
Merhaba; ben Gül Dinç, kokartlı tur rehberi. TatilRehberi.org için Muş'tan Van'a 220 kilometrelik bu iki günlük rotayı senin için kurguladım. Muş Ovası'nın açık sarısında başlayacağız, Bitlis Kalesi'nin altından geçip Van Gölü'nün batı kıyısında Tatvan'da soluklanacağız. İkinci gün Nemrut Kalderası'nın dibindeki tatlı su gölüne bakıp Akdamar Adası'ndaki bin yıllık kiliseye feribotla geçeceğiz, sonra Van Kalesi'nde günü kapatacağız. Yol boyunca altı durak, iki gece; biri Tatvan'da göl kıyısında, öbürü Van merkezde. Volkanik yükseltiler, bal kokusu, Urartu duvarları ve Türkiye'nin en tuzlu su havzası. Hazırsan koltuğa yerleş.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Muş → Van Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Sabah Muş'ta başlıyorsun. Şehir, denizden 1.320 metre yüksekte, ovanın kuzey ucunda yaslanmış. Önce Ulu Cami'ye uğra; Selçuklu döneminden, 13. yüzyıl başlarına tarihlenen bu yapının minberi ceviz oymacılığının en sade örneklerinden biri; içeriye girip minberin gölgesine dik, işçiliğin farkı orada belli olur. Sonra iki sokak yürüyüp Murat Paşa Camii'nin avlusuna geç; 1729 yapımı, kapı üstündeki taş bezeme yerel ustaların hala aynı motifleri işlemesine ilham veriyor. Buradan sonra otoparka dön ve doğuya, ovaya bak. Muş Ovası senden itibaren 80 kilometre boyunca uzanıyor; yaz sonunda buğday hasadı biterse anız kokusuyla, ilkbaharda kardan yeni kurtulmuşsa toprağın mineral kokusuyla karşılaşırsın. Ovanın hemen ardında dişleri sıralı gibi görünen dağlar Bitlis'e doğru yükseliyor; birazdan onların altından geçeceğiz. Ben her Muş çıkışımda ilk çeyrek saati radyoyu kısık tutar, ovayı seyrederim. Buranın sesi bu; geniş, sakin, henüz turizmin dokunmadığı bir sabah. 220 kilometrelik yolun ilk kilometresini burada başlatıyoruz, Van Kalesi akşama gelmez, iki gün var elimizde.
Tavsiyem: Ulu Cami ziyaretinden sonra karşısındaki çay ocaklarından birinde bir çay iç. Muş çayı Rize'den geliyor ama demleme suyu farklı; kireç oranı çok düşük, çay burada başka içiliyor. Sabah 9'daki ilk çay seni Bitlis'e kadar dinlendirir, kahve arayışı boşuna zaman kaybettirir. Bir de eve dönüşte hatırlanacak bir alışverişse önerim: Bitlis'e girerken göreceğin dağ balı değil, Muş çıkışında peynircilerin sabah 8'e kadar sergilediği pastörize olmayan otlu peynir. Hangi tezgahtan alacağın önemli değil, yaklaşıp koklayarak seç.
Muş'un adı bir görüşe göre Ermenice bir kişi adından, bir başka görüşe göre 'sisli yer' anlamındaki sözcükten gelir. Şehir, tarih boyunca Urartu, Med, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerini gördü; 1071 Malazgirt Savaşı öncesinde bölgede Bizans komutanlığı vardı. Malazgirt zaferinden sonra Selçuklu, ardından Ahlatşahlar, sonra Akkoyunlu ve Safeviler dönemleri geldi; Osmanlı hakimiyeti 16. yüzyıl başında Yavuz Sultan Selim'in doğu seferi ile pekişti. Muş Ovası'ndaki höyük kalıntıları bölgede Neolitik dönemden yerleşim olduğunu gösteriyor.
- ›Sabah namazından sonra Ulu Cami açıktır, iç mekan serindir.
- ›Şehir merkezine giden Cumhuriyet Caddesi sabah 10'a kadar rahat.
- ›Muş çıkışında D300 karayoluna gireceksin, tabelalar Bitlis yönüne.
Burada Önerdiklerimiz
Muş Ulu Camii
Selçuklu döneminden, 13. yüzyıl başlarına tarihlenen Ulu Cami; ceviz oymacılığı minberi ve taş mihrabıyla bilinir.
Murat Paşa Camii
1729 yapımı Osmanlı dönemi camisi; kapı üstündeki taş bezeme yerel ustaların motiflerinin kaynağı.
Alaeddin Bey Camii
Selçuklu dönemi taş işçiliğinin bir başka örneği; sade ama oranları ustaca çizilmiş bir yapı.
