
Merhaba; ben Gül Dinç, Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümü mezunu kokartlı tur rehberi. TatilRehberi.org için bu rotayı senin için kurguladım. Bu rota bir rakım hikâyesi. Erzurum 1.890 metrede, Türkiye'nin en yüksek il merkezlerinden; altıncı gün Antalya'da deniz seviyesindesin. Aradaki iki bin metrelik iniş, yolun her gününde hissediliyor: hava, bitki örtüsü, taşın rengi, hatta insanların konuşma hızı değişiyor. İkinci bir hikâye daha var ve o daha sessiz. Yol boyunca gördüğün Selçuklu yapıları kronolojik sıralanıyor: Erzurum'da 1253, Sivas'ta 1217, Kayseri'de 1238, Aksaray'da 1229, Konya'da 1251, Beyşehir'de 1296. Aynı geleneğin seksen yıl içinde nasıl olgunlaştığını, üstelik farklı şehirlerde nasıl farklı sonuç verdiğini görüyorsun. 1210 kilometre, altı gün. İlk gün tek başına 435 kilometre; bu rotanın en uzun bacağı ve o gün başka durak koymadım.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Erzurum → Antalya Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.
Erzurum sabahı soğuk başlar; yazın bile. Şehir 1.890 metre rakımda ve bunu ilk nefeste anlarsın. Altı gün sonra deniz seviyesinde olacaksın; yolculuğun asıl ölçüsü bu. Merkezde iki medrese var ve aralarında elli yedi yıl ile bir hanedan değişimi bulunuyor. Çifte Minareli Medrese 1253 tarihli, Anadolu Selçuklu dönemine ait ve taç kapısındaki iki minare şehrin simgesi. Yakutiye Medresesi 1310 tarihli ve İlhanlı dönemine ait. İkisini arka arkaya gez ve taş işçiliğine dikkat et. Bu rota boyunca beş Selçuklu yapısı daha göreceksin; buradaki üslubu aklında tut, karşılaştırma yapacaksın. Erzurum Kalesi de merkezde; temelleri Bizans dönemine iniyor, üstüne Saltuklu eklemiş. Yukarı çık, şehri ve etrafındaki yaylayı gör. Kahvaltıda cağ kebabı deneyebilirsin; şişin yatay çevrildiği tek kebap türü ve Erzurum'a özgü. Sabah için ağır ama şehirden ayrılmadan bir kez.
Tavsiyem: en geç 07:30'da hazır ol. Bugün Sivas'a 435 kilometre var ve bu rotanın en uzun bacağı; öğleden sonra yola çıkarsan karanlıkta varırsın. Medreseleri sabahın ilk saatinde gez, ikisi de yürüme mesafesinde. Depoyu Erzurum'da doldur; yol boyunca yerleşim seyrek.
Erzurum 1.890 metre rakımda yer alır ve Türkiye'nin en yüksek il merkezlerindendir. Çifte Minareli Medrese 1253 tarihli olup Anadolu Selçuklu dönemine, Yakutiye Medresesi ise 1310 tarihiyle İlhanlı dönemine aittir. Erzurum Kalesi'nin temelleri Bizans dönemine iner ve Saltuklu eklemeleri taşır.
- ›En geç 07:30'da yola çık; bugün 435 km var
- ›İki medrese yürüme mesafesinde
- ›Depoyu Erzurum'da doldur, yerleşim seyrek
- ›Rakım 1.890 m; yazın bile sabahlar soğuk
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Sivas'a. Bu rotanın en uzun bacağı; yayla boyunca yerleşim seyrek.
İstasyonlar arası mesafe uzun. Kışın buzlanma ve tipi riski var.

Uzun bir sürüşün sonunda Sivas'tasın ve burada rotanın kronolojisi geriye sarıyor: Erzurum'da 1253 gördün, burada 1217 var. Şifaiye Medresesi'nin önemi işlevinden geliyor: burası Anadolu'nun ilk tıp medreselerinden. Sekiz yüz yıl önce bu avluda hekim yetiştiriliyordu. İçeri gir, bir kenara otur; revakların simetrisi ve taşın ölçüsü, o dönemin bir hastane-okuldan ne beklediğini anlatıyor. Karşısında Gök Medrese, 1271 tarihli. Adı taç kapısındaki mavi çinilerden geliyor. Üçüncüsü Ulu Cami, 1197 tarihli ve Danişmendli dönemine ait, yani Selçuklu'dan da önce. Sade, gösterişsiz, ağır. Şifaiye'nin zarafetinden sonra buraya girmek ölçü duygusu veriyor. Bugün 435 kilometre sürdün; fazla dolaşma. Yarın Kayseri ve Aksaray var. Vaktin ve bir günün daha varsa: 170 kilometre güneydoğuda Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası var, 1985'ten beri UNESCO Dünya Mirası. Taş oymacılığı bakımından Anadolu'da eşi yok ama gidip dönmek bir tam gün ister.
