
Erzincan → Antalya
Erzincan'dan Antalya'ya beş günlük Selçuklu hattı: Sivas'ta 1217 tarihli Şifaiye Medresesi, Kayseri'de 1238 tarihli Hunat Hatun Külliyesi, Aksaray'da 1229 tarihli Sultan Hanı, Konya'da Mevlana ve Karatay Medresesi, Beyşehir'de 42 ahşap direkli Eşrefoğlu Camii ve Antalya Kaleiçi.
Merhaba; ben Gül Dinç, Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümü mezunu kokartlı tur rehberi. TatilRehberi.org için bu rotayı senin için kurguladım. Bu yol uzun: 1020 kilometre, beş gün. Ama uzunluğu sıkıcılığından değil, taşıdığı yükten geliyor. Erzincan'dan çıkıp Antalya'ya inerken aslında Anadolu Selçuklu mimarisinin bir sergisinden geçiyorsun, ve bu sergi kronolojik: Sivas'ta 1217, Aksaray'da 1229, Kayseri'de 1238, Konya'da 1251, Beyşehir'de 1296. Seksen yıllık bir yapı geleneğinin nasıl olgunlaştığını yolun kendisi anlatıyor. Sonunda Antalya'da bu hattın en güney ucundasın: Yivli Minare. Ve ondan birkaç dakika yürüme mesafesinde, bin yıl daha eski bir Roma kapısı. Beş güne yaydım çünkü bu rota sürüşten çok durmakla ilgili. Acele edersen taşları görürsün ama hikâyeyi kaçırırsın.
Tur Planlayıcı
Başlangıç saatini seç, plan otomatik hesaplansın
Erzincan → Antalya Yolculuk Hazırlığı
Hazırlık
Bavul
Araç
Belgeler
Yol Güzergahı
Haritada bir durağa tıkla veya kartları aşağı kaydırarak harita otomatik o noktaya yaklaşır.

Erzincan sabahı serin başlar. Şehir 1.170 metre rakımda, etrafı dağlarla çevrili geniş bir ovada; Fırat'ın kolları bu ovayı besliyor ve burası Doğu Anadolu'nun en verimli düzlüklerinden biri. Yola çıkmadan Terzibaba Türbesi'ne uğra. 19. yüzyılda yaşamış Nakşibendi şeyhi Terzi Baba'nın türbesi şehrin en çok ziyaret edilen yeri ve sabahın erken saatinde sessiz oluyor. Bir de yanına azık al: Erzincan tulumu. Coğrafi işaret tescilli bu peynir deri tulumda olgunlaştırılıyor ve tadı bölgenin otlaklarından geliyor. Beş günlük bir yola çıkıyorsun; ilk molada işine yarar. Şehirden çıkarken şunu bil: bugünkü Erzincan yeni bir şehir. 1939 depremi burayı neredeyse tümüyle yıktı ve kent sonrasında yeniden kuruldu. Sokakların düzgünlüğü ve binaların yaşı bundan.
Tavsiyem: Erzincan'da iki saatten fazla kalma, bugünün yolu uzun; Sivas'a 245 kilometre var. Depoyu tam doldur; Erzincan ile Sivas arasında yerleşim seyrek ve istasyonlar arası mesafe açılıyor. Termosuna çay doldur, ilk mola için ideal.
Erzincan, Fırat havzasının geniş ovalarından birinde kurulu ve tarih boyunca doğu-batı yolları üzerinde bir geçiş noktası olmuştur. Şehir 1939'da büyük bir depremle yıkıldı ve sonrasında yeniden inşa edildi; bugünkü kent dokusu büyük ölçüde bu yeniden kuruluşun ürünüdür. Terzibaba Türbesi 19. yüzyıla tarihlenir.
- ›Terzibaba Türbesi sabah erken saatlerde sakin
- ›Erzincan tulumunu vakumlu paket olarak al, yolda dayanır
- ›Sivas'a 245 km; depoyu Erzincan'da doldur
- ›Rakım 1.170 m, sabahlar yazın bile serin olabiliyor
Burada Önerdiklerimiz
Batıya doğru, Sivas'a. Yol yaylayı kesiyor; yerleşim seyrek, manzara geniş.
İstasyonlar arası mesafe uzun. Kışın bu hatta buzlanma olur.