Muş Etnografya Müzesi
Bölgenin dokumaları, gündelik eşyaları ve Muş Ovası'nda bulunmuş Urartu dönemi buluntularını sergiliyor.
Muş Kalesi kalıntıları
Şehir merkezine yakın bir tepe üstünde Bizans ve Selçuklu katmanlarını taşıyan kale kalıntısı.
Muş çıkışında D300 karayoluna gireceksin; Bitlis'e 85 kilometre, tahmini 1 saat 10 dakika. İlk 30 kilometre ova düz gider, sağında Muş Ovası uçsuz görünür. Sonra yol yavaşça yükselmeye başlar; Rahva boğazına yaklaşırken sağ yamaçta terasla ekilmiş küçük tarlaları göreceksin, arıcılık yaygın olduğu için kovan gruplarına da rastlarsın. Yaklaşık 50. kilometrede Rahva'yı geçince Bitlis Vadisi'ne inişe başlar; iniş dolambaçlıdır, üç adet keskin sağ virajı olan bir bölüm var, hızını sabit tut. Bitlis'e girerken şehri sağında derin bir vadide görürsün; yol vadinin üst kotundan geçer, ilk çıkış Bitlis merkez tabelasını takip et.
Rahva boğazından sonraki iniş kışın buzlanır, yaz sonunda bile sabah 8'den önce kaygan olabilir.

Bitlis'e girer girmez yolun sağa döndüğü noktada karşına Bitlis Kalesi çıkar. Kale, kentin adını da veren şehri kucaklayan bir kaya kütlesinin tepesinde; Urartu döneminden kalan temeller üstüne Bizans, Selçuklu ve Akkoyunlu katmanları eklenmiş. Yukarı çıkıp aşağıya baktığında iki tarafın nasıl birleştiğini, evlerin kayaya yapıştığını görürsün; kartpostal fotoğrafı için sabah ışığı en doğru saati. Kaleden inip İhlasiye Medresesi'ne yürü. 1589 yılında Şeref Han tarafından yaptırılmış bu medrese, geniş avlusu ve iki katlı odalarıyla dönemin kültürel merkezlerinden biriydi. Girişteki taş işlemeyi mutlaka gör; yerel bazalttan oyulmuş ve ayrıntısı hala keskin. Buradan sokaklara dal. Bitlis dar ve dikeydir, taş evler birbirinin üstüne binmiş gibi durur. Şerefiye Külliyesi ve Gökmeydan Camii aynı yürüyüş rotasında; yürürken ayakkabının tabanı düşünme, yol tümüyle taş döşeli. Bitlis'in ünü bal üzerinedir. Şehrin çevresindeki dağ meraları; özellikle güneydeki Tatvan yolu üzeri; Türkiye'nin en tanınmış kekik ve çiçek balı bölgelerinden. Bal cameriyaları merkezde sıralanır. Fakat tercih zor; işi olan esnafa sor, kavanozun kapağını açtırıp koklayarak seç. Şeker atılmamış bal, kabında saydam ve akıcıdır; çok bulanık ve çok koyu olanları geri çevir.
Tavsiyem: Bitlis'te iki saatten fazla kalma. Şehir gördüklerinin dışında ekstra bir vitrin sunmuyor ve öğle güneşinde kale çıkışı hızla ısınıyor. En doğru sıra: önce kale (sabah gölgesi), sonra medrese (öğle güneşine yakın avlu), sonra çarşı için 30 dakika. Bal alırken pazarlık standart; ilk fiyattan yüzde 15-20 aşağı gerçekçi. Cam kavanoz istiyorsan söyle, aksi hâlde plastik kap veriyorlar ve yolda ısınıp akabiliyor. Öğlen molası vermek istiyorsan büryan kebabı yöresel yemektir, hangi ocağa gireceğini yerel halka sor.
Bitlis, Urartu döneminden itibaren Van Gölü havzasının batı geçidini kontrol eden stratejik bir yerleşim olarak öne çıkmıştır. Şehir, 1207-1839 arasında yaklaşık 632 yıl boyunca Şerefhanlı beyliğinin merkezi olarak yarı özerk bir statü korudu; bu dönem medreseler, hanlar ve camilerle kültürel bir zenginlik dönemidir. Şerefname adlı Kürtçe tarih kitabı, bu beyliğin en tanınmış hükümdarı Şeref Han tarafından 1597'de burada yazılmıştır. Osmanlı egemenliği altında da bir sancak merkezi olarak korunmuş, 20. yüzyılda vilayet statüsü kazanmıştır.
- ›Sokaklar yürüyerek gezilir, araç bırakılacak yer merkez otoparkı.
- ›Kale çıkışı 15 dakikalık dik yol, uygun ayakkabı şart.
