepe'nin altındaki bir istasyondan doldur; sahil hattında fiyatlar biraz yüksek, iç bölgede daha da yükselir.
Trabzon Trapezus adıyla MÖ 8. yüzyılda Miletos'lu Rum kolonistler tarafından kurulmuş. Bin yıl boyunca İpek Yolu'nun Karadeniz kapısı olarak işledi; Marco Polo 1295'te bu limandan Venedik'e dönüşünü yazdı. 1204'te Bizans Konstantinopolis'i düşünce Komnenos hanedanı buraya kaçtı ve Trabzon İmparatorluğu'nu kurdu; 257 yıl bağımsız bir devlet olarak yaşadı. 1461'de Fatih Sultan Mehmet şehri Osmanlı'ya kattı. Ayasofya Camii, tam da bu iki dönem arasındaki kültürel geçişin taş üzerinde okunabildiği bir yer.
- ›Sahil yolunda park yeri kısıtlı, sabah erken hareket et
- ›Boztepe teleferiği yok, taksi veya araçla çık
- ›Ayasofya'da fresk fotoğrafı flaşsız izinli
- ›Uzun Sokak yayalaştırılmış; araç bırakıp yürü
Burada Önerdiklerimiz
Ayasofya Camii
Bizans dönemi freskleriyle deniz kıyısındaki 13. yüzyıl yapısı.
Atatürk Köşkü
1903 yapımı beyaz villa; bahçesinden şehir ve Karadeniz manzarası.
Boztepe Panorama
Şehrin en yüksek doğal terası, tüm sahil ve limanı bir bakışta görebilirsin.
Trabzon Kalesi
Aşağı ve Yukarı Hisar bölümleriyle Komnenos dönemi savunma yapısı.
Meydan Parkı
Şehrin gündelik yaşam kalbi, tarihi çay ocakları ve çınar ağaçlarıyla çevrili meydan.
Trabzon'dan doğuya, Karadeniz Sahil Yolu D010 üzerinden çıkacaksın. İlk 20 kilometre şehrin banliyölerinde geçer; Arsin ve Yomra'yı sağa alarak sahili takip et. Deniz sağında, dağlar solunda, arada çay bahçeleri belirir. Araklı'yı geçtikten sonra manzara netleşir: yeşil yamaç, dalga sesi, çay hasadı yapan kadınlar. Sürmene'ye 42 kilometre. Yol pürüzsüz, iki şeritli sahil otobanı. Tek dikkat noktası: yaz aylarında yerel araçların ansızın kenar bantlara balık pazarı için durması. Sabah 10:00 civarı hareket ediyorsan Sürmene'ye 11:15 gibi varırsın; çarşıda çayın taze demli olduğu saat.
Sahil şeridi Yomra çıkışında hafif daralır; balık pazarı yakınlarında ani duruşlara dikkat.
Sürmene'ye girdiğinde denize açılan meydanda park et. Buranın en önemli yapısı Yakupoğlu Konağı; 19. yüzyılın ikinci yarısından kalma iki katlı ahşap Karadeniz konağı. Sürmene'nin bir zamanlar Karadeniz'in en zengin bakır ustalarına ve tüccarlarına ev sahipliği yaptığını bu konak tek başına anlatır: iç avlusu, işlemeli tavan süslemeleri, denize bakan ahşap balkonu hâlâ orijinal halinde. Konağın yanından sahile in; Sürmene bıçağı burada üretilir, tarihi ustaların dükkanları hâlâ üç sokaklık bir sıra oluşturuyor. Şimdi anlatacağım şeye dikkat et: Sürmene, Türkiye'nin ilk denizcilik lisesi olan Yıldızlı Denizcilik Lisesi'ne komşu; yat üretimi Karadeniz'de burada başlar. Balıkçı barınağının kenarında oturup demli çay iç; Sürmene çayı Türkiye'nin en yüksek asitli çaylarından, dilinde canlı bir tat bırakır. Sokak arasında bir düğün alayına denk gelirsen dur; horon burada oynanır, ayak vuruşları farklıdır. Sahildeki taş korkulukların üzerinde martıları besleyen çocuklar kırk yıldır aynı yerde.