Tavsiyem: geceyi Sivas'ta geçir ve üç yapıyı akşamüstü gez; taş, alçak güneşte bambaşka görünüyor. Üçü de yürüme mesafesinde. Müze Kart geçerli. Divriği'yi düşünüyorsan rotaya bir gün eklemelisin.
Şifaiye Medresesi 1217 yılında yaptırılmıştır ve Anadolu'daki ilk tıp medreselerinden sayılır. Gök Medrese 1271 tarihlidir ve adını taç kapısındaki mavi çini süslemelerden alır. Ulu Cami 1197 tarihli olup Danişmendli dönemine aittir. Sivas'ın 170 kilometre güneydoğusundaki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası 1985'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.
- ›Üç yapı yürüme mesafesinde
- ›Akşamüstü ışığını bekle
- ›Bugün 435 km sürdün; erken yat
- ›Divriği için ayrı bir gün ayır
Burada Önerdiklerimiz
Güneybatıya, Kayseri'ye. Yol boyunca ufukta Erciyes yükselmeye başlıyor.

Kayseri'ye yaklaşırken Erciyes çok önceden görünür; 3.917 metreyle İç Anadolu'nun en yüksek noktası. Erzurum'dan beri rakım düşüyor ama bu dağ hâlâ senden yüksek. Şehir merkezinde Hunat Hatun Külliyesi var, 1238 tarihli. Rotanın kronolojisinde Sivas'tan yirmi bir yıl sonra. Ama farkı tarihinde değil, banisinde: Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırıldı ve Anadolu Selçuklu döneminde bir kadın tarafından yaptırılan ilk büyük külliyelerden sayılıyor. Cami, medrese, hamam ve türbe bir arada. Sekiz yüz yıl önce burası tek başına bir mahalle programıydı: ibadet, eğitim, temizlik ve anma aynı avluda. Kayseri de volkanik taşla inşa edilmiş ve buradaki işçilik Sivas'takinden daha kütlesel. Bu farkı hissetmek için Sivas'ı taze aklında tutman gerekiyor; iyi ki dün oradaydın. Öğle için çarşıya in. Pastırma bu şehrin işi.
Tavsiyem: iki saat yeterli. Külliyede hamam bölümünü de gör; çoğu ziyaretçi camiyi görüp çıkıyor. Erciyes'e çıkmak bu rotaya sığmaz, ayrı bir gün ister. Aksaray'a 200 km var, geceyi orada geçireceksin.
Hunat Hatun Külliyesi 1238 yılında Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır ve Anadolu Selçuklu döneminde bir kadın banisi tarafından yaptırılan ilk büyük külliyelerden kabul edilir; cami, medrese, hamam ve türbeden oluşur. Şehre hâkim Erciyes 3.917 metreyle İç Anadolu'nun en yüksek dağıdır.
- ›Hamam bölümünü atlama
- ›Sivas'taki taş işçiliğini karşılaştır
- ›Öğle için çarşıya in
- ›Aksaray'a 200 km, akşam varış
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Aksaray yönüne. Erciyes arkanda kalıyor ve yayla düzleşiyor.

Sultan Hanı bu rotanın işlev bakımından farklı tek Selçuklu yapısı. Şimdiye kadar medrese ve külliye gördün; bu bir yol yapısı. 1229 yılında I. Alaeddin Keykubad döneminde, mimar Şamlı Mehmed bin Havlan tarafından yapıldı. 4.866 metrekare ile Anadolu'daki en büyük Selçuklu hanı ve ölçeğini ancak taç kapının önünde durunca anlıyorsun. Bu hanlar bir devlet politikasının parçasıydı ve işleyişi kayıtlı: gelen tüccara üç gün ücretsiz konaklama veriliyor, hayvanı bakılıyor, güvenliği sağlanıyordu. Yani sen bugün bir devletin ticaret altyapısına bakıyorsun; medreselerde eğitim altyapısına baktığın gibi. İçeride avlunun ortasındaki köşk mescidi bul; dört ayak üzerinde yükselen küçük yapı. Avlu çevresi yazlık bölüm, kapalı kısım kışlık. Geceyi Aksaray'da geçireceksin. Yarın Konya var ve orası tam sabah ister.