Sivas'ın merkezinde yürüdüğünde ilk fark edeceğin şey, taş yapıların ne kadar yakın durduğu. Şehrin Selçuklu mirası dağınık değil; birkaç yüz metrelik bir alanda toplanmış ve bu yüzden yarım günde üçünü birden görebiliyorsun. Şifaiye Medresesi 1217 tarihli ve önemi tarihinden çok işlevinden geliyor: burası Anadolu'nun ilk tıp medreselerinden. Yani sekiz yüz yıl önce bu avluda hekim yetiştiriliyordu. İçeri gir, bir kenara otur ve etrafına bak; revakların simetrisi ve taş işçiliğinin ölçüsü, o dönemin bir hastane-okuldan ne beklediğini anlatıyor. Karşısında Gök Medrese var, 1271 tarihli. Adı taç kapısındaki mavi çinilerden geliyor. Işık düzgün gelirse o mavinin neden bir yapıya ad verecek kadar güçlü olduğunu görürsün. Üçüncüsü Ulu Cami, 1197 tarihli ve üçünün en eskisi. Sade, gösterişsiz, ağır. Şifaiye'nin zarafetinden sonra buraya girmek insana ölçü duygusu veriyor. Geceyi burada geçireceksin. Vaktin ve bir günün daha varsa: 170 kilometre güneydoğuda Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası var, 1985'ten beri UNESCO Dünya Mirası. Taş oymacılığı bakımından Anadolu'da eşi yok. Ama gidip dönmek bir tam gün ister; rotaya sıkıştırmaya çalışma.
Tavsiyem: geceyi Sivas'ta geçir ve üç medreseyi akşamüstü gez; taş, alçak güneşte bambaşka görünüyor. Üçü de yürüme mesafesinde, arabayı otele bırak. Divriği'yi düşünüyorsan rotaya bir gün eklemen gerekiyor; yarım günde olmaz.
Şifaiye Medresesi 1217 yılında yaptırıldı ve Anadolu'daki ilk tıp medreselerinden sayılır; hem eğitim hem tedavi işlevi görüyordu. Gök Medrese 1271 tarihlidir ve adını taç kapısındaki mavi çini süslemelerden alır. Ulu Cami 1197 tarihiyle şehrin en eski ayakta duran yapılarındandır. Sivas'ın 170 kilometre güneydoğusundaki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası 1985'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.
- ›Üç medrese yürüme mesafesinde, araca gerek yok
- ›Taş işçiliği için akşamüstü ışığını bekle
- ›Divriği için ayrı bir gün ayır, rotaya sıkıştırma
- ›Müze Kart medreselerde geçerli
Burada Önerdiklerimiz
Güneybatıya, Kayseri'ye. Yol boyunca ufukta Erciyes yükselmeye başlıyor.

Kayseri'ye yaklaşırken Erciyes'i çok önceden görürsün; 3.917 metreyle İç Anadolu'nun en yüksek noktası ve ovadan tek başına yükseldiği için mesafe duygusunu bozar. Yakın sanırsın, değildir. Şehir merkezinde Hunat Hatun Külliyesi var, 1238 tarihli. Bu yapının özel yanı mimarisinden önce banisinde: Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırıldı ve Anadolu Selçuklu döneminde bir kadın tarafından yaptırılan ilk büyük külliyelerden sayılıyor. Cami, medrese, hamam ve türbe bir arada, yani sekiz yüz yıl önce burası tek başına bir mahalle programıydı. Avluya gir, sonra türbe bölümüne geç. Sivas'taki medreselerden sonra buradaki taş işçiliğinin farkını hissedeceksin: daha ağır, daha kütlesel, Kayseri'nin koyu volkanik taşıyla. Öğle yemeği için şehir merkezinde durabilirsin. Kayseri'nin pastırması ve mantısı boşuna anılmıyor; mekân adı vermiyorum, çarşıda esnafa sor.
Tavsiyem: Kayseri'de iki saat yeterli; bugün Aksaray'a kadar gideceksin. Külliyeyi gezerken hamam bölümünü de kaçırma, çoğu ziyaretçi camiyi görüp çıkıyor. Erciyes'e çıkmak istiyorsan bu rotaya sığmaz, ayrı bir gün gerekir.
Hunat Hatun Külliyesi 1238 yılında Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırıldı ve Anadolu Selçuklu döneminde bir kadın banisi tarafından yaptırılan ilk büyük külliyelerden kabul edilir. Cami, medrese, hamam ve türbeden oluşan yapı topluluğu, dönemin külliye anlayışının bütünlüklü bir örneğidir. Şehre hâkim Erciyes 3.917 metreyle İç Anadolu'nun en yüksek dağıdır.
- ›Külliyede hamam bölümünü de gez, çoğu kişi atlıyor
- ›Erciyes'e çıkmak ayrı bir gün ister, bu rotaya sığmaz
- ›Öğle için çarşıda esnafa sor; pastırma ve mantı yerel klasik
- ›Aksaray'a 205 km var, öğleden sonra yola çık
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Aksaray yönüne. Erciyes arkanda kalıyor ve yayla düzleşiyor.