Tavsiyem: Yakupoğlu Konağı hafta sonu ziyaretçilere daha açık, hafta içi ise dış cephesini görürsün. Konağın önündeki çeşmeden su iç; hâlâ dağdan geliyor, soğuk ve minerallidir. Sürmene bıçağı almak istersen usta atölyelerinden al, sahildeki turistik dükkanlar seri üretim satar. Yol üzerindeki büyük balık lokantası yerine limandaki balıkçılardan taze bir hamsi alıp yol kenarında pişirtebilirsin; usulüne uygun yerlerde küçük mangallar yakılır.
Sürmene adı Yunanca Sourmena; "yer altı geçidi" anlamına gelir ve MÖ 8. yüzyıldan kalma Miletos kolonizasyonu ile bölgeye yerleşen Rumlardan miras. Osmanlı döneminde bakır işçiliği ve gemi yapımı ile ün kazandı. 1923 mübadelesine kadar karışık bir Rum-Türk-Ermeni nüfus barındırıyordu; bugün ayakta kalan ahşap konakların çoğu bu döneme aittir. Yakupoğlu Konağı 2004'te restore edildi ve müzeye dönüştürüldü.
- ›Sürmene bıçağı almak için usta atölyelerine sor
- ›Balık pazarı sabah 07:00-11:00 arası açık
- ›Sahilde denize girme, akıntı kuvvetli
- ›Meydan çevresinde ücretsiz park alanı sınırlı
Burada Önerdiklerimiz
Yakupoğlu Konağı
19. yüzyıl ahşap Karadeniz konağı; iç işlemeleri ve denize bakan balkonu orijinal halinde.
Sürmene Sahili
Balıkçı barınağı ve taş korkuluk boyu Karadeniz manzarası.
Bıçak Ustaları Sokağı
Nesillerdir el yapımı Sürmene bıçağı üreten atölye sıraları.
Yıldızlı Denizcilik Lisesi
Türkiye'nin ilk denizcilik lisesi; dış cephe ziyaretiyle Karadeniz denizcilik tarihine bir bakış.
Sürmene'den çıkışta yine D010 sahil yolundasın. Denizin rengi yavaş yavaş koyulaşır; sığ mavi tonlarından derin lacivert şeritlere döner. Araklı ve Solaklı ovasını arkanda bırak. Of'a 26 kilometre. Bu koridorda dikkatini çekecek şey çay bahçelerinin çokluğu: her yamaç, her set, her tarla çayla kaplı. Mayıs-Ekim arası hasat dönemi, kadınlar sırtlarında sepetlerle çay toplarken göreceksin. Of'a girmeden önce Solaklı Deltası'nın Karadeniz'e döküldüğü noktayı geç; sağında geniş bir su ağzı belirir, martı kolonileri ve tatlı-tuzlu su karışımı burada özel bir ekosistem oluşturur. Of merkeze 45 dakika sürer, sahil yolu düz.
Çay hasat mevsiminde yol kenarında ani duruşlara ve yerel kamyonet trafiğine dikkat.

Of'a girdiğinde ilk göreceğin şey Solaklı Nehri'nin ağzıdır; denize doğrudan boşalır, iki yakasında balıkçı barınağı ve çarşı. Şehir küçük ama tarihi derin: Osmanlı döneminde bir Rum Ortodoks nüfusa sahipti, sonra kademeli olarak Türkleşti ve medrese kültürüyle Osmanlı ulemasına imamlar yetiştiren bir merkez oldu. Meydanda dur; Of Meydan Camii 18. yüzyıldan kalma, ahşap direkleri ve mihrabındaki oymalar Karadeniz mimarisinin klasik örneği. Meydan çayhanelerinde erkekler tavla oynar, dedeler kartlarla vakit geçirir; Of'un gündelik ritmi bin yıldır böyle. Buradan sahile yürüyerek 400 metre inersin; Karadeniz'in dalgaları taş kırıcılara çarpar. Of'un çayı Türkiye'nin en kaliteli çaylarından biri sayılır; asit oranı yüksek, tanen dengesi güçlü. Fabrika ziyaretine vaktin yoksa çarşıdaki eski bir çay dükkanına gir, satıcı sana yaprak kokusu koklattırır. Şimdi güneye kıvrılacaksın: Solaklı Vadisi buradan başlar, yeşil koridor seni Çaykara'ya, oradan Uzungöl'e taşıyacak. Sahil bölümü bitiyor, dağ başlıyor.