- ›Bal alırken kavanozun kapağını açtır, kokla, akıcılığı kontrol et.
Burada Önerdiklerimiz
Bitlis Kalesi
Urartu temelleri üstüne Bizans ve Selçuklu katmanları eklenmiş kale; şehri bir kaya üstünden kuşatır.
İhlasiye Medresesi
1589 yılında Şeref Han tarafından yaptırılan medrese; bazalt taş oymacılığının en güzel örneklerinden.
Şerefiye Külliyesi
16. yüzyıl Osmanlı klasik dönem külliyesi; camii, medrese ve türbeden oluşur.
Gökmeydan Camii
Bitlis merkezde dar sokakların içinde saklı, Akkoyunlu dönemi taş işçiliği sergileyen küçük ölçekli camii.
Bitlis Ulu Camii
Şehrin en eski camilerinden biri; Artuklu ve Selçuklu dönemi izleri taşıyan mimarisiyle bilinir.
Bitlis Etnografya Müzesi
Şerefiye Külliyesi bünyesinde; Şerefhanlı beyliği dönemi el yazmaları ve gündelik eşyaları sergiliyor.
Bitlis'ten çıkıp doğuya döndüğünde D300 seni Van Gölü'ne indirir. İlk 15 kilometre vadi boyu, ardından dağların arasından açılıp göl karşına çıkar; bu ilk manzarayı kaçırma, sağdaki bakış terasında birkaç saniyeliğine yavaşla. Van Gölü, Türkiye'nin en büyük gölü ve dünyanın en tuzlu su havzalarından biri; sodalı suyu güneş vurduğunda süt gibi turkuaza döner. Tatvan'a girmeden 3 km önce sol yamaçta Nemrut Kalderası'nın silüetini görürsün; birazdan orada karar vereceksin. Tatvan merkez tabelası kesişimden çık; iskele ve tren istasyonu ana caddede sıralanmış, park için sahil boyu boş.
Vadi çıkışında üç kısa tünel var, birinde tek şerit; hız 60.

Tatvan, Van Gölü'nün batı ucunda küçük ama önemli bir liman. Ana caddeden sahile ineceksin; burada iki şey yapabilirsin: birincisi eski feribot iskelesi, TCDD tarafından işletilen ve Van'a demiryolu vagonu taşımak için 1970'lerde kurulmuş bir hattın kalıntısıdır. İskele bugün sınırlı sefer yapıyor ama bekleme salonunun içinde eski Van-Tatvan feribotu maketleri asılı; 30 dakikalık bir müze ziyareti gibi. İkinci mola noktası sahil parkı. Göle karşı geniş bir yeşil bant; bank sırasına otur, elini suya bandır. Fark edeceksin; Van Gölü'nün suyu sabun gibi kaygan, çünkü sodyum karbonat oranı çok yüksek. Yanında havlu bulundur, ellerini yıkayacak temiz su bulmak sahilde zor. Öğleden sonra Nemrut Kalderası'na çıkmak istersen buradan yolu 25 km yukarı sürmen gerek; ovadan ayrılıp krater yükseltisine tırmanmak yaklaşık 45 dakika alır. Ya da bu geceyi Tatvan'da kısa tutmak, sabah erken Akdamar'a yönelmek istiyorsan Nemrut'u atlayabilirsin. Karar senin, akşamı ve sabahı bu yönlendirir. Gecelik konaklama Tatvan sahilinde. Şehir merkezine yakın kalırsan yemek için de yürüme mesafesindesin. Van kahvaltısına yarın sabah var; bu akşam hafif bir yemek, göl kıyısında.
Tavsiyem: Tatvan sahilinde akşam hava serin olur, göl yüzeyindeki nem 3-4 derece düşürür sıcaklığı. Yanına ceket al. Sahilde canlı balıkçı tezgahı yok ama merkezdeki lokantalarda inci kefali (Van Gölü'ne endemik) mevsimindeyse tabakta bulunur; Nisan-Haziran arası. Diğer aylarda alabalık yaygındır. Bir de kahvaltıya not: Van kahvaltısı ünlü ama Tatvan'da da başlar, otelinin kahvaltısı otlu peynir + kaymak + murtuğa + çay üçlüsünü sunuyorsa Van'daki büyük kahvaltı salonlarına gerek kalmaz; orada asıl fark porsiyon çeşitliliği.
Tatvan, Osmanlı döneminde 'Watwan' olarak geçen bir liman yerleşimi; adı Süryanice 'sıcak su' sözcüğünden geldiği düşünülür. 1930'larda Türkiye Cumhuriyeti'nin doğu ulaşımını güçlendirme politikası çerçevesinde tren hattı Tatvan'a kadar uzatılmış, 1974'te Van Gölü feribot işletmesi kurularak İran'a giden demiryolu bağlantısı Tatvan-Van feribotu üzerinden sağlanmıştır. Bu hat, Türkiye'nin en uzun süre işletilen tren-vapur bağlantılarından biri olarak kayıtlarda yer almıştır.