Tavsiyem: Sultan Hanı'na öğleden sonra git, yan gelen ışık taş işçiliğini çok daha iyi okutuyor. Müze Kart geçerli. Han çevresinde yeme içme sınırlı; akşam yemeğini Aksaray merkezde ye.
Sultan Hanı 1229 yılında I. Alaeddin Keykubad döneminde, mimar Şamlı Mehmed bin Havlan tarafından yapılmıştır; 4.866 metrekarelik alanıyla Anadolu'daki en büyük Selçuklu kervansarayıdır. Kervansaraylarda tüccarlara üç güne kadar ücretsiz konaklama sağlandığı bilinmektedir.
- ›Öğleden sonra git, yan ışık taşı ortaya çıkarıyor
- ›Köşk mescidi kaçırma
- ›Müze Kart geçerli
- ›Çevrede yeme içme sınırlı, merkeze dön
Burada Önerdiklerimiz
Güneybatıya, Konya ovasına. Yol düz ve uzun; ufuk açılıyor.

Konya'ya girdiğinde ovanın düzlüğü seni bir süre daha taşır, sonra ufukta Yeşil Kubbe görünür. Beş gündür Selçuklu yapıları geziyorsun ve şimdi bu devletin başkentindesin. Mevlana Müzesi, Mevlana Celaleddin Rumi'nin 1273'te ölümünün ardından türbesi çevresinde gelişen yapı topluluğu; 1926'dan beri müze olarak hizmet veriyor. İçeri girdiğinde ilk hissedeceğin şey sessizlik; burası müze olsa da ziyaretçilerin çoğu için hâlâ bir ziyaret yeri ve o fark havada duruyor. Uygun kıyafet gerekiyor: omuz ve diz kapalı, kadınlar için başörtüsü. Girişte veriliyor ama kendi örtünü getirmek daha rahat. Sonra Karatay Medresesi'ne yürü. 1251 tarihli bu yapı bugün Çini Eserler Müzesi ve asıl gösterisi kubbesinde: içeriden bakınca çini mozaiklerin oluşturduğu geometrik düzen gökyüzünü taklit ediyor. Şunu fark et: Erzurum'da 1253, burada 1251. Neredeyse aynı yıl, iki bin metrelik rakım farkı ve bin kilometrelik mesafe. Aynı devlet, aynı dönem, çok farklı iki yapı. Bu rotanın bana göre en güzel karşılaştırması bu.
Tavsiyem: Mevlana Müzesi'ne sabah erken git, öğleye doğru kalabalık ciddi biçimde artıyor. İç mekânda flaşlı fotoğraf yasak. Karatay yürüme mesafesinde, ikisini aynı sabaha koy. Konya'da bir gece kal; yarın Beyşehir ve Toros inişi var, o gün uzun.
Mevlana Celaleddin Rumi 1273 yılında Konya'da öldü; türbesi çevresinde gelişen yapı topluluğu 1926'dan beri müze olarak hizmet vermektedir. Karatay Medresesi 1251 tarihlidir ve kubbesindeki çini mozaikler Anadolu Selçuklu çini sanatının en iyi korunmuş örneklerindendir. Konya, Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkentiydi.
- ›Mevlana Müzesi'ne sabah erken git
- ›Uygun kıyafet zorunlu; kendi başörtünü getir
- ›Flaşlı fotoğraf yasak
- ›Karatay 1251 ile Erzurum 1253'ü karşılaştır
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Beyşehir Gölü kıyısına. Ova bitiyor, su başlıyor.
Beyşehir'deki Eşrefoğlu Süleyman Bey Camii, bu rotanın kronolojisindeki son halka: 1296–1299. Erzurum'da 1253 ile başladın, kırk üç yıl sonrasındasın ve bu kez karşındaki malzeme taş değil, ahşap. Kapıdan girdiğin an iki şey değişir. Önce sıcaklık; dışarısı güneş, içerisi loş ve serin. Sonra gözün karanlığa alışır ve 42 direği görürsün. Taş duvarların arasında bir orman gibi dizilmişler. İki ayrıntı bu yapıyı özel kılıyor: direkler sedir ağacından ve birleşimlerde çivi kullanılmamış; ahşap işçiliği geçmeli tekniklerle yapılmış. Yedi yüz yıldır böyle duruyorlar. Yapı Eşrefoğlu Beyliği döneminde yaptırıldı, yani artık Selçuklu değil, beylikler çağındasın. Rotanın anlattığı seksen yıllık gelişim burada bir sonraki döneme devrediyor. 2014'ten beri UNESCO Geçici Listesi'nde. Direklere dokunma; koruma gereği. Ama altlarında dur ve yukarı bak. Çıkışta Beyşehir Gölü'nün kıyısına in. 656 kilometrekareyle Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü.