Tavsiyem: Of'ta uzun kalma; çarşıda 30-40 dakika yürüyüş, meydan camisinde bir tavaf yeterli. Solaklı Vadisi'ne girmeden önce arabanı buradan doldur; Çaykara'da benzin biraz daha pahalı, Uzungöl'de sadece bir-iki istasyon var. Meydanda çay iç ama yemek için Çaykara'yı bekle, yayla mantısı orada başlar.
Of adı, bölgedeki eski Rumca Ophis ("yılan") kelimesinden gelir; Solaklı Nehri'nin kıvrımlarına gönderme. Osmanlı döneminde 17-19. yüzyıllar arası çevresindeki köyler İstanbul medreselerine hafız ve imam yetiştirdi; "Of hocaları" Osmanlı ulemasının önemli bir kolunu oluşturdu. 1923 mübadelesinden önce nüfusun önemli bir bölümü Rum Ortodoks'tu; bugünkü çarşı dokusu bu iki kültürün üst üste geçtiği izleri hâlâ taşır.
- ›Benzin deposunu Of'ta doldur, iç bölge daha pahalı
- ›Meydan camisi ziyareti ücretsiz, ayakkabı çıkarılır
- ›Sahil boyu piknik alanı yok, Solaklı Deltası'nda dinlen
- ›Çarşıda sabah 10:00 sonrası kalabalık artar
Burada Önerdiklerimiz
Of Meydan Camii
18. yüzyıl ahşap Karadeniz mimarisi, kalem işi tavanı ve oymalı mihrabı.
Solaklı Deltası
Tatlı-tuzlu su karışımının oluşturduğu martı kolonili ekosistem.
Of Sahil Yürüyüş Yolu
Taş kırıcılar boyunca uzanan, dalga sesinin en yakından duyulduğu yürüyüş şeridi.
Solaklı Nehri Ağzı
Nehrin denize döküldüğü nokta; balıkçı barınağı ve çarşı bağlantısı.
Of'tan çıkışta D915 karayoluna sap; güneye, dağlara doğru. Yol Solaklı Vadisi'nin kenarını 40 kilometre boyunca izleyecek. Sağında nehir, solunda dik yamaçlar ve ahşap ev kümeleri belirir. İlk 10 kilometrede yol düz ve genişçe; sonrasında kıvrımlar başlar, hızını 60'ın altında tut. Uğurlu, Bölümlü, Ballıca köylerini geçerken küçük tabelalara dikkat et: bazıları yayla yollarına ayrılır ama bizim rotamız ana yolu izler. Yolda bulut tabakasına gireceksin: Solaklı Vadisi'nin mikro iklimi öyle, denizden 20 dakika sonra sisin içindesin. Farları aç, hızını düşür. Çaykara'ya 40 kilometre, yaklaşık 55 dakika.
Vadi girişinden itibaren ani sis ve dar viraj serisi; farları sürekli açık tut, hızı 60 altında tut.
Çaykara'ya girdiğinde iklim tamamen değişmiş olur; deniz seviyesinden yaklaşık 300 metre yukarıda, hava serin, çam kokusu belirgin. İlçenin en önemli yapısı Çaykara Merkez Camii; 18. yüzyıldan kalma, tamamı ahşap konstrüksiyonlu, geçme tekniğiyle inşa edilmiş bir Karadeniz yapısı. İçeride tavan süslemeleri kalem işi, ahşap mihrap el oymalı. Meydanda otur, yayla mantısı ye; hamuru elle açılır, iç harcında tereyağı ve kuru et olur, üstüne sarımsaklı yoğurt dökülür. Bu bölgede bir başka özellik: Çaykara halkının önemli bir bölümü iki dilli; Türkçe ve yerel Pontos Rumcası (Romeyka). Yaşlı kuşak günlük konuşmada hâlâ Romeyka kullanır; bu bin yıllık dil mirası UNESCO tarafından tehlike altındaki diller listesinde. Çarşıda dolaşırken dinle, farklı bir ses tonu duyarsın. Buradan Uzungöl'e 22 kilometre kalmış, ama ondan önce Sultan Murad Yaylası'na 40 kilometrelik bir yan gezi seçeneğin, ve daha önemlisi bu geceyi nerede geçireceğin sorusu var. Karar zamanı geldi.