- ›Sahilde göl suyuna girme, sodyum oranı yüksek, cildi kurutur.
- ›Otelde otopark güvenli, sahil parkı yanı gece kalabalık değil.
- ›Sabah 6:30 gündoğumu göl üzerinde parlar, fotoğraf için o saat.
Burada Önerdiklerimiz
Tatvan Feribot İskelesi
1970'lerde kurulan tren-vapur hattının merkezi; bekleme salonunda eski feribot maketleri sergilenir.
Tatvan Sahil Parkı
Van Gölü kıyısında geniş yeşil bant; günbatımı ve gündoğumu için bank sıraları.
Tatvan Tren İstasyonu Tarihi Binası
Cumhuriyet dönemi demiryolu mimarisinin bir örneği; TCDD hattının doğu ucunda konumlanır.
Tuğ Vadisi
Bitlis-Tatvan arasında derin bir vadi; ana yoldan gözlenebilir, jeolojik açıdan dikkat çekici.
Tatvan Halk Plajı
Sahilde belirlenmiş halk plajı bölgesi; yüzme önerilmez, ama göl kıyısında yürüyüş için elverişli.
Öğleden sonrayı Nemrut Kalderası'na çıkarak mı, yoksa Tatvan sahilinde erken dinlenip yarın sabah Akdamar'a doğrudan yönelerek mi geçireceksin?
Nemrut Kalderası Tatvan'a 25 km, gidiş-dönüş 50 km ve yaklaşık 3 saatlik bir yan gezi. Bu, gün planına bakıldığında bugün öğleden sonra ya da yarın sabah erken saatlerde yapılabilir. İki seçenek de aynı akşam Van'da bitiyor; sadece hangi molayı ne zaman aldığın değişir.
Tatvan merkezinden batıya, ardından kuzeye dönerek Nemrut Kalderası yolu tabelalarını takip et; 25 kilometre ama son 15 kilometre volkanik yamaç yükselişi olduğu için 45 dakika sürer. Yol asfalt ama dar; yer yer tek şerit, bir aracın karşıdan gelmesi durumunda cep alanları var, sabırlı ol. Yükseldikçe hava serinler, ağaç örtüsü seyrelir ve son 3 kilometrede krater kenarına vardığında panoramik alan açılır. Krater ağzına araçla iki noktadan yaklaşılabilir: kuzey manzara terası (yol kenarında park) ve krater içine inen patika başlangıcı. İkisi arasında 1.5 km fark var.
Krater yolunda benzin istasyonu yok, çıkış öncesi Tatvan'da dolum yap. Kış aylarında (Kasım-Nisan) yol kar nedeniyle kapanabilir.

Nemrut Kalderası, senin bildiğin Adıyaman'daki Nemrut Dağı ile karıştırılmamalı; bu, Van Gölü'nün kuzey kıyısında, Tatvan'ın yukarısında bir volkanik krater. Türkiye'nin en büyük, dünyanın ikinci büyük kalderası; çapı yaklaşık 7 kilometre. Volkan son büyük patlamasını MÖ 250 civarında yapmış ve Van Gölü havzasının bugünkü şeklini büyük oranda o dönemin lav akıntıları belirlemiş. Krater ağzına vardığında iki farklı manzara seçeneğin var. Kuzey manzara terası daha yaygın olarak fotoğraf noktası; buradan aşağıya bakınca krater çukurunun tabanında iki büyük göl görürsün. Büyük olanı soğuk Nemrut Gölü, tatlı su; küçüğü ise İlıca Gölü; jeotermal kaynak nedeniyle suyu 60 dereceye kadar çıkabiliyor. Kraterin içine bir patika iniyor; yürüyerek 40 dakikada tabana varılır, çıkış 1 saatten fazla. Zamanın kısıtlıysa yukarıda kalıp dürbünle bak, iniş yapmadan da manzara güçlü. İçeriye inersen tabandaki küçük orman; kayın ve huş ağırlıklı; krater ekosistemini ısıtan bir mikroklimanın ürünü. Kraterde kalırken rüzgara dikkat: yükselti nedeniyle yaz aylarında bile hava serin, öğleden sonra rüzgar sertleşir. İçeri iniyorsan yanında su ve hafif yağmurluk taşı, dönüş yolunda soğuk yakalayabilir.