Tavsiyem: camide bir saat yeterli ama namaz saatlerini kontrol et. Flaş yasak, direklere dokunmak yasak. Göl kıyısında yarım saat mola ver; bundan sonrası Toros inişi ve o yolda mola yeri az.
Eşrefoğlu Süleyman Bey Camii 1296–1299 yılları arasında Eşrefoğlu Beyliği döneminde yaptırılmıştır. Tavanı 42 sedir direği taşır ve ahşap birleşimlerde çivi kullanılmamıştır. Yapı 2014'ten beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alır. Yakınındaki Beyşehir Gölü 656 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük tatlı su gölüdür.
- ›Namaz saatlerini kontrol et
- ›Flaş yasak; sedir direklere dokunma
- ›Göl kıyısına in, camiden birkaç dakika
- ›Toros inişinden önce son rahat mola burası
Burada Önerdiklerimiz
Güneye, Toroslar'a. Yayla bitiyor, çam ormanı başlıyor ve yol inmeye başlıyor.
Virajlı ve rakımlı iniş. Motor freni kullan, frenleri düzenli soğut.

Torosları indiğinde altı gün önce başlayan iniş tamamlanıyor: 1.890 metreden deniz seviyesine. Hava ağırlaşıyor, çam kokusunun yerini deniz alıyor ve Antalya aşağıda seriliyor. Kaleiçi'ne git. Dar Osmanlı sokakları, çiçekli avlular ve aralarında bu rotanın son Selçuklu yapısı: Yivli Minare. 13. yüzyılda, I. Alaeddin Keykubad döneminde yapılmış; 38 metre yüksekliğinde, gövdesi sekiz yivli ve tuğlası turuncu-kırmızı. Altı gündür gördüğün gri ve siyah taşlardan sonra bu renk sana Akdeniz'e vardığını söylüyor. 2009'dan beri UNESCO Geçici Listesi'nde. Minareden birkaç dakika yürüyünce Hadrian Kapısı'na varıyorsun ve zaman bin yıl geriye gidiyor: MS 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus'un kente gelişi onuruna yapılmış üç mermer kemerli bir zafer kapısı. Rotayı Hıdırlık Kulesi'nde bitir. Roma dönemine, MS 2. yüzyıla tarihlenen bu kule Kaleiçi'nin güney ucunda, körfeze bakıyor. Gün batımından yarım saat önce çık; altı günlük yolun sonu için doğru yer orası.
Tavsiyem: arabayı sur dışında bırak; Kaleiçi'nin sokakları dar ve araç girişi kısıtlı. Yaz aylarında öğle saatlerinde dışarıda kalma, sıcaklık 40 dereceyi bulabiliyor. Hıdırlık'a gün batımından önce çık.
Yivli Minare 13. yüzyılda, I. Alaeddin Keykubad döneminde inşa edilmiştir; 38 metre yüksekliğinde olup gövdesi sekiz yivlidir ve 2009'dan beri UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alır. Hadrian Kapısı MS 130 yılında, Roma İmparatoru Hadrianus'un kente gelişi onuruna yapılmış üç mermer kemerli bir anıt kapıdır. Hıdırlık Kulesi Roma dönemine, MS 2. yüzyıla tarihlenir.
- ›Arabayı sur dışında bırak, Kaleiçi'ni yürü
- ›Hıdırlık Kulesi'ne gün batımından yarım saat önce çık
- ›Yaz öğlelerinde gölgede kal
- ›Antalya Müzesi'nde Müze Kart geçerli
Burada Önerdiklerimiz
Yivli Minare
13. yüzyıl, I. Alaeddin Keykubad dönemi; 38 metre, sekiz yivli, turuncu-kırmızı tuğla. 2009'dan beri UNESCO Geçici Listesi'nde.
Hadrian Kapısı
MS 130 yılında Hadrianus'un kente gelişi onuruna yapılmış üç mermer kemerli Roma zafer kapısı.
Hıdırlık Kulesi
Roma dönemine, MS 2. yüzyıla tarihlenen kule; körfeze bakan gün batımı noktası.
İpuçları
- ✓İlk gün 435 km; bu rotanın en uzun bacağı, sabah erken çık
- ✓Rakım 1.890 metreden deniz seviyesine iniyor; kat kat giyin
- ✓Selçuklu yapılarını kronolojik izle: 1217, 1229, 1238, 1251, 1253, 1296
- ✓Müze Kart bu rotada fazlasıyla amorti eder
Uyarılar
- !Erzurum–Sivas arası 435 km ve yerleşim seyrek; depoyu dolu tut
- !Kışın Erzurum–Sivas hattında buzlanma ve tipi riski var
- !Beyşehir–Antalya arasındaki Toros inişi virajlı; motor freni kullan
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Erzurum - Antalya hakkında
merak edilenler
Duraklardan geçerek yaklaşık 1210 kilometre; molasız sürüşle 15 saat. Altı güne yaydım. İlk gün Erzurum–Sivas arası 435 kilometreyle en uzun bacak; o gün başka durak koymadım.