Tavsiyem: Çaykara'da mantı yeme öğününü sakın atlama; yaylada aynısını bulamazsın. Meydan çevresinde küçük aile lokantaları taze hamuru sabah açar, öğle olduğunda tükenmiş olabilir. Merkez Camii ziyareti için ayakkabıları çıkar, ahşap zemin çok eski ve nemli havalarda kayabilir. Uzungöl'e çıkmadan önce arabanı bir kez daha kontrol et; son 22 kilometrenin son 8 kilometresi dik yokuş ve dar kıvrım.
Çaykara ve çevresi Bizans döneminde Trabzon Rum İmparatorluğu'nun iç bölgeleri arasındaydı. 1461'de Osmanlı fethinden sonra Türk-İslam nüfus yavaş yavaş yerleşti ama yerel Rum Ortodoks toplumu 1923 mübadelesine kadar bir arada yaşadı. Bugün konuşulan Romeyka lehçesi, doğrudan antik Yunancanın Attika koluna bağlanan; İstanbul Rumcasından çok daha arkaik bir yapıya sahip. UNESCO bu dili "kritik derecede tehlikede" olarak sınıflandırıyor.
- ›Yayla mantısı öğle vakti tükenebilir, erken sipariş ver
- ›Merkez Camii'nde fotoğraf flaşsız serbest
- ›Uzungöl yolunda son 8 km dik, düşük vitese geç
- ›Kasaba merkezinde ATM sınırlı, nakit hazırla
Burada Önerdiklerimiz
Çaykara Merkez Camii
18. yüzyıl ahşap yapı, çivi kullanılmadan geçme tekniğiyle inşa edilmiş.
Solaklı Vadisi Manzarası
Kasaba çıkışında vadinin en geniş açıyla görüldüğü yamaç.
Ataköy
Çaykara'ya bağlı ahşap ev kümeleriyle klasik Karadeniz köy dokusu.
Sultan Murad Yaylası (yan gezi)
40 km yan gezi mesafesinde tarihi yayla; Yavuz Sultan Selim'in İran seferinde konakladığı rivayet edilir.
Bu gece nerede kalacaksın; Çaykara mı, Uzungöl mü?
İki seçenek de sabah Uzungöl'de gölün başında olmanla sonuçlanıyor; fark, akşam ve gece atmosferinde. Çaykara daha sakin bir kasaba merkezi, Uzungöl ise göl kenarında turistik ama manzarası eşsiz.
Çaykara'dan Uzungöl'e 22 kilometrelik son parkur seni Solaklı Vadisi'nin derinlerine götürecek. İlk 14 kilometre nispeten düz; nehir kıyısı, çayır ve fındık bahçeleri. Sonra Şerah köyünden sonra keskin bir sağa dönüş ve tırmanış başlar. Yol daralır, iki araba yan yana zor geçer; virajlarda korna kullan. Son 8 kilometrede yükselti 300 metreden 1090 metreye çıkar; motor zorlanır, alçak vitese in. Sisli hava ihtimali yüksek, farları aç. Yol boyu şelaleler ve dere geçitleri belirir; birkaç park alanı var, dur ve fotoğraf çek. Uzungöl'e vardığında ilk göreceğin şey caminin minaresinin göl aynasında yansıyan siluetidir.
Son 8 km dik yokuş ve dar viraj; korna kullan, düşük vitese in, farları açık tut.