Tavsiyem: Krater içine inmek istiyorsan öğleden önce başla. İniş güneşi arkana alır, dönüşte de gölgede kalırsın. Zorlanacağını düşünüyorsan ya da diz problemi varsa yukarıda kal; kuzey terasından bakınca zaten manzara tam görünür, iniş bonus. Bir de fotoğraf notu: krater göllerini iyi çıkarabilmek için 10:00-14:00 arası ışık dikey, o saatte iniş yaparsan gölün rengi belli belirsiz açılır. Erken sabah veya öğle sonrası ışığında göl daha canlı renkli görünür.
Nemrut Volkanı, MÖ 250 civarında yaşanan büyük bir patlamayla mevcut kaldera şeklini almıştır; bu patlamanın Van Gölü'nün tuz ve mineral kompozisyonunu belirlediği düşünülür. Volkan tam anlamıyla sönmüş değildir; kraterin kuzey kesimindeki jeotermal aktivite İlıca Gölü'nün sıcaklığını sürekli beslemektedir. 1441'de kraterin güneybatı yamacından son kaydedilen tarihi lav akıntısı gerçekleşmiş, o günden bu yana volkanik aktivite hidrotermal düzeyde devam etmektedir. Krater 2002'de doğal koruma alanı ilan edilmiştir.
- ›Yükseklik 2.500 m, güneşe karşı şapka lazım.
- ›Krater içine giden yolda dinlenme alanı yok, kendi suyunu al.
- ›İlıca Gölü kıyısında yüzme yok, sıcak nokta 60 derece.
Burada Önerdiklerimiz
Nemrut Kalderası Kuzey Manzara Terası
Krater göllerinin ve içerideki ormanın en geniş görüldüğü nokta; park alanı yol kenarında.
Nemrut Gölü (Tatlı Su)
Krater tabanındaki büyük soğuk göl; tatlı su, çevresinde yürüyüş patikaları.
İlıca Gölü (Sıcak Su)
Jeotermal kaynaklı sıcak göl; suyu 60 dereceye çıkabilir, yüzme yasak.
Krater İçi Orman
Kraterin sıcak mikroklimasında yetişen kayın ve huş ormanı; volkanik jeolojinin ilginç örneği.
Volkanik Kayaç Gözlem Noktası
Kalderanın güney yamacında lav akıntısı izleri görülebilen açık kayaç yüzeyi.
Krater kenarından inişe geç, Tatvan'a dönüş 25 km. Tatvan'da D300'e yeniden gir ve Van Gölü'nün güney kıyısı boyunca doğuya devam et. Yol boyunca sağ tarafın göl olarak açılır; Türkiye'nin en büyük gölünün kıyısında 60 kilometre boyunca sürüş, rotanın en manzaralı bölümlerinden. Gevaş tabelasına 60 kilometrede varırsın; ilçe merkezine girmeden hemen önce sağa dönen kısa bir yol Akdamar iskelesine iner. İskele sahilde, park yeri açık. Feribot seferleri saatlik değil, dolduğunda kalkıyor; genelde 20-30 dakika beklersin.
Sahil yolu boyunca sağdan çıkan tabelalarda 'Akdamar Kilisesi' işareti var; ana yola paralel değil, sahile inen kısa bir sapma.

Akdamar Adası'na Gevaş sahilinden feribotla geçiyorsun; feribot 20-25 dakika sürüyor ve göl üzerinde küçük bir yolculuk. Ada, Van Gölü'nün güney kıyısına 3 kilometre uzaklıkta, çevresi yaklaşık 2 kilometre olan bir kaya kütlesi. Adanın tek yapısı Kutsal Haç Kilisesi; Ermenice adıyla Surp Haç. 915-921 yılları arasında Vaspurakan Krallığı'nın hükümdarı I. Gagik tarafından yaptırılmış. Yapıyı özel yapan iç kısmı değil, dış duvarlarının tamamına oyulmuş İncil ve Eski Ahit sahneleridir: Adem ve Havva, Yunus ile balina, Davut ile Golyat, Samson'un aslanı yenmesi, Meryem Ana ile İsa. Duvarlara dolan bu kabartma anlatı, 10. yüzyıl Ermeni taş oymacılığının en büyük ve en iyi korunmuş örneklerinden biri. Bakışını doğu duvarında Golyat sahnesine odakla; savaş anındaki elin gerilimi hala keskin. Kilise 2007'de restore edildi ve 2010'dan itibaren yılda bir kez ayin yapılmasına izin veriliyor. Yılın ilk pazarı Eylül ayında, dünyanın dört bir yanından Ermenilerin geldiği bir gündür; o hafta feribot çok yoğun olur, mümkünse başka bir tarihte git. Kilisenin çevresi badem ağaçlarıyla kaplı; adanın adı zaten 'badem adası' anlamındaki eski Ermeni isimine dayanır. Mart-Nisan'da çiçek açtığında ada bembeyaz görünür, fotoğrafın en güzel dönemi bu.