Sultan Hanı'na vardığında önce taç kapının önünde dur. Kervansarayın kendisi yoldan görünüyor ama ölçeğini ancak kapının önünde anlıyorsun: 4.866 metrekare, Anadolu'daki en büyük Selçuklu hanlarından biri. 1229 yılında I. Alaeddin Keykubad döneminde yaptırıldı. O dönem burası İpek Yolu'nun Anadolu ayağı üzerindeydi ve bu hanlar bir devlet politikasının parçasıydı: tüccar geldiğinde konaklaması, hayvanının bakılması ve güvenliği sağlanıyordu. İçeri girdiğinde avlunun ortasındaki köşk mescidi göreceksin; dört ayak üzerinde yükselen küçük bir yapı. Avlunun etrafındaki bölümler yazlık, kapalı kısım kışlık. Sekiz yüz yıl önce buraya gelen bir kervanın nasıl yerleştiğini gözünde canlandırmak zor değil; plan bunu kendisi anlatıyor. Geceyi Aksaray'da geçireceksin. Yarın Konya var ve orası tam gün ister.
Tavsiyem: Sultan Hanı için bir saat yeterli ama o saati öğleden sonra ayarla; taş, yan gelen ışıkta çok daha iyi okunuyor. Müze Kart geçerli. Geceyi Aksaray merkezde geçir, Konya'ya sabah erken çık.
Sultan Hanı 1229 yılında I. Alaeddin Keykubad döneminde yaptırılmıştır ve 4.866 metrekarelik alanıyla Anadolu'daki en büyük Selçuklu kervansaraylarından biridir. Avlunun ortasındaki köşk mescit, bu tip hanların karakteristik ögesidir. Yapı, Anadolu Selçuklu Devleti'nin ticaret yolları üzerinde kurduğu konaklama ağının parçasıdır.
- ›Öğleden sonra git, yan ışık taş işçiliğini ortaya çıkarıyor
- ›Müze Kart geçerli
- ›Avlunun ortasındaki köşk mescidi kaçırma
- ›Çevrede yeme içme sınırlı, Aksaray merkezde ye
Burada Önerdiklerimiz
Güneybatıya, Konya ovasına. Yol düz ve uzun; ova genişledikçe ufuk açılıyor.