Vardık. Uzungöl'ün ilk manzarası birkaç saniye seni durdurur: göl uzun ve ince, iki yamaç arasında sıkışmış, üstünde ahşap Merkez Camii'nin gölgesi. Göl, 1600'lü yılların başında bir dağ heyelanının Haldizen Deresi'nin önünü kapatmasıyla oluşmuş, yani doğa yapımı bir baraj gölü, yaşı yaklaşık 400 yıl. Uzunluğu bir kilometreye yakın, genişliği 200 metre civarında, derinliği en fazla 15 metre. Çevresinde yürüyüş için taşıt yolu yapılmış, göl etrafını bir saatte yürüyerek turlarsın. Gölün doğu ucundan tırmanan patika seni Şerah Yaylası manzarasına çıkarır; 500 metre yükselti farkı, 45 dakikalık tırmanış, ödülü panoramik açı. Alaca-Karagöl-Balıklıgöl üçlemesine gitmek istersen 4x4 araç ve rehber gerekir, kendi başına çıkma. Göl kenarında oturup çay iç, göl aynası suyunda dağların yansımasını izle. Sabah 06:30-07:30 arası sisin dağılışını gör; bu bölge için "üç dakikada dört mevsim" derler; hava beklenmedik değişir. Camiden yükselen ezan sesi gölde iki kez yankılanır.
Tavsiyem: Uzungöl'e vardığında hemen park yerini seç; hafta sonu göl kenarı tamamen dolar. Restoran fiyatları göl manzarasına göre değişir, sokağın iç kısmında yerel fiyatlı ev pansiyonu mutfakları var. Alabalık meşhur; göl havuzunda beslenir, sipariş verdiğinde tazeliğini kendi gözünle görürsün. Şerah Yaylası yürüyüşüne çıkacaksan sabah 08:00'de yola koyul, öğleden sonra sisi bastırır. Su geçirmez ayakkabı ve rüzgar kesici mont hemen çantada olsun; yaz akşamları bile 12°C'ye düşebilir.
Uzungöl 1600'lerin başında oluşan bir heyelan bendi. Bölge 1980'lere kadar dış dünyaya kapalı bir yayla köyüydü; sadece Trabzon'un iç köylülerinin bildiği bir sırdı. 1990'ların sonunda Kültür Bakanlığı'nın turizm envanterine alındı, 2000'lerin başında Arap turistlerin keşfetmesiyle uluslararası bir destinasyon oldu. Bugün Trabzon'un en çok ziyaret edilen doğal alanı; yıllık ziyaretçi sayısı iki milyonun üzerinde.
- ›Sabah 06:30-07:30 arası sisin dağılışını izle
- ›Alabalık göl havuzundan taze; sipariş verirken sor
- ›Ayakkabı su geçirmez olsun, göl çevresi ıslaktır
- ›Nakit yanına al; bazı yerel işletmeler kart geçmez
- ›Yayla gezileri için 4x4 ve yerel rehber şart
Burada Önerdiklerimiz
Uzungöl
1600'lerde heyelanla oluşmuş 400 yıllık doğal göl, göl aynası fotoğrafları için ideal.
Uzungöl Merkez Camii
Göl kıyısında ahşap minareli cami; yansıması en tanıdık Uzungöl karesini oluşturur.
Şerah Yaylası Manzara Yolu
45 dakikalık tırmanışla ulaşılan yayla panoraması, Uzungöl'ün üstten görünümü.
Haldizen Deresi Kaynağı
Gölü besleyen derenin başlangıç noktası; yol boyu şelale kesitleri.
Uzungöl Manzara Terası
Yamaçta konumlanmış açık teras; gölün ve caminin tek karede fotoğrafı için önerilir.