Tavsiyem: Feribotta yerini iyi seç; sağ tarafa otur, ada tepesi yavaş yavaş büyür ve kilise silüetini erken görürsün. Adada tuvalet var ama sınırlı, feribot iskelesinden önce planla. Fotoğraf için en güzel açı adanın kuzeybatı köşesinden; kilise sabah ışığında altın renginde parlar. Feribot dönüşünü 90 dakika sonrasına ayarla; adayı gezmek 60 dakika, badem ağaçları altında bir mola 30 dakika yeter. Bir de kabartmaları izlerken saatinden emin ol: kilisenin çevresini tam bir tur yürümek şart, çünkü sahneler dört ayrı cephede.
Vaspurakan Krallığı, 908-1021 yılları arasında Van Gölü havzasında hüküm süren bir Ermeni krallığıdır. Akdamar Kilisesi bu krallığın kraliyet kilisesi olarak inşa edilmiş, aynı zamanda katolikosluk merkezi olarak Ermeni Kilisesi'nin en yüksek dini otoritelerinden birine ev sahipliği yapmıştır. Kilise, 1113-1895 yılları arasında Van patrikliğinin merkezi konumundaydı. 20. yüzyıl başlarında terk edildi; 1951'de yıkım kararı alındıysa da yazar Yaşar Kemal'in girişimiyle karar iptal edilmiş, kilise korumaya alınmıştır. 2005-2007 restorasyonu Kültür Bakanlığı tarafından yürütülmüştür.
- ›Feribot bileti iskelede alınır, kredi kartı çalışıyor.
- ›Adada gölge alanı sınırlı, şapka gerekli.
- ›Kilisenin içine ayakkabıyla girilir, taş zemin serindir.
Burada Önerdiklerimiz
Akdamar Kilisesi (Kutsal Haç)
915-921 arası inşa edilmiş Ermeni kilisesi; dış duvarlarındaki İncil kabartmalarıyla dünyada eşsiz.
Akdamar Adası Tarihi Mezarlık Kalıntıları
Kilise çevresinde 10.-15. yüzyıllara ait mezar taşları; Ermeni yazıtları ve sembolleri işlenmiş.
Gevaş Sahil Terası (Feribot İskelesi Öncesi)
Van Gölü'ne bakan geniş sahil; adayı ve kilise silüetini kıyıdan görebileceğin en iyi nokta.
Halime Hatun Kümbeti
1358 tarihli Karakoyunlu dönemi türbesi; sekizgen planı ve taş oymacılığıyla Gevaş merkezde.
Gevaş Tarihi Mezarlığı
Karakoyunlu dönemi Türk-İslam mezar taşlarının en zengin örneklerinden biri; koç ve koyun figürlü sandukalar.
Gevaş iskelesinden ayrıldıktan sonra D300 seni Van'a taşır. 40 kilometre, çoğu düz sahil yolu; sağdan göl, soldan tarlalar ve zaman zaman küçük yerleşimler geçer. Yol boyunca Van Kalesi'nin dik kaya kütlesi bir noktada karşına çıkar; şehre girmeden 5 kilometre önce silüeti görünmeye başlar, Urartu döneminden bugüne aynı yerde duran o büyük taş yığınıdır. Van merkeze girerken E99 çevre yolu ile şehir içi tabelaları ayrılır; şehir içine gir, kaleye yakın park bul. Akşam yaklaşıyor, ilk iş kaleye çık.
Van'a girerken sol taraftaki sanayi bölgesinden geçilir, trafiğe hazırlıklı ol.

Van'a ulaştın. Bu şehir sana iki büyük vaat sunuyor; biri Van Kalesi, öbürü Van kahvaltısı. Kaleye ilk gün akşamı çık. Kayalık tepe 1.727 metre yükseklikte, üstüne çıkış merdiven ve rampalarla yaklaşık 30 dakika. Kale, MÖ 9. yüzyılda Urartu Kralı I. Sarduri tarafından kurulmuş; Tuşpa (Van'ın Urartuca adı) o dönemin başkentiydi. Kayanın güney yüzünde çiviyazılı I. Sarduri yazıtları var; kalenin batı sur duvarında gördüğün taş bloklar 2.700 yaşında. Kalenin en büyük vaadi manzara. Batıya baktığında bugün 'Eski Van' denilen ovada aslında 1915'e kadar şehrin merkezi vardı; birinci dünya savaşında yıkılmış ve şehir bugünkü yerine; kalenin doğusuna; 1920'lerde taşınmıştır. Ova hala eski Van kalıntılarını taşıyor; camii temelleri, sokak izleri, kayıp bir şehrin haritası. Akşamı Van merkezde geçir. Yarın sabah; planında olsun; bir Van kahvaltısı. Otlu peynir, kaymak, murtuğa, cevizli çilek reçeli, tereyağı, kete, tandır ekmeği. Şehirdeki büyük kahvaltı salonları sabah 7'de açılır; kalabalık 9'da başlar, mümkünse erken saatte git. Vardık: 220 kilometre, iki bin yıl geriden bugüne.