Konya'ya girdiğinde ovanın düzlüğü seni bir süre daha taşır, sonra şehir başlar ve ufukta Yeşil Kubbe görünür. Mevlana Müzesi, Mevlana Celaleddin Rumi'nin 1273'te ölümünün ardından türbesinin çevresinde gelişen yapı topluluğu; 1926'dan beri müze olarak hizmet veriyor. İçeri girdiğinde ilk hissedeceğin şey sessizlik; burası müze olsa da ziyaretçilerin çoğu için hâlâ bir ziyaret yeri ve o fark havada duruyor. Yeşil Kubbe'nin altındaki sanduka etrafında insanlar sessizce dolaşıyor. Uygun kıyafet gerekiyor: omuz ve diz kapalı, kadınlar için başörtüsü. Girişte veriliyor ama kendi örtünü getirmek daha rahat. Sonra Karatay Medresesi'ne yürü. 1251 tarihli bu yapı bugün Çini Eserler Müzesi olarak kullanılıyor ve asıl gösterisi kubbesinde: içeriden bakınca çini mozaiklerin oluşturduğu geometrik düzen gökyüzünü taklit ediyor. Uzun uzun bak, acele etme; bu kubbe Anadolu Selçuklu çini sanatının en iyi korunmuş örneklerinden. Vaktin kalırsa Alaeddin Tepesi'ne çık; şehrin ortasındaki bu höyük hem park hem de Alaeddin Camii'nin bulunduğu yer.
Tavsiyem: Mevlana Müzesi'ne sabah erken git, öğleye doğru kalabalık ciddi biçimde artıyor. Uygun kıyafet zorunlu; iç mekânda flaşlı fotoğraf yasak. Karatay yürüme mesafesinde, ikisini aynı sabaha koy. Konya'da bir gece kal; yarın Beyşehir ve Toros inişi var, o gün uzun.
Mevlana Celaleddin Rumi 1273 yılında Konya'da öldü ve türbesi zamanla bir yapı topluluğunun merkezi oldu; alan 1926'dan beri müze olarak hizmet vermektedir. Karatay Medresesi 1251 tarihlidir ve kubbesindeki çini mozaikler Anadolu Selçuklu çini sanatının en iyi korunmuş örnekleri arasında sayılır; yapı bugün Çini Eserler Müzesi olarak kullanılmaktadır. Konya, Anadolu Selçuklu Devleti'nin başkentiydi.
- ›Mevlana Müzesi'ne sabah erken git, öğleden sonra kalabalık
- ›Uygun kıyafet zorunlu; kendi başörtünü getir
- ›İç mekânda flaşlı fotoğraf yasak
- ›Karatay'ın kubbesine uzun bak, asıl eser o
Burada Önerdiklerimiz
Batıya, Beyşehir Gölü kıyısına. Ova bitiyor, su başlıyor.

Beyşehir'de duracağın yer Eşrefoğlu Süleyman Bey Camii. Dışarıdan bakınca sıradan bir taş yapı; asıl olay içeride. Kapıdan girdiğin an iki şey birden değişir. Önce sıcaklık; dışarısı güneş, içerisi loş ve serin. Sonra gözün karanlığa alışır ve 42 ahşap direği görürsün. Taş duvarların arasında bir orman gibi dizilmişler ve tavanı onlar taşıyor. Yedi yüz yıldır. Yapı 1296–1299 arasında Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından yaptırıldı ve Türkiye'deki ahşap direkli cami geleneğinin en iyi korunmuş örneği sayılıyor. UNESCO Geçici Listesi'nde yer alıyor. Direklere dokunma; koruma gereği. Ama altlarında dur ve yukarı bak; ahşabın yaşını gösteren şey renk değil, doku. Çıkışta Beyşehir Gölü'nün kıyısına in. 656 kilometrekarelik bu göl Türkiye'nin en büyük tatlı su göllerinden ve kıyısı camiden birkaç dakika.
Tavsiyem: camide bir saat yeterli ama namaz saatlerini kontrol et, o vakitlerde ziyaret uygun olmuyor. Flaş yasak, direklere dokunmak yasak. Göl kıyısında yarım saat mola ver; bundan sonrası Toros inişi ve o yolda mola yeri az.
Eşrefoğlu Süleyman Bey Camii 1296–1299 yılları arasında yaptırılmıştır. 42 ahşap direğin taşıdığı yapı, Türkiye'deki ahşap direkli cami geleneğinin en iyi korunmuş örneklerinden sayılır ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alır. Yakınındaki Beyşehir Gölü 656 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük tatlı su göllerindendir.
- ›Namaz saatlerini kontrol et, o vakitlerde ziyaret uygun değil
- ›Flaş yasak; ahşap direklere dokunma
- ›Göl kıyısına in, camiden birkaç dakika
- ›Toros inişinden önce son rahat mola burası
Burada Önerdiklerimiz
Toroslar'ı Akseki üzerinden mi geçeceksin, yoksa doğudan Side'ye inip sahili mi izleyeceksin?
Akseki güzergâhı daha kısa ve çam ormanının içinden geçiyor ama virajlı. Side üzeri daha uzun; karşılığında Apollon Tapınağı ve sahil boyu sürüş var.
Toroslar'a giriyorsun. Yayla bitiyor, çam ormanı başlıyor ve yol inmeye başlıyor.
Virajlı ve rakımlı iniş. Motor freni kullan, frenleri düzenli soğut.