İpuçları
- ✓Erken kalk; Karadeniz sisi öğleden sonra bastırır
- ✓Arabana çamurluk paspası koy, çay bahçelerinden sonra ıslaktır
- ✓Nakit yanına al, dağ köylerinde kart geçmez
- ✓Su geçirmez ayakkabı tercih et
- ✓Termos ve çay malzemesi al; yol boyu manzara molası
- ✓Depoyu Of'ta doldur, iç bölge daha pahalı
- ✓Yağmurluk her mevsim yanında olsun
- ✓Fotoğraf makinesinin pilini gece şarj et; konum bulmak zor
- ✓Yaz sonu Uzungöl için rezervasyon en az 3 hafta önce
- ✓Google Maps offline harita indir; Solaklı Vadisi'nde sinyal düşer
Uyarılar
- !Solaklı Vadisi son 8 km dik yokuş; yaz freni ısınır, alçak vitese in
- !Karadeniz sisi ani bastırabilir, farları her zaman aç
- !İlkbahar heyelan riski; yol kapanma haberlerini kontrol et
- !Göl çevresinde su altı akıntısı; yüzme yasak ve tehlikeli
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Karadeniz Sahilinden Solaklı Vadisi'ne
- 1Trabzon Ayasofya ve Boztepe panoraması
- 2Sürmene ahşap konakları ve bıçak ustaları sokağı
- 3Of Meydan Camii ve Solaklı Deltası
- 4Solaklı Vadisi sisli tırmanışı
- 5Çaykara Merkez Camii ve yayla mantısı
- 6Karar anı; konaklama tercihi
Uzungöl Sabahı ve Yayla Yürüyüşü
- 1Sabah 06:30 gölün sis kalkışı
- 2Uzungöl Merkez Camii çevresi ve göl aynası
- 3Göl etrafı bir saatlik yürüyüş
- 4Şerah Yaylası tırmanışı (45 dakika)
- 5Göl havuzundan taze alabalık öğle yemeği
- 6Haldizen Deresi kaynağı ziyareti
Trabzon - Uzungöl hakkında
merak edilenler
Molasız 1 saat 38 dakika, ancak Sürmene, Of ve Çaykara duraklarıyla neredeyse tam gün ayırman gerekir. İki günlük programda ilk gün duraklar arası ilerlemek, ikinci gün Uzungöl gezisi için ayırmak ideal.
Sadece gölü görmek için yarım gün yeter. Yayla yürüyüşü ve Şerah ile Sultan Murad yaylalarına çıkmak istersen 2 gece planla. Fotoğraf tutkunlarına sabah ve akşam ışığı için minimum 1 gece.
Haziran-Eylül arası açık hava ve sis en az. Ekim'de sonbahar renkleri muhteşem ama yol dikkat gerektirir. Aralık-Mart karla kaplı olabilir, yol zaman zaman kapanır, kış turizmine hazır olmak gerekir.
Farları her zaman aç, hızını 30-40 km/h'e düşür ve şerit çizgisini takip et. Solaklı Vadisi'nde ani sis bastırır, panik yapma, en yakın park alanına çek ve dağılana kadar bekle. Genelde 20-30 dakikada açılır.
Kendi aracın veya kiralık en rahatı, yol boyunca istediğin yerde durabilirsin. Toplu taşımayla Trabzon-Of-Uzungöl aktarmalı 3-4 saat sürer ve manzara duraklarını kaçırırsın. Uzungöl'de park sınırlı, dağ patikaları için kompakt araç ideal.
Evet, yol iyi asfaltlı ve duraklar güvenli. Ancak son 8 km dar ve virajlı, arka koltuk oturuşuna dikkat. Uzungöl'de göl çevresi yürüyüşü çocuk dostu ama Şerah Yaylası tırmanışı 6 yaş üstü çocuklara göre.
Karadeniz mutfağı balık ve et ağırlıklı olsa da sebzeli fırın, mihlama, karalahana çorbası ve muhlama yaygın. Uzungöl restoranlarının çoğunda vejetaryen seçenek var, önceden sormak faydalı.
Sabah 06:30-08:00 arası göl aynasında sis kalkarken, akşam 18:00-19:30 arası ışık altın rengine döner. Öğle vakti düz ışık nedeniyle çekim düz kalır. Caminin yansıması için rüzgarsız sabah şart.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
Geldik. Trabzon'dan Uzungöl'e 130 kilometre, 2 gün, 5 durak. Karadeniz sahilinde Sürmene'nin ahşap konaklarını ve Of'un çay kokulu meydanını gördük. Çaykara'nın tarihi ahşap camisi önünde durup Solaklı Vadisi'nin yamacındaki köyleri seyrettik. Şimdi göl kıyısında bir bardak taze çayla otur ve suyun aynasında dağların dalgalanışını izle; bir sonraki rotamızda görüşmek üzere.
Yolculuğa Devam Et
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