Tavsiyem: Kale çıkışını akşam güneşine ayarla. Batı sur duvarından güneşin batışına bakmak, hem eski Van ovasını hem gölü kızıla boyalı görmek anlamına gelir; günün en güçlü fotoğrafı burada çıkar. İniş yolu kayalıklı, ayakkabın sağlam olsun, gece dönüşü için el feneri (telefon lambası yeterli) düşün. Van kedisini görmek istiyorsan Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünde Van Kedisi Araştırma ve Koruma Merkezi ziyarete açık; sabah 9-16 arası gidebilirsin, ücretsiz. İki farklı göz rengi olan kediler orada yaşıyor.
Van Kalesi, MÖ 9. yüzyılda Urartu Krallığı'nın kurucusu I. Sarduri tarafından başkent Tuşpa'nın merkezi olarak inşa edilmiştir. Kale kayasının güney yüzündeki çiviyazılı yazıtlar, Urartu kralları I. Sarduri, İşpuini ve Menua'nın hükümdarlıklarını belgeleyen en erken kaynaklardır. Urartu Krallığı MÖ 585 civarında Med Krallığı tarafından yıkıldıktan sonra kale Pers, Ermeni, Selçuklu, Osmanlı egemenliklerine sahne olmuştur. Kale kayasının batısındaki 'Eski Van Şehri' 1915 Van kuşatması sırasında büyük ölçüde tahrip olmuş, günümüzdeki Van şehri 1920'lerden itibaren kalenin doğusundaki yeni yerine inşa edilmiştir.
- ›Kaleye çıkış merdivenleri dik, uygun ayakkabı şart.
- ›Van kahvaltı salonları erken açılır, sabah 8-9 arası daha rahat.
- ›Van Müzesi Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünde, adres için harita şart.
Burada Önerdiklerimiz
Van Kalesi (Tuşpa)
MÖ 9. yüzyılda Urartu Kralı I. Sarduri tarafından kurulmuş kale; kayada çiviyazılı yazıtlar bulunur.
Eski Van Şehri Kalıntıları
1915'e kadar şehrin merkezi olan ovadaki cami ve sokak kalıntıları; kalenin batı yamacından erişilir.
Van Müzesi
Urartu dönemi taş eserleri, çiviyazılı tabletler ve bölgeye ait etnografik koleksiyonlar sergilenir.
Hüsrev Paşa Camii
1567 yılında Mimar Sinan geleneğinde inşa edilmiş klasik Osmanlı camisi; şehir merkezinde.
Kaya Çelebi Camii
17. yüzyıl başında inşa edilmiş Van merkez camisi; iki renkli taş dizimi ve tek şerefeli minaresiyle bilinir.
İpuçları
- ✓Rota büyük oranda D300 karayolu üzerinde ilerler, tabelalar açık.
- ✓Van Gölü sodalı su, cilde temas ettirdiysen temiz suyla durula.
- ✓Bitlis ve Nemrut yüksek rakımda, çabuk soğur; akşam için ceket şart.
- ✓Akdamar feribot kalkışı dolduğunda hareket eder, saatlik değil.
- ✓Van kahvaltısı için sabah 8-9 arası uygun, 10 sonrası kalabalık ciddi.
- ✓Yakıt için Muş çıkışı ve Bitlis çıkışında dolum yap, aralarda az istasyon var.
- ✓Nemrut Kalderası yolu Kasım-Nisan arası kar nedeniyle kapanabilir.
- ✓Akdamar Kilisesi'nde flash yasak, kabartmaların fotoğrafı doğal ışıkla.
- ✓Van Kalesi çıkışı akşama denk gelirse el feneri (telefon) bulundur.
Uyarılar
- !Bitlis çıkışında Rahva boğazı inişi keskin virajlı, hız kontrolü şart.
- !Nemrut krater yolu dar ve tek şeritli; karşıdan araç geldiğinde cep alanlarına çekil.
- !Van Gölü sahil yolunda öğleden sonra rüzgar sertleşir, bakış terasında araç durdurmaya dikkat.
- !Yüksek rakımlı bölgelerde (Nemrut, Bitlis yaylası) hava aniden değişir, yağmurluk hazır tut.