Torosları indiğinde hava değişir: kuru yayla havasının yerini denizin nemi alır ve Antalya aşağıda serilir. Kaleiçi'ne git. Beş gündür Selçuklu mimarisi izliyorsun ve bu hattın en güney ucu burada: Yivli Minare. 13. yüzyılda, Anadolu Selçuklu döneminde yapılmış; adını gövdesindeki dikey yivlerden alıyor ve tuğla örgüsüyle Antalya siluetinin en tanınan parçası. UNESCO Geçici Listesi'nde yer alıyor. Minareden birkaç dakika yürüyünce Hadrian Kapısı'na varıyorsun ve zaman aniden bin yıl geriye gidiyor: bu üç kemerli zafer kapısı MS 130 yılında, Roma İmparatoru Hadrianus'un kente gelişi onuruna yapılmış. Kemerin altından geçerken aşağı bak; taştaki tekerlek izleri yüzyılların işi. Rotayı Hıdırlık Kulesi'nde bitir. Roma dönemine tarihlenen bu kule Kaleiçi'nin güney ucunda, körfeze bakıyor. Gün batımından yarım saat önce çık; beş günlük yolun sonu için doğru yer orası.
Tavsiyem: arabayı sur dışında bırak; Kaleiçi'nin sokakları dar ve araç girişi kısıtlı. Yaz aylarında öğle saatlerinde dışarıda kalma, sıcaklık 40 dereceyi bulabiliyor; şehri sabah ve akşamüstü gez. Hıdırlık'a gün batımından önce çık.
Yivli Minare 13. yüzyılda, Anadolu Selçuklu döneminde inşa edildi; gövdesindeki dikey yivlerden adını alır ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alır. Hadrian Kapısı MS 130 yılında, Roma İmparatoru Hadrianus'un kente gelişi onuruna yapılmış üç kemerli bir anıt kapıdır. Hıdırlık Kulesi de Roma dönemine tarihlenen yapılardandır. Üç yapının bir arada bulunması, Kaleiçi'nin üst üste binmiş katmanlarını tek bir yürüyüşte görünür kılar.
- ›Arabayı sur dışında bırak, Kaleiçi'ni yürü
- ›Hıdırlık Kulesi'ne gün batımından yarım saat önce çık
- ›Yaz öğlelerinde gölgede kal, 40 dereceyi bulabiliyor
- ›Antalya Müzesi'nde Müze Kart geçerli
Burada Önerdiklerimiz
Yivli Minare
13. yüzyıl Anadolu Selçuklu dönemi; gövdesindeki dikey yivlerden adını alan tuğla minare. UNESCO Geçici Listesi'nde.
Hadrian Kapısı
MS 130 yılında İmparator Hadrianus'un kente gelişi onuruna yapılmış üç kemerli Roma zafer kapısı.
Hıdırlık Kulesi
Roma dönemine tarihlenen kule; Kaleiçi'nin güney ucunda, körfeze bakan gün batımı noktası.
İpuçları
- ✓Beş gün bu rotanın rahat hâli; dörde sıkıştırırsan Konya'yı kaybedersin
- ✓Müze Kart bu rotada fazlasıyla amorti eder; Sivas, Aksaray, Konya, Antalya
- ✓Mevlana Müzesi için uygun kıyafet ve kendi başörtün
- ✓Toros inişinde motor freni kullan, frenleri düzenli soğut
Uyarılar
- !1020 kilometre, beş gün: sürüş günleri uzun, dinlenmeyi programa dahil et
- !Akseki üzerinden Toros inişi virajlı ve rakımlı; kışın kar ve buzlanma olağan
- !Erzincan–Sivas arasında yerleşim ve istasyon seyrek, depoyu dolu tut
Tüm yolculuk tek bakışta
Yukarıda dakika dakika anlatılan tüm rotanın gün-gün kısa özeti. TatilRehberi.org rehberi Gül Dinç'in dengelediği tempo; yola çıkmadan önce tek bakışta gözden geçirebilir, paylaşabilir veya yazdırabilirsin.
Erzincan - Antalya hakkında
merak edilenler
Duraklardan geçerek yaklaşık 1020 kilometre; molasız sürüşle 12 saat 45 dakika. Beş güne yaydım; bu rota sürüşten çok durmakla ilgili, acele edilince taşlar görülür ama hikâye kaçar.
Sığdırabilirsin ama Konya gününü kaybedersin. Mevlana Müzesi ile Karatay bir sabaha sığar, ancak o zaman Beyşehir ve Toros inişini aynı güne yığman gerekir; o gün çok uzun olur.
Rotanın üzerinde kesin listede alan yok; Eşrefoğlu Camii ve Yivli Minare UNESCO Geçici Listesi'nde. Kesin listedeki Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (1985) Sivas'a 170 kilometre uzakta; görmek istersen rotaya bir gün eklemelisin.
Uygun kıyafet gerekiyor: omuz ve diz kapalı, kadınlar için başörtüsü. Girişte örtü veriliyor ama kendininkini getirmek daha rahat olur. İç mekânda flaşlı fotoğraf yasak. Sabah erken git, öğleye doğru kalabalık artıyor.
1296–1299 arasında yaptırılmış ve taş duvarlar arasında 42 ahşap direğin taşıdığı bir yapı. Türkiye'deki ahşap direkli cami geleneğinin en iyi korunmuş örneği sayılıyor ve UNESCO Geçici Listesi'nde.
Zorlanırsın. Erzincan–Sivas hattında buzlanma, Akseki üzerinden Toros inişinde kar olağan. Rotayı ilkbahar ya da sonbaharda planla; kış yapacaksan zincir bulundur ve geçit durumunu yola çıkmadan kontrol et.
Akseki üzerinden inmeni öneririm: daha kısa ve çam ormanının içinden geçiyor. Side üzerinden sahile inmek Apollon Tapınağı'nı ekler ama yolu uzatır ve Antalya'ya varışın geç olur.
Daha fazla rota ve seyahat rehberi için TatilRehberi.org Yollar