İki şey. Birincisi rakım: Erzurum 1.890 metrede, Antalya deniz seviyesinde; altı günde iki bin metre iniyorsun ve bunu her gün hissediyorsun. İkincisi kronoloji: yol boyunca gördüğün Selçuklu yapıları 1217'den 1296'ya sıralanıyor, yani aynı geleneğin seksen yıllık gelişimini sırayla izliyorsun.
Neredeyse aynı yıllar; Karatay 1251, Çifte Minareli 1253. Ama aralarında iki bin metrelik rakım farkı ve bin kilometrelik mesafe var. Aynı devlet, aynı dönem, çok farklı iki yapı; bu rotanın en güzel karşılaştırması bence bu.
Çünkü artık Selçuklu değil, beylikler çağı. 1296–1299 arasında Eşrefoğlu Beyliği döneminde yaptırıldı ve malzeme taş değil ahşap: 42 sedir direği, çivi kullanılmadan geçmeli tekniklerle birleştirilmiş. 2014'ten beri UNESCO Geçici Listesi'nde.
İndirebilirsin; Sivas'a ayırdığım tam günü kaldırıp üç yapıyı varış akşamına sıkıştırabilirsin. Ama o gün zaten 435 kilometre sürmüş olacaksın ve akşamüstü ışığını kaçıracaksın; Sivas'ın taş işçiliği o ışıkta okunuyor.
Zorlanırsın. Erzurum 1.890 metrede ve Erzurum–Sivas hattında buzlanma ile tipi riski var; ayrıca sonda Toros inişi bulunuyor. Rotayı ilkbahar ya da sonbaharda planla.
Ancak bir gün ekleyerek. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası Sivas'a 170 kilometre uzakta ve 1985'ten beri UNESCO Dünya Mirası. Taş oymacılığı bakımından Anadolu'da eşi yok ama gidip dönmek tam bir gün ister.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
Yolun sonu; Antalya. Kaleiçi'nin dar sokaklarından denize inerken arkanda 1210 kilometre ve iki bin metrelik bir iniş var. Altı gün önce Erzurum'un soğuk sabahında, taç kapısında iki minare olan bir medresenin önünde başladın. Sivas'ta bir tıp medresesinin avlusunda oturdun, Kayseri'de bir kadının yaptırdığı külliyeyi gezdin, Aksaray'da sekiz yüz yıllık bir kervansarayın taç kapısına baktın, Konya'da Mevlana'nın türbesinde sessizliği duydun ve Beyşehir'de kırk iki çivisiz sedir direğin altından geçtin. Şimdi turuncu-kırmızı tuğladan bir minarenin dibindesin ve karşında Akdeniz var. TatilRehberi.org'da Antalya'dan devam eden sahil rotaları da var. İyi yolculuklar.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Antalya’da Sağlık Turizmi Yatırımı – Olympos Health Resort Açıldı
Antalya sağlık turizmi konusunda önemli atakları son dönemlerde gerçekleştirmeye başladı. Çeşitli yatırımlar sayesinde İstanbul’un sağlık turizmi merkezi pozisyonu Antalya’ya doğru kaymaya başladı. Bu Antalya için oldukça güzel bir gelişme, bu yatırımların arasında da Olympos Health Resort en dikkat çeken yatırımlardan birisi. Alkolsüz Herşey Dahil Sağlık Oteli Yeni konsept olan 2 farklı alanın birleşimi Alkolsüz Herşey […]

Kaş Gezilecek Yerler – Antalya
“Kaş, tarih boyunca hep gözde olmuş bir yerleşim alanıdır.“ Antalya’nın en ayrıcalıklı beldelerinden biri Kaş. Simena ve Patara iki kol gibi uzanıyorlar yanında. Lykia’nın göz bebeği Kaş, Toros Dağları’nın gölgesinde, Antiphellos antik kentinin üzerine kurulmuş bir harikalar diyarı. Sıcak kanlı Kaş halkı, bütün o popüleritesine rağmen doğayı bakir tutmayı başarmış. İlçe bugünkü adını, yarımada şeklindeki sahilinden […]

Antalya Gezi Rehberi: Antik Kentler, Millî Parklar ve Sahiller
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