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Muş Ovası'ndan Van Gölü Sahiline
- 1Muş Ulu Cami ve Murat Paşa Camii sabah ziyareti
- 2Muş Ovası boyunca Rahva geçidine kadar sürüş
- 3Bitlis Kalesi ve İhlasiye Medresesi iki saatlik mola
- 4Bitlis çarşısında yerel bal alışverişi
- 5Van Gölü ile ilk karşılaşma, Tatvan sahiline iniş
- 6Akşam Tatvan sahil parkında dinlenme ve gece
Krater Manzarası, Ada Kilisesi ve Urartu Başkenti
- 1Sabah erken Nemrut Kalderası'na çıkış ve manzara terası
- 2Krater göllerine bakış, isteğe bağlı içeriye iniş
- 3Van Gölü güney kıyısı boyunca Gevaş'a sürüş
- 4Akdamar Adası feribot geçişi ve kilise ziyareti
- 5Akşam Van Kalesi'ne çıkış ve gün batımı
- 6Van merkezde konaklama, ertesi sabah Van kahvaltısı
Muş - Van hakkında
merak edilenler
295 km kısa görünse de duraklar zengin; Bitlis'te 2 saat, Tatvan/Nemrut'ta yarım gün, Akdamar feribotu 90 dakika, Van Kalesi 1.5 saat. İki gün en az. Bir günde denenirse duraklar kısaltılır ve rotanın büyük bölümü kaçırılır.
Hayır, farklı yerler. Bu rotadaki Nemrut, Van Gölü kuzeyinde bir volkanik krater; Adıyaman'daki Nemrut ise Kommagene krallığı dev heykelleriyle tanınan tarihi bir zirve. İki bölge birbirinden yaklaşık 500 km uzakta.
Feribot yıl boyu çalışır ama kış aylarında (Aralık-Şubat) göldeki dalga nedeniyle bazı günler seferler iptal olabilir. En güvenli sezon Nisan-Ekim arası. Fırtına gününde iskeleye vardıysan durum tahtasını kontrol et.
Van merkezde kahvaltı salonlarının yoğunlaştığı bir sokak var, orada 20-30 kadar mekan yan yana. Fiyat ve menü birbirine yakın; tercihini kalabalığa göre yap. Sabah 8 civarı gitmek en rahatı.
Şehirlerarası otobüs Muş-Bitlis-Van hattında var ama duraklar arasında molalar sabit değil, Nemrut ve Akdamar için özel araç kiralamak zorunda kalırsın. Kendi arabanla veya kiralık araçla yapılması önerilir.
Teknik olarak yüzülebilir ama sodyum karbonat oranı yoğun; cilt kuruluğu ve göz tahrişi yapar. Kısa süreli girip hemen tatlı suyla durulanmak gerekir. Aileler özellikle çocuklar için tercih etmiyor.
Muş, Bitlis ve Van son yıllarda turistik açılım açısından rahatlamış il merkezleri. Şehir merkezlerinde ve ana karayollarında sorun yok; gece geç saatte köy içi yollara girmemek yaygın tedbir.
Nemrut kraterine iniş dışında tüm duraklar aile dostu. Bitlis Kalesi çıkışı çocuklar için biraz zorlayıcı olabilir, arabada yedek bez ve mama bulundur. Van Kalesi'nin merdivenli çıkışında da dikkat gerekir.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
Vardık. Muş'tan Van'a 220 kilometre, 2 gün, 6 durak. Bitlis Kalesi'nden Van Kalesi'ne iki bin yıllık taş dizisi, Nemrut kraterinin dibinde tatlı su, Akdamar Adası'ndaki oyma kilisenin dışına örülmüş İncil sahneleri ve Van kahvaltısının önündeki uzun sabah. Bu göl havzasında insan hep bir katmanı unutur; Urartu'yu görüp Selçuklu'yu, kiliseyi görüp külliyeyi. Sen ikisini birden gördün. İyi yollar.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Üsküdar – Çekmeköy Dolmuş Macerası
Çekmeköy’e yerleştiğimden bu yana hep iyi noktalarına odaklandığım bir süreç yaşadım. Doğa ile iç içe olması İstanbul’da çok sık rastlayabileceğiniz bir semt değil. Aynı zamanda “Çevreyolu” yakınlığından dolayı esasında ulaşım konusunda da rahat. Cumartesi günü bir iş sebebiyle Üsküdar’a uğramak zorunda kaldım. İlk defa Üsküdar’dan Çekmeköy’e dönüş yapacaktım ve dönüş çalışmalarına da başladım. Üsküdar Çekmeköy […]

Buca: İzmir’in Levanten Köşkleri ve Öğrenci Semti

Kuşadası Mimari Eserleri: Kervansaray, Güvercinada ve Kaleiçi
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