Vardık.
Vardık.
Yolun sonu; Antalya. Erzincan'ın Fırat ovasında başladın; Sivas'ın medrese avlularından, Mevlana'nın Yeşil Kubbesi'nin altından ve Eşrefoğlu'nun ahşap direkleri arasından geçerek buraya, Akdeniz'in kenarına vardın. Arkanda bıraktığın şey bir yol değil, bir dönemin haritası. Beş gün boyunca aynı devletin farklı şehirlerde, farklı yüzyıl çeyreklerinde ne yaptığını gördün. Antalya'dan sonrası sahil: Kemer, Side, Kaş. TatilRehberi.org'da o rotaların rehberleri de var. İyi yolculuklar.
Yolculuğa Devam Et
İlgili Yazılar

Antalya’da Sağlık Turizmi Yatırımı – Olympos Health Resort Açıldı
Antalya sağlık turizmi konusunda önemli atakları son dönemlerde gerçekleştirmeye başladı. Çeşitli yatırımlar sayesinde İstanbul’un sağlık turizmi merkezi pozisyonu Antalya’ya doğru kaymaya başladı. Bu Antalya için oldukça güzel bir gelişme, bu yatırımların arasında da Olympos Health Resort en dikkat çeken yatırımlardan birisi. Alkolsüz Herşey Dahil Sağlık Oteli Yeni konsept olan 2 farklı alanın birleşimi Alkolsüz Herşey […]

Kaş Gezilecek Yerler – Antalya
“Kaş, tarih boyunca hep gözde olmuş bir yerleşim alanıdır.“ Antalya’nın en ayrıcalıklı beldelerinden biri Kaş. Simena ve Patara iki kol gibi uzanıyorlar yanında. Lykia’nın göz bebeği Kaş, Toros Dağları’nın gölgesinde, Antiphellos antik kentinin üzerine kurulmuş bir harikalar diyarı. Sıcak kanlı Kaş halkı, bütün o popüleritesine rağmen doğayı bakir tutmayı başarmış. İlçe bugünkü adını, yarımada şeklindeki sahilinden […]

Antalya Gezi Rehberi: Antik Kentler, Millî Parklar ve Sahiller
Gül Dinç
Konya Selçuk Üniversitesi Turizm Bölümünden mezun kokartlı tur rehberi Gül Dinç tarafından bu bireysel tur mimarisi hazırlanmıştır.
TatilRehberi; 20 yıllık seyahat rehberi tecrübesi


